Bayramlar sadece takvimde yer alan özel günler değildir.

İnsanın biraz durduğu, biraz düşündüğü, biraz da birbirine yaklaştığı zamanlardır.

Şimdi yine bir bayram sabahına hazırlanıyoruz.

Kurban Bayramı kapıda.

Şehirler hareketlenmeye başladı.

Otogarlar kalabalık, yollar yoğun, evlerde telaş var.

Kimi memleketine gidiyor, kimi misafir ağırlıyor, kimi de sadece birkaç gün nefes almaya çalışıyor.

Ama bayramın asıl anlamı bütün bu telaşın ötesinde saklı.

Kurban Bayramı’nın temelinde paylaşmak vardır.

Sadece eti değil; sofrayı, zamanı, sevgiyi ve hatırlamayı paylaşmak…

Belki de bu yüzden bayramlar hâlâ bu kadar kıymetli.

Çünkü normal günlerde ihmal ettiğimiz birçok şeyi bayramlarda yeniden hatırlarız.

Uzun zamandır aramadığımız bir büyüğümüzü ararız.

Kapısını çalmadığımız akrabamıza gideriz.

Bir çocuğun yüzünü güldürmenin ne kadar değerli olduğunu yeniden fark ederiz.

Ama her bayramın biraz da sessiz bir tarafı vardır.

Eksik sandalyeler, artık aramızda olmayan insanlar, eski bayramların hatırası…

İnsan bayramlarda en çok geçmişi hatırlar.

Eskiden kalabalık sofralar olurdu der büyükler.

Mahalle mahalle gezilir, çocuklar harçlık toplar, kapılar hiç kapanmazdı.

Şimdi zaman değişti.

Bayramlar biraz kısaldı, ziyaretler azaldı, sohbetler telefon ekranlarına sığdı.

Ama yine de bayramın içimizde bıraktığı duygu değişmedi:

Birlik olma ihtiyacı.

Kurban Bayramı’nın özünde fedakârlık vardır.

Paylaşabilmek, ihtiyaç sahibini gözetebilmek, elindekini bölüşebilmek…

Bugün ekonomik şartlar zor olabilir.

Birçok insan geçim mücadelesi veriyor olabilir.

Ama bazen küçük bir yardımın, küçük bir ziyaretin, küçük bir tebessümün bile değeri büyüktür.

Çünkü bayram, biraz da insanın insana iyi gelmesidir.

Bugün çocukların yaşayacağı bayramlar, yarının hatıraları olacak.

Belki yıllar sonra onlar da “Bizim zamanımızda bayramlar şöyleydi” diye anlatacak.

Bu yüzden bayramı sadece tatil gibi görmek değil, yaşatmak gerekiyor.

Kapı çalmanın, büyüklerin elini öpmenin, aynı sofrada oturmanın değerini kaybetmeden…

Kurban Bayramı; paylaşmanın, yakınlaşmanın ve hatırlamanın bayramıdır.

Hayat ne kadar hızlı olursa olsun, bayramlar bize kısa da olsa durmayı öğretir.

Birbirimizi yeniden görmeyi, yeniden anlamayı…

Belki de bugünlerde en çok ihtiyacımız olan şey budur.

Şimdiden iyi bayramlar.