Herkes hâlâ devam ediyor sanır ama insan çoktan kararını vermiştir.

Bazı şeyler dışarıda değil, içeride biter.

Bir ilişki, bir iş, bir hayal…

Herkes hâlâ devam ediyor sanır ama insan çoktan kararını vermiştir.

İşte buna “kafada bitirmek” denir.

Sessizdir.

Görünmez.

Ama en kesin bitiştir.

Gerçek kopuş gürültüsüz olur

Filmlerde ayrılıklar bağırışlarla olur.

Hayatta ise çoğu zaman sessizlikle.

Bir gün tartışmazsınız,

bir gün hesap sormazsınız,

bir gün açıklama yapmazsınız…

Sadece içinizde bir şeyin değiştiğini fark edersiniz.

Artık eskisi gibi hissetmezsiniz.

İşte o an, her şey bitmeye başlamıştır.

Tükenmek bir anda olmaz

Hiçbir şey bir günde bitmez.

İnsan yavaş yavaş yorulur.

Kırıldıkça susar,

anlaşılmadıkça geri çekilir,

değer görmedikçe vazgeçer.

Ve bir gün gelir…

Artık anlatacak bir şey kalmaz.

Çünkü içindeki cümleler çoktan söylenmiş,

ama duyulmamıştır.

Dışarıdan devam, içeride veda

En zor tarafı da budur.

İnsan bazen hâlâ aynı yerde durur ama artık orada değildir.

Konuşur ama hissetmez.

Güler ama inanmaz.

Devam eder ama aslında çoktan bırakmıştır.

Bu yüzden bazı bitişler fark edilmez.

Çünkü kimse sesini duymaz.

Geri dönüş neden olmaz?

Çünkü kafada biten şey, kalpte de yerini kaybetmiştir.

Bir insan bir noktadan sonra yeniden başlamak istemez.

Yorgundur.

Tekrar aynı şeyleri yaşamaktan korkar.

Ve en önemlisi:

Artık eskisi gibi olamayacağını bilir.

Bazen bitirmek gerekir...

Her şey sürdürülmek zorunda değil.

Her ilişki, her yol, her mücadele sonsuza kadar devam etmez.

Bazen bırakmak,

devam etmekten daha sağlıklıdır.

Kafada bitirmek, kaçmak değildir.

Kendini korumaktır.

Kafada biten şeyler, en gerçek bitişlerdir.

Ne gürültü vardır ne gösteriş…

Sadece bir farkındalık:

“Artık buraya kadar.”

Ve bazen bu cümle,

yeni bir başlangıcın ilk adımıdır.