Yüksek rakımlı ilçelere aralıklarla kar düştü belki ama Manisa şehir merkezinde beyaz bir sabaha uyanamadık.

Takvim kış dedi.

Hava soğudu, yağmurlar geldi geçti.

Yüksek rakımlı ilçelere aralıklarla kar düştü belki ama Manisa şehir merkezinde beyaz bir sabaha uyanamadık.

Dahası, 1517 metrelik Spil Dağı bile bu yıl doğru dürüst kar tutmadı.

Bir mevsim daha, karı özleyerek geçti.

Biz çoğu zaman karı romantik bir tablo gibi görürüz.

Çocukların kartopu oynadığı, çatılardan dumanların yükseldiği bir kartpostal…

Oysa kar, sadece görsel bir şölen değildir.

Toprak için, doğa için, tarım için hayati bir nimettir.

Kar, yavaş yavaş erir.

Toprağın içine ağır ağır sızar.

Yer altı su kaynaklarını besler.

Barajları, dereleri, göletleri uzun vadede güçlendirir.

Yağmur hızlı gelir, hızlı gider.

Ama kar sabırlıdır.

Toprağa sindirerek can verir.

Bu yıl yağmur boldu.

Gediz taştı, dereler doldu, ovalar suya kavuştu.

Ama karın sağladığı dengeli ve derin beslenme başka bir şeydir.

Kar örtüsü, toprağı soğuktan korur.

Bitkilerin köklerini don zararından muhafaza eder.

Zararlı böcek popülasyonunu dengeler.

Hastalık riskini azaltır.

Yani kar, yalnızca beyaz bir örtü değil;

doğanın sigortasıdır.

Spil Dağı’nın zirvesine bakıp da beyaz görememek, insanın içini burkuyor.

Oysa geçmiş yıllarda kar, haftalarca zirvede kalırdı.

Şehir merkezinden bile beyaz siluet seçilirdi.

Bu yıl o manzara yoktu.

Kış geldi ama tam gelmedi sanki.

Soğuk vardı, rüzgâr vardı ama kar yoktu.

İklimin değiştiğini hissetmek için bilim insanı olmaya gerek kalmıyor artık.

Karın azlığı demek,

ilkbahar ve yaz aylarında su kaynakları üzerinde baskı demek.

Yer altı su seviyelerinin yeterince beslenmemesi demek.

Tarımda daha fazla sulama ihtiyacı demek.

Manisa gibi bir tarım kentinde bu tablo hafife alınacak bir durum değil.

Bugün hissetmiyoruz belki ama

yazın susuzluk konuşulmaya başladığında

“Keşke biraz daha kar yağsaydı” diyeceğiz.

Kar görmeden bir kış daha bitti.

Ne çocuklar sokakta kartopu oynadı

ne Spil beyaza büründü.

Belki romantik tarafını özledik en çok.

Ama asıl eksik olan, doğanın dengesiydi.

Kar sadece bir mevsim detayı değil.

Toprağın sabrı, suyun güvencesi,

gelecek hasadın teminatıdır.

Umarız gelecek kış,

Spil’in zirvesi yine beyaz olur.

Ve biz sadece manzaraya değil,

doğanın yeniden kurduğu dengeye seviniriz.