Değişim, bir önceki durumdan başka bir duruma geçmek demektir. Varyasyon ve mübadele kelimeleriyle eş anlamlıdır. Değişim, insanoğlunun en çok zorlandığı konulardan birisi olabilir. Birçoğumuzun değiştirmek, yönetmek istediği konu var ki peki değişim nasıl olmalı? Nereden başlamalı? Bugün biraz bu konulardan bahsetmek istiyorum.
Zordur değiştirmek, bizim için daha iyi olacağını bilsek de bir şeyler engel olur bize. Ya nereden başlayacağımızı bilmeyiz, ya da konfor alanımızı terk etmek zor gelebilir bazen.
Her insan bir şeyleri değiştirmek, dönüştürmek ister… Bunun kadar da normal bir durum yoktur. Neden bu adımı atamıyoruz peki? Belki de yanıldığımız nokta burada büyük hedefler koyarken küçük adımları unutuyor olmamız.
Değiştirip dönüştürmek istediğimiz yerin farklı bir yer olduğunu düşünürüz lakin öncelikle değişimin küçük yerde başlaması gerekir. Büyükle oynadıkça farklı etkiler yaratabilir. Çünkü büyük bir şeyi değiştirmek çok zordur. Radikal bir karar bünyeyi sarsar. Alışkanlıklarımız yer etmiştir artık bizde…
Yaşlı insanların doğru bildiği bir şeyi değiştirebilir miyiz? Çok zordur. Onda o bilgi o şekilde yer etmiştir artık. Kuşak çatışması, yaşamımızda da değişime karşı olan dirençleri çok fazla rol oynar. O şekilde görmedikleri için ters gelir bazı şeyler büyüklerimize. Küçük yaştaki birine bir davranışı ya da herhangi bir şeyi değiştirmek çok daha kolaydır.
Değişimde yanıldığımız bir nokta da büyük şeyleri değiştirmeye çalışıyoruz, küçük meselelerle ilgilenmiyoruz. Belki de o küçük meseleler bize basit göründüğü için olabilir. En azından ben bu kanıdayım. Aralarındaki bağlantıyı koparıyoruz ama onlar birbiriyle çok bağlantılı.
Büyük bir değişim istiyorsak çözüm aslında küçük problemleri çözmekle başlamakta. Mesela en basitinden bir bebeğin dünyamıza adapte olması küçük rutinlerle alışması gerekir. Belli bir düzene alışması gerekir. En köklere inmek, problemin temeline inmek. Basit rutinler yaşantımız için çok önemli. Gerçek çözümü görmek önemli.
Küçük adımlarla başlayıp değişime uyum sağlayarak, o küçük adımları büyülterek büyük hedeflere ulaşabiliriz. Bir problemi en üstünden, en derinden çözmeye çalıştığımız için problemi çözemeyiz. O küçük adımları, küçük rutinleri göz ardı etmemeliyiz.
Evet, bir şeyleri değiştirip dönüştürmek istiyorsak neyle başlamalıyız? En küçük adımlar, rutinler aksatılmamalı. Diğer bir husus da bunu bir anda bıçakla keser gibi yapmaya çalışmamız. Ne yapmalıyız? Zamana yaymak. Kendimize zaman vererek bunu gerçekleştirmek.
10 saat uyuyan birinin ‘Evet ben artık 7 saat uyuyacağım’ demesi gibidir. Bir anda değil de zamanla 9, ilerleyen zamanda 8.5, en çok 7’ye inmesi gibi… Bünyesine ağır gelmeden yapması gibi…
Değişim çok zor ama yapılmayacak bir şey değil… Değiştirip, dönüştürüp, uyum sağlayabilmek önemli olan.