Bir ülkede insanlar kendi kimliğini söylemekten çekinmeye başlamışsa, orada bir şeyler ters gidiyor demektir. Türkiye’de son yıllarda yaşanan tam olarak budur. Bir zamanlar son derece doğal olan bir cümle, bugün bazı çevrelerde neredeyse tartışmalı bir ifade haline getirildi: “Ben Türküm.”
Garip olan şu ki; bu ülkenin adı Türkiye, vatandaşlarının büyük çoğunluğu Türk ve bu kimlik yüzyıllardır bu coğrafyanın ortak siyasi ve kültürel çatısını oluşturmuş. Ama buna rağmen, Türk olduğunu söyleyen birinin bazen kendini açıklamak zorunda kaldığı bir iklim oluşmuş durumda.
Nasıl oldu da bir milletin kendi adını söylemesi bazı çevrelerde rahatsızlık uyandıran bir mesele haline geldi?
Türk kimliği tarih boyunca bu topraklarda bir ayrıştırma değil, birleştirme kavramıydı. Anadolu’nun tarihine bakıldığında, farklı kökenlerden gelen insanların aynı devletin çatısı altında ortak bir kader etrafında birleştiği görülür. Türk kelimesi bu ortaklığın siyasi ve kültürel adıdır.
Ama bugün bu kavramın etrafında tuhaf bir tartışma yürütülüyor. Bir yandan Türk kimliği bilinçli olarak dar bir etnik kalıba indirgeniyor, diğer yandan bu kimliği ifade etmek sanki başkalarının kimliğine karşı bir iddiaymış gibi sunuluyor. Bu iki yaklaşımın ortak noktası ise aynı: Türk kimliğini problem haline getirmek.
Oysa dünyanın hiçbir normal ülkesinde bu kadar basit bir cümle tartışma konusu değildir. Bir Fransız “Fransızım” dediğinde kimse bundan rahatsız olmaz. Bir Alman “Almanım” dediğinde kimse bunu sorgulamaz. Ama Türkiye’de bazen “Türküm” demek sanki bir açıklama gerektiriyormuş gibi bir hava oluşturuluyor.
Bu durum sağlıklı değildir. Çünkü bir milletin kendi kimliğini söylemekten çekinir hale gelmesi, toplumsal özgüvenin aşındığının işaretidir. Kimliklerin bastırıldığı toplumlar güçlü olmaz; aksine daha kırılgan hale gelir.
Türk olmak bir ideolojik slogan değildir. Bir siyasi grubun tekelinde de değildir. Türk olmak, bu topraklarda yüzyıllardır oluşmuş tarihsel bir gerçekliğin adıdır.
Ve gerçek şu ki, bir milletin kendi adını söylemesi kadar doğal bir şey yoktur.
Eğer bir ülkede insanlar kendi kimliklerini ifade ederken tereddüt ediyorsa, sorun o kimlikte değil; o kimliğin tartışmalı hale getirilmesindedir. Çünkü hiçbir toplum kendi adını fısıldayarak güçlü kalamaz.
Açık Kalem, yerel gündeme dair değerlendirme ve yorum yazılarına yer veren bir köşe alanıdır. Yazılar müstear isimle yayımlanır; içerikte yer alan görüşler yazara aittir ve yorum niteliğindedir. Siz de köşe yazılarınızı 542 211 53 45 numaralı WhatsApp hattımıza gönderebilirsiniz.