Ön görüşmelerde en sık duyduğum cümlelerden biri “Hocam ben aslında çok yemiyorum ama kilo veremiyorum.” İşte tam bu noktada şunu soruyorum.

En son ne zaman kan tahlili yaptırdınız? Çünkü kilo verme süreci sadece “az yemek, çok hareket etmek” meselesi değil. Vücutta hormonlar, vitaminler, mineraller sürekli bir denge halinde. Eğer iç dengede bir eksiklik varsa, disiplinli de olsanız sonuç almak zorlaşabiliyor. İşte tam da bu yüzden diyete başlamadan önce bazı kan değerlerine bakmak büyük fark yaratır. Diyete başlamadan önce çok kararlı motivasyonu yüksek hissetsek de “Vücudum gerçekten bu sürece hazır mı?” diye de bir bakmalısınız.

Örneğin Hipotiroidi.

Tiroid bezinin yavaş çalıştığı durumlarda metabolizma da yavaşlıyor. Kişi az yediğini düşünse de tartıda değişiklik göremeyebilir . Genelde sürekli üşüme, halsizlik, ödem, saç dökülmesi gibi belirtiler tabloya eşlik eder. Böyle bir durumda diyeti daha da kısıtlamak yerine önce tiroid değerlerine bakmak gerekir. Çünkü başta da dediğimiz gibi sorun bazen tabağınızda değil, hormon dengenizdedir.

İkinci bir durum İnsülin Direnci

Gün içinde sıklıkla bir türlü doyma hissi yaşamadığınızı düşünüyorsanız bunun arkasında çoğu zaman insülin direnci olabilir. Kan şekeri dalgalandıkça kişi daha çabuk acıkır, özellikle akşam saatlerinde tatlı isteği artar ve kilo genellikle bel çevresinde toplanır. Bu tabloyu yalnızca irade eksikliği olarak yorumlamanın hem yanlış hem de motivasyon kırıcı olduğunu düşünüyorum. Doğru beslenme planı ile bu durumu ortadan kaldırmak mümkün.

Vitamin eksikliklerinde ise durum şu:

Demir eksikliği veya B12 vitamini eksikliği olan kişiler genellikle kendini yorgun, isteksiz ve enerjisiz hisseder. Hareket etmek zor gelir, gün içinde aktiflik düşebilir. Enerji üretimi yetersizken vücuttan yüksek performans beklemek gerçekçi gelmiyor kulağa. Önce eksik olanı tamamlamak vücudun depolarını harcaması için önemli adımlardan biri.

Güneşten doğru şekilde faydalanamıyor olacağız ki D vitamini eksikliğini yaygın olarak yaşıyoruz. D vitamini yalnızca kemik sağlığı için değil, bağışıklık ve genel metabolik denge için de önemli. Eksikliği kilo kontrolünü de dolaylı yoldan etkiliyor.

Tüm bu örnekler şunu gösteriyor; her zaman mesele diyete uyamamak değil, bazen vücut gerçekten destek istiyordur. Diyete başlamadan önce yapılacak basit bir kan tahlili süreci daha sağlıklı, daha bilinçli ve daha sürdürülebilir hale getirir. Gereksiz yasaklar koymak yerine eksik olanı tamamlamak, kişiye özel bir plan oluşturmak ve vücudu tanıyarak ilerlemenin çok daha doğru bir yaklaşım olduğundan emin olabilirsiniz. Her bireyin metabolizması farklı olduğu gibi vücut dengesi de süreci de kendine özgüdür.