Hiç süslemeden yazacağım. Son ders ziline sayılı günler kaldı. Çocuklar ayrı mutlu, veliler ayrı, öğretmenler ayrı. Çoğumuz bavulları hazırlamaya başladık bile.

Evet kabul ediyorum, artık alarmlar kurulmayacak, sınav ve ödevler yetişmeyecek stresi yok.Belki ütü derdi olmayacak. Ama farkında olmamız gereken çok önemli bir gerçeği söylemek zorundayım.

“Okullar kapanabilir ama eğitim devam ediyor.”

Yaz aylarında yapacağınız en büyük hata bu süreci sadece dinlenme dönemi gibi görmek olacaktır. Oysa bu zaman, aslında çocukların yıl boyunca kazandıkları beceri ve bilgileri koruma ve pekiştirme zamanıdır.

Hem araştırmalar hem de saha deneyimlerim özellikle ilkokul çağındaki çocukların yaz tatilinde düzenli tekrar yapmadıklarında, okuma-yazma ve matematik becerilerinde gerileme yaşadıklarını göstermektedir.

Bu nedenle çocuğunuz ne kadar başarılı bir gelişim raporu sunmuş olursa olsun, “tamam artık istediğin kadar oyun oynayabilirsin” demek yerine, okul düzenine de dönüştürmeden,öğrenme ile olan bağlarını korumak önemli olacaktır.

Size ilk önerim her gün mutlaka 15-20 dakika kitap okumasını gerçekleştirmenizdir. Bu sadece Türkçe dersini değil,dikkat süresini,kelime dağarcığını,anlama becerisini ve dolayısıyla akademik başarısını da etkileyecektir.Garanti ediyorum, okul açıldığında farkı hissediyor olacaksınız.Birazdan vereceğim önerilerle bu etkinliği daha zevkli ve istenen bir hale getirebilirsiniz.

Yine yaz ayları sorumluluk kazandırmak için eşsiz bir fırsattır. Odasını toplamak, sofraya yardım etmek, alışveriş listesi hazırlamak, evcil hayvanın bakımına katkıda bulunmak gibi yaşına uygun görevler çocuğun özgüvenini ve problem çözme becerisini geliştirecektir.

Yazın en büyük risklerden biri de şüphesiz ekran kullanımı olacaktır. Artık biliyoruz ki ekran süresi, dikkat süresini azaltırken, hem fiziksel sağlığı hem beyni hem de duygusal gelişimi tehdit etmektedir. Bunun yerine birlikte yürüyüş yapmak, sohbet etmek, yeni yerler görmek, müze ziyaretleri gerçekleştirmek veya sadece bir akşam çayı eşliğinde günü konuşmak bile çocuğun duygusal gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.

Şimdi size ekran süresini azaltın,bol bol kitap okuyun,kaliteli vakit geçirin gibi iyi niyetli ama ne yazık ki günümüzde herhangi bir cazibesi bulunmayan (hele ki internet karşısında…) ve ödev bilincinden öteye geçmeyecek bir reçete vermek yerine, çocukların eleştirel ve analitik düşünme,finansal okuryazarlık, uzamsal zeka ve araştırma becerilerini tetikleyecek bir kaç yaz tatili çalışması önermeyi daha faydalı buluyorum.

İşte size zihinsel ve akademik gelişimi canlandırmaya yardımcı bir kaç tatil önerisi:

1. Bir “Merak Defteri” oluşturarak kaynağı doğrulama ve araştırma kültürünü destekleyebilirisiniz.

Doğaları gereği sürekli soru soran çocuklar bazen bizi bunaltsa da aslında akademik araştırma sürecinin en temel basamağı olan “hipotez üretme” sürecini gerçekleştiriyorlar. Bu yaz rollerin değişimi ile işe başlayabilirsiniz. Çocuğunuzla sadece bu sürece özel bir “Merak Defteri” edinin. Gün içinde sorduğu ya da sizin onun aklına düşürdüğünüz, cevabı evet-hayır olmayan soruları buraya not edin.

Örneğin;

“Bu binalar neden hep dikdörtgen de üçgen değil?” “Neden uçan otomobil yok?” “Neden denizler tuzludur?” “Pusula bulunmasaydı neler oldurdu?...vs vs

Haftanın bir gününü “araştırma günü”ilan ederek bu soruların cevabını birlikte araştırın.Tabii araştırmaktan kastım, google amcaya sorarak ilk çıkan pencereyi okumak değil.Kütüphane kullanın,belgesel izleyin,veya farklı kaynakları karşılaştırın.İlla felsefi sorularla başlamak zorunda değilsiniz.Cevabı kontrol edebileceğiniz basit sorularla başlayın.Bu çalışma çocuğa ,akademik araştırma yapma ve bilgi kaynaklarını sorgulama-doğrulama becerisini en doğal yoldan kazandıracaktır.

2. Evdeki “Mini Girişimci” ile finansal okur-yazarlığı ve yaşayan matematiği deneyimleyebilirsiniz.

Matematik aslında hayatın merkezidir.Soru kitapları ve dergilerle sınırlamamak gerekir. Çocuğumuza yaz boyunca yönetebileceği küçük bir bütçe vererek ya da evde sizler için işletebileceği bir “Ailemizin Kafesi” projesi yaratarak, matematiği ders olmaktan çıkarıp hayatın gerçeğine dönüştürebilirisniz.Maliyet hesabı, kar-zarar, malzeme listesi çıkarma, fiyatlandırma gibi işleri tamamen ona bırakın.Paranın değerini ve aritmetik hesabı bizzat yaşayarak öğrensin.

3.Haftanın belli günü Kitap Kulübünü devreye sokabilirsiniz. Yüzden seksenininde geri tepecek olan “kitap oku!” baskısı yerine ailece belirlediğiniz tek bir kitabın, seçtiğiniz bölümlerini,karakterin ses tonu ve duygusuyla sesli okutun.Okuma bittikten sonra karakteri masaya yatırın.”Sen onun yerinde olsan bu durumda ne yapardın?”, “ Bu davranışında sence haklı mıydı?” gibi sorularla tartışmak,çocuğunuzun okuduğunu anlama,empati kurma ve karakter analizi becerilerinin gelişmesine yardımcı olacaktır.

4.Haritacılık ve Uzamsal Zeka

Navigasyonla hepimizin dönüştüğü pasif yolcu olmaktan çıkıp gideceğiniz herhangi bir yerin veya yaz tatili rotanızı gerçek harita üzerinde çcuğunuzla birlikte oluşturun ve konumunu bulun. Tabelaları takip etmek ya da alternatif yollar üretmeye çalışmak, bunu haritaya bakarak yapmak, uzamsal zeka, yön duygusu, kriz yönetimi ve problem çözme becerisi için eşsiz bir pratiktir.

Özetle; akademik gelişim dört duvar arasında veya sadece okul sıralarında gerçekleşen bir olgu değildir. Aksine hayatın dinamikleriyle birleştiğinde anlamlı ve kalıcı hale gelir. Yukarıda bahsettiğim öneriler çocukların zihninde yeni pencereler açarken, aynı zamanda onların gözlem yapma, hesaplama ve sorgulama becerilerini pekiştirecektir.

Veliler olarak yaz hedefimiz sorulara hazır cevaplar vermek değil, doğru soruları sordukları ve cevaplarını kendilerinin bulabilecekleri özgür ortamlar ve fırsatlar yaratmak olmalıdır. Bunun daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Tüm veli ve öğrencilerimize güzel tatiller diliyorum.

Pınar Sibel SOLMAZ

Rehber Öğretmen