Bazı acılar vardır; insan ses çıkaramadan taşır onları. Ne bağırır, ne anlatır… Sadece taşır. İçinde büyür, ağırlaşır, hayata sığmaz olur.

Kadına yönelik şiddet de böyledir çoğu zaman. Görünmeyen, konuşulmayan, ama her yerde olan bir yaradır.

**

Şiddet, yalnızca morarmış bir beden değildir.

Bazen susturulmuş bir hayaldir.

Bazen yarım bırakılmış bir cümle.

Bazen de sevgi diye sunulan korkunun içinde boğulmaktır.

**

Bizler çoğu zaman şiddeti sayılarla konuşuruz. Rakamlar veririz, istatistikler okuruz, haber başlıklarında görürüz. Ama bilmeyiz ki her rakamın ardında bir isim vardır. Bir hayat. Bir umut. Bir çocukluk. Bir yarın.

Bir kadın, her şeye rağmen usulca hayata tutunuyorsa; bilin ki o yalnız değildir. Ama çoğu zaman yalnızmış gibi yaşar.

Çevresi kalabalık olabilir, sesi duyulabilir olabilir, gülümseyebilir… Ama içi kanıyordur.

**

Bir kadın kolay kolay susmaz.

Ama ne yazık ki ülkemizde susmak zorunda kalan kadınlar vardır.

Kadın, ‘sabret’ denilerek büyütülür. ‘Yuvanı bozma’ diye küçültülür. ‘Ses çıkarma’ denilerek görünmez hale getirilir.

Ve bir gün gelir, kendi acısını bile göremez olur.

**

Bir kadın “Benim yaşadığım şey şiddet” dediği gün iyileşmenin ilk adımını atar. Çünkü insan, başına gelenin adını koyabildiğinde kader olmadığını da anlar.

Şiddet, kader değildir.

Şiddet, sınav değildir.

Şiddet, sabırla aşılacak bir imtihan hiç değildir.

Şiddet, bir suçtur!

Ve şiddet yalnızca uygulayanın değil; görüp susanın, bilip görmezden gelenin duyup geçenin de suçudur.

**

Bazen bir kadının hayatını kurtaran tek büyük şey yasa değildir.

Bazen bir cümledir: “Yanındayım.”

Bazen bir mesajdır.

Bazen sadece dinlemektir. Yargılamadan. Öğüt vermeden. Susturmadan.

Kadın kadının kurdu değil yurdudur… Birbirlerinin yarasını gördükleri için, en iyi onlar bilir karanlıkta ışık olmayı…

**

Bugün belki bir kapı çalamayız.

Ama bir kalbe dokunabiliriz.

Bir arkadaşımıza “Gerçekten iyi misin?” diyebiliriz.

Bir komşunun gözlerindeki yorgunluğu fark edebiliriz.

Bir çocuğun sessizliğinden şüphe edebiliriz.

Çünkü şiddet yalnız başına yaşanmaz.

Sessizlik çoğaldıkça büyür.

Ve ancak bir yerde biri “Yeter!” dediğinde durur.

**

Hadi, hep birlikte haykıralım!

Kadınlar asla yalnız değildir!

Şiddetin hiçbir bahanesi, mazereti ya da affı yoktur!

Umut, kadınların birbirine tuttuğu ışıktadır. O ışık yanmaya devam ettikçe, karanlık bir gün elbet yorulacaktır!