Neden oluyor? İşte çürük kemikler

1. Turizm Bilinci Eksikliği: Esnaf, turisti ağırlama, ürün sunma, hikâye anlatma konusunda eğitimsiz. Manisa’nın bir turizm kenti olduğu bilinci yerleşmemiş. Belediye tanıtım yapıyor, festival düzenliyor ama esnaf bu misafirleri ağırlayacak donanıma sahip değil.

2. Lokantacılar Odası Koordinasyon Eksikliği: Odanın esnafı bir araya getirip eğitim, standartlaşma, kalite kontrolü ve turizm bilinci çalışmaları yok denecek kadar az. Esnaf kendi hâline terk edilmiş durumda.

3. Festival Sonrası Sürdürülebilirlik Yoksunluğu: Festival bittiğinde ortada kalıcı bir şey kalmıyor. Lezzet destinasyonları yaratılmıyor, eğitimler verilmiyor, esnafın davranış kalıpları değişmiyor. Harcanan bütçeler boşa gidiyor.

4. Üretici-Tüketici Kopukluğu: Manisa’nın tescilli ürünleri şehir dışına satılıyor, sofralarımıza girmiyor. Esnaf yerel ürünü kullanmıyor, menüsüne eklemiyor.

5. Üniversite Eksikliği: Gastronomiye adanmış bir lisans programı olmayan Manisa’da, akademik altyapı olmadan Ar-Ge ve inovasyon yapılamıyor.

6. Tescil Temposunun Yavaşlığı: 29 yılda 32 ürün; yılda ortalama bir tescilin biraz üzerinde bir hız. Gaziantep’in son yıllarda yılda çift haneli sayıda yeni tescil eklediği düşünüldüğünde, Manisa’nın envanterini büyütecek sistematik bir sahada araştırma ve başvuru mekanizmasına ihtiyaç var.

PEKI ÇÖZÜM NE?

Manisa Gastronomi Meclisi Başkanı olarak, bu sorunları masaya yatırmak için adım attım. Şimdi çözüm önerilerimi sıralıyorum ve bu gazete sütunlarından ilan ediyorum:

1. “Turizm Kenti Manisa” Bilinci Aşılanacak: Belediyeler, Lokantacılar Odası ve Gastronomi meclisi ile iş birliğiyle esnafa düzenli eğitim verilecek. Turist ağırlama, yabancı dil, hijyen, sunum ve hikâye anlatma becerileri kazandırılacak. Esnaf, festival öncesinde eğitilecek.

2. Lokantacılar Odası Harekete Geçecek: Oda, esnafı düzenli olarak bir araya getirecek. Ortak menü çalışmaları, reçete standartlaşması, kalite denetimleri başlatılacak. Esnafın markalaşma ve turizm bilinci yolculuğunda koordinasyon sağlanacak.

3. Lezzet Destinasyonları Yaratılacak: Festivallerden önce, şehrin belirli noktalarında kalıcı lezzet durakları oluşturulacak. Esnafın bu duraklarda standart ve kaliteli hizmet vermesi sağlanacak.

4. Festival Sonrası Sürdürülebilirlik Sağlanacak: Festival bitiminde de esnafın eğitimi ve kalite denetimleri devam edecek. Yılda bir kez değil, her ay düzenli “Manisa Lezzet Günleri” düzenlenecek. Esnaf sürekli aktif kalacak.

5. “Manisa Lezzet Markası” Oluşturulacak: 32 tescilli ürün için ortak bir marka kimliği oluşturulacak. Ambalajlama, tanıtım ve pazarlama bütçesi ayrılacak.

6. Üretici-Tüketici Köprüsü Kurulacak: Her ay bir köyde “Tarladan Sofraya Günü” düzenlenecek. Esnaf, üreticiyle buluşturulacak, yerel ürünleri menüsüne eklemesi teşvik edilecek.

7. Manisa’ya Gastronomi Bölümü Kazandırılacak: Manisa Celal Bayar Üniversitesi bünyesinde gastronomi ve mutfak sanatlarına odaklı bir lisans programı açılması için girişim başlatılacak. Genç şef adaylarına Manisa’da kalıp hayallerini kurabilecekleri bir mutfak ekosistemi yaratılacak.

8. Standartlaşma Sağlanacak: Manisa kebabı başta olmak üzere tüm tescilli ürünler için üretim standartları oluşturulacak. Denetimli üretim zorunluluğu getirilecek.

9. Coğrafi İşaret Envanteri Hızlandırılacak: Bilim ve Strateji Kurulu koordinasyonunda saha araştırmaları yürütülecek; tescile aday yöresel ürünler için başvuru dosyaları sistematik biçimde hazırlanacak.

ARTIK BAHANE YOK

Manisa’nın 32 tescilli ürünü var. Belediyesi tanıtım için bütçe ayırıyor, festival yapıyor, çalışıyor. Ama esnafı eğitmeden, turizm bilincini yerleştirmeden, lezzet destinasyonları yaratmadan bu iş olmaz. Festivaller gösteriden öteye gitmez, harcanan paralar boşa gider.

Esnafına sahip çıkmayan bir Lokantacılar Odası, turisti ağırlayacak donanımda olmayan bir esnaf, gastronomiye adanmış bir programı olmayan bir üniversite, üreticiyle buluşmayan bir mutfak… Bu tablo, Manisa’nın gastronomide marka olmasını engelliyor.

Ama bu yazı bir şikâyet değil, bir başlangıçtır.

Manisa Gastronomi Meclisi olarak, önümüzdeki on iki ay içinde yukarıda saydığım çözümlerin ilk dört maddesini hayata geçirmek için adım atacağımı bu gazete sütunlarından ilan ediyorum.

Manisa’nın esnafı eğitilmezse, festivaller hep birer şov olarak kalır. Biz bu şovu bitirmeye, gerçek bir dönüşüm başlatmaya geldik.

Manisa, 32 lezzetiyle dünyaya açılmaya hazır. Ya siz?