Çok zor zamanlardan geçiyoruz değil mi? İş, yemek, varsa çocuk, başka sorumluluklar, bir de üstüne üstlük çekilmez ilişkiler.
Bizler evrildikçe devriliyoruz. Bu yenilgiyi sindiremediğimiz için öfkeli olmayı hak görüyoruz. Sesimiz yükseliyor ve olayların içinde kayboluyoruz ya da kaybolmayı seçiyoruz.
Artık yaşadığımız olaylara verdiğimiz tepkileri seçebileceğimizi öğrendiysek dürüst olma zamanı. Objektif olabilmek için benimle ormandaki patikadan ilerleyerek farklı bir yola girebilir ya da konfor alanında kaybolarak ormanı yakabilirsin.
NLP Tekniği: Ben, Sen, Kamera, Evren
-Yaşadığın, canını sıkan bir olayı hatırlamak için gözlerini kapa. O olayda kendi açından olayı değerlendir. O an söylediğin sözleri tekrarla. Karşıdaki insana bak. Nasıl görünüyor? Sinirli, üzgün, hırçın…
-Sonra onun bulunduğu yere geç ve o kişi ol. Kendine bak karşıdan. Karşı tarafın sözlerini söyle. Ne hissettiğini anla.
-Bu sefer kamera gibi ikisinin karşısına geç. Kamera yargısızdır, ruhsuzdur. Sadece gördüklerine ve duyduklarına odaklanır. Unutma; sadece çekim yapıyorsun, duygu yok.
-Son aşamada yavaşça yukarıya, uzaya süzül. Oradan sana, o kişiye ve kameraya bak.
Evet, göremiyorsun. Evrende toplu iğne başı kadar alan kaplamazken yaşadığımız sorun bizi devasa bir kum fırtınası gibi yutuyor. Ama o kum fırtınası da oradan bakınca görünmüyor.
Şimdi objektif olma zamanı. O olay gerçekten bu kadar tepkiye değer miydi? Yalnızsın, dürüst ol.
“Hiçbir sorun, onu yaratan bilinç düzeyiyle çözülemez.”
— Albert Einstein
Belki de mesele karşı taraf değil.
Belki de mesele, olayın kendisi hiç değil.
Belki de mesele, hangi düzlemden baktığın.
Ben düzlemindeyken haklısın.
Sen düzlemindeyken kırgınsın.
Kamera düzlemindeyken gerçek çıplak.
Evren düzlemindeyken… hepsi küçücük.
Aynı olayı büyüten de sensin, küçülten de.
Aynı yangını harlayan da sensin, söndüren de.
Şimdi sor kendine:
Ormanı yakmaya devam mı edeceksin,
yoksa bir adım geri çekilip yönünü mü değiştireceksin?