Merhaba sevgili okurlar…

Bugünkü yazıma son birkaç gündür gazetelerin üçüncü sayfasına çıkmış olan dört haberle başlamak istiyorum.

·         İstanbul’un Esenyurt ilçesinde tekel bayisine silahlı saldırı düzenlendi. Silahlı saldırı sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

·         Karaman’da gece saatlerinde uykusundan uyandırılan 24 yaşındaki genç, evinin kapısında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

·         İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesindeki bir taksiye yapılan silahlı saldıra yaralanan sürücü, aracın kontrolünü kaybederek park halindeki başka araca çarptı. Yaşanan olayda taksi şoförü hayatını kaybetti.

·         İstanbul’da arkadaşlarıyla iş yeri önünde sohbet eden 3 kişi silahlı saldırıya uğradı.

Bunlar sadece geçtiğimiz son birkaç günde duyduğumuz bazı örnekler… Elbette gizli kapılar ardında olan, medyaya yansımayan silahlı saldırı olayları vardır. Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere, silahlar herkesin elinde.

Türkiye’yi sarsan silahlı saldırı dalgası bitmek bilmiyor… Ne yazık ki yukarıda bahsettiğim üçüncü sayfaların vazgeçilmezleri olan silahla ölüm veya yaralama haberleri, sorunun ana kaynağı olan “bireysel silahlanma” tehdidini görmezden geliyor.

Hepimiz tehlikedeyiz. Her yer kendini sanki bir mafya dizisinin evrenindeymiş gibi sanan eşkıyalarla dolu. Eline silah alan herkes inanılmaz bir soğukkanlılıkla insanları kurşun yağmuruna tutuyor, çatışıyorlar.

Ben insanların ‘uzlaşma’ kavramından uzaklaştığını düşünüyorum. Çünkü insanlarımız en ufak bir olayda silahlarına sarılabiliyorlar. Ya da bazen sevindirici olayı silahla ateş ederek kutluyorlar. Örneğin; düğünlerde, merasimlerde veya asker uğurlamada havaya ateş edilmesi ülkemizde adet olmuş durumda. İnsanların bir başkasının yaralanabileceği hatta ölebileceği akıllarına gelmiyor… Nereye ateş edebileceğini kim bilebilir, kim kestirebilir ki?

Umut Vakfı, bireysel silahlanma konusunda çarpıcı veriler ortaya koyuyor… Umut Vakfı’nın açıklamasına göre Türkiye’de tahmini 4 milyon ruhsatlı, 36 milyon ruhsatsız silah bulunuyor. Korkunç bir tablo… Ülkenin yarısından çoğunun evinde silah bulunuyor!

Bu teröre dur diyecek bir kişi bile yok mu?

Her gün bu cinayetler yaşanıyor… En az 2-3 tane silahlı saldırı haberi okuyoruz…. Peki, uslanıyor mu insanlar, bu durumdan ders çıkarıyorlar mı?

Hayır, çünkü onlara yaptığı şeyin yanlış olduğunu söyleyen ya da caydırıcı cezalar veren bir sistem maalesef ki yok.

Toplumsal bir sorun haline gelen bireysel silahlanma, şiddeti de beraberinde getiriyor. Bu konuyla ilgili caydırıcı yaptırımlar uygulanmadığı sürece silaha kolayca erişen bu magandalar insanları, sokak hayvanlarını yani her tür canlıyı hedef gösterip yaralayacaklar, öldürecekler.

Silah sesleri susmayacak. Çünkü bireysel silahlanma her geçen gün biraz daha artıyor.

Bugün tanımadığımız insanlar yarın biz. Sevdiklerimiz, eşimiz, dostumuz, çocuklarımız…

Aramızda katiller yaşıyor. Silahlanıyorlar ve insanları katletmekten çekinmiyorlar. Bu düzen değişmediği sürece yine aynı şeyi yapmaya devam edecekler. Binlerce katilin arasında şans eseri yaşıyoruz.

Bir gün bu düzenin değişmesi dileğiyle…