Bize ilkokulda öğretilen: Baltalar elimizde, uzun ip belimizde Biz gideriz ormana, hey ormana İyi de, “Yaşlı kütük keser/Ateş yakar/Şarkı söyleriz” ile bitiyor. Ağacı kes demiyor.

Neyse:

Teknoloji geliştikçe el aletlerinde de haliyle gelişmeler oluyor. Zarrr diye bağıran tanıdık bir sesle irkildiğinizde “Bir yerlerde ağaç kesiyorlar” ilk akla gelendir.

Çocukluğumuzda baltacılar vardı sokak sokak gezer “Baltacıa” diye bağırır. Evlerin önünde ki yaşlı kütükleri, odun olacak ağaç gövdelerini keserlerdi. Yanlarında yamak taşırlar o da kesilen odun parçalarını sepetlere doldurur içeriye taşırdı. Odunlar kesilirken baltacı “hıh” der güç alırdı. Bazen bu hıh sesini yamak çıkarır, odunların doğru düzgün, tam sobalık kesiliyor diye tasdiklerdi. Odunlar sobalık olmasa da yamak işimden olurum deyip hıh demeyi eksik etmezdi. Halk arasında ‘Oduncunun hıh diyecisi’ yaranmak isteyenler için söylenir.

Gel zaman git zaman zarr veya garrr sesi çıkaran motorlu testereler herkesin eline yapıştı. Bunu kullananların hıh diyenleri yoktur. Bir de bu alet budamayı kesmeyi bilen er kişinin elinde değilse, zart zurt keser. Akıl istemez, sormaz, ar eder. Kesilen budanan ağaçları dalları, yamaklar yerden toplar. Eğer hıh diyeceklerine zart zurt deyip işine karıştılarsa, o da bu yamaklara kızdıysa, ağaç, dal, sap bilmez Allah ne verdiyse keser, önlerine yığar taşıyın bakalım diyerek alaylı alaylı yamaklara bakar.

Er kişi yani usta böyle yapmaz önce budayacağı dalları seçer. Kurumuştur cılızdır falan bu seçtiklerini keser arada bir ağacın karşısına geçip bakar aynı zamanda ağaca şekil de verir.

Biz de “Her kuşun eti yenmez “ derler ya. Her ağaç da budanmaz. Bunlardan biri Çınar Ağacı’dır. Çınar ağaçlarının ömrü uzun olur. Ulu olurlar. Osmanlı'da çınar, âdeta devlet gücünün ve sonsuzluğun simgesi olarak algılanırdı. Çınar Ağacı ve yaprakları; mitolojide aşk ve sevgiyi, sonsuz ve uzun ömrü, güç ve dayanıklılığı, koruma ve güveni, aile ve bağlılığı ve doğurganlığı anlatır. Amma zarrr ve garrrcılar hıh diye ses çıkarıp efor sarfetmedikleri için ses vermek, iş yapıyor gözükmek istediklerinden başlarını edalı edalı yana yatırıp. Bunu Allah yarattı demeden,

Hiç acımadan,

Uluymuş budanmazmış bilmeden,

Ulu Çınarları gövdelerinden

Boy atacak dallarını en diplerinden

Alaşağı ediyorlar, kadim bir tarihi köklerinin dibine gömüyorlardı.

(DEVAMI GELECEK)

Bu yazıyı tefrika halinde yayınlayacağım.