Ezilmişlik, bağırmaz. Kendini yüksek sesle ifade etmez, dikkat çekmez.

Ama insanın omuzlarına ağır ağır çöken, görünmez bir yüktür.
Ne tam bir öfkeye dönüşür ne de açık bir isyana; çoğu zaman suskunlukla yaşar.
Ezilmişlik, yalnızca fiziksel ya da ekonomik bir durum değildir.
Asıl derin olanı, insanın kendini değersiz hissetmeye başlamasıdır.
Sözünün önemsenmediğini, emeğinin görülmediğini, varlığının hep geri planda kaldığını hissettiği anda başlar.
Ezilmişlik bazen bir bakışta gizlidir.
Sözünü kesen bir cümlede, yok sayılan bir fikirde, sürekli “idare et” denilen bir hayatta…
Bir iş yerinde sürekli fazla çalışan ama takdir edilmeyen kişi,
bir aile içinde hep susması beklenen birey,
toplumda kendine yer açmaya çalışan ama sürekli geri itilen insanlar…
Hepsi aynı duyguyu paylaşır:
“Ben buradayım ama görülmüyorum.”
En tehlikeli tarafı da budur.
Ezilmişlik zamanla normalleşir.
İnsan, hak etmediği davranışlara alışır.
Hakkını istemeyi “ayıp”, itiraz etmeyi “sorun çıkarmak” sanmaya başlar.
Bu noktadan sonra ezilmişlik dışarıdan dayatılan bir şey olmaktan çıkar;
insanın iç dünyasında kök salar.
Kendi kendini küçültme, kendinden vazgeçme hâline dönüşür.
Ezilmiş bireylerden oluşan toplumlar, sessizleşir.
Sorgulamaz, talep etmez, kabullenir.
Adaletsizlik karşısında başını eğer, haksızlık karşısında susar.
Oysa sağlıklı bir toplum, sesini çıkarabilen bireylerle mümkündür.
Ezilmişlik yaygınlaştıkça, umut değil korku büyür.
Ve korku, en kalıcı baskı biçimidir.
Kolay değil ama mümkün.
İlk adım, yaşanan duygunun adını koymaktır.
“Ben eziliyorum” diyebilmek, büyük bir farkındalıktır.
Sonra küçük adımlar gelir:
Hayır diyebilmek
Sınır çizebilmek
Kendi emeğini savunabilmek
Sessiz kalmamayı öğrenmek
Ezilmişlik, kader değildir.
Ama onunla mücadele etmek cesaret ister.
Ezilmişlik, insanın sesini kısar;
ama tamamen yok edemez.
O ses hâlâ içimizdedir.
Bazen titrek, bazen yorgun…
Ama oradadır.
Ve o sesi duymaya başladığımız an,
ezilmişlik yerini yavaş yavaş ayağa kalkmaya bırakır.
Çünkü insan, ne kadar bastırılırsa bastırılsın,
bir yerden sonra doğrulmak ister.