Bir aynanız olsaydı ve size istediğiniz her şeyi söyleyebilseydi, ona ne sorardınız?
“Beni zengin yapabilir misin?”
“Ruh eşim nerede?”
“Nasıl sağlıklı olurum?”dan ziyade, “Nasıl genç kalırım?”
Ya da belki çok daha güncel bir soru:
“Stranger Things’in yeni sezonu ne zaman çıkıyor?”
İnsan meraklı bir varlık. Merak güzel bir şey tabii. Bizi öğrenmeye, keşfetmeye, gelişmeye götürüyor.
Ama popüler kültürün geldiği noktaya baktığımızda bazı sorularımızın evrimleştiğini, bazılarının ise yüzyıllardır neredeyse hiç değişmediğini görüyoruz.
Zenginlik.
Aşk.
Güzellik.
Gençlik.
Güç.
Yüzyıllardır insanın zihnini meşgul eden aynı sorular…
Sadece cevapları aradığımız yer değişiyor.
Belki de artık popüler kültürün bize sürekli fısıldadığı bu soruların hipnozundan biraz çıkmamız gerekiyor.
Çünkü önümüzdeki yüzyılların, geçmiş yüzyılların aynı hikâyesini anlatmasını istemiyorsak önce sorularımızı değiştirmemiz gerekiyor.
Carl Jung’un çok bilinen bir sözü vardır:
“Dışarıya bakan rüya görür, içeriye bakan uyanır.”
Belki de mesele tam olarak bu.
Sürekli dışarıya bakıyoruz.
Kim ne kadar kazanıyor?
Kim kiminle birlikte?
Kim daha güzel?
Kim daha genç?
Kim daha başarılı?
Kim ne satın almış?
Kim nereye gitmiş?
Ve sonra kendi hayatımızı, başkalarının hayatlarının aynasında değerlendirmeye başlıyoruz.
Oysa dışarıdaki aynalar bize yalnızca başkalarını gösteriyor.
Kendimizi görmek için başka bir aynaya ihtiyacımız var.
İçimize bakmaya.
Belki aynaya;
“Ne zaman zengin olacağım?” yerine,
“Benim için gerçekten zenginlik ne demek?”
“Ruh eşim nerede?” yerine,
“Ben nasıl bir ilişki istiyorum ve o ilişkinin içinde ben kimim?”
“Nasıl daha güzel görünürüm?” yerine,
“Kendimi neden olduğum halimle görmekte zorlanıyorum?”
diye sormalıyız.
Çünkü belki de hayatımızdaki en önemli cevaplar, dışarıdan gelecek cevaplar değil.
Kendi içimizde henüz sormadığımız sorular.
Belki de gerçek ayna, duvarda asılı olan değil.
İçimizde taşıdığımız ayna.
Ve belki hayatımızı değiştirecek olan şey, doğru cevabı bulmak değil;
doğru soruyu kendimize sorabilmek.
Çünkü dışarıya baktıkça ne olması gerektiğini öğreniyoruz.
İçimize baktığımızda ise bizim için neyin gerçekten doğru olduğunu keşfediyoruz.
Belki bugün aynaya bakıp kendimize tek bir soru sormalıyız:
“Ben gerçekten neyi merak ediyorum?”