Bir yıl daha eklendi hayata; adı 2026, yükü hepimize tanıdık… Açıkçası seni bu kez büyük cümlelerle karşılamadık. Ne uzun listeler yaptık ne de iddialı sözler verdik.

Daha çok içimizden ‘İnşallah herkese iyi gelirsin’ dedik. Çünkü artık biliyoruz; hayat, beklentileri sevmiyor!

**

Geride bıraktığımız yol kolay değildi… Ölümler, mutluluklar, üzüntüler…

Herkesin sırtında görünmeyen bir yük vardı.

Kimse kimseye tam olarak anlatamadı ama herkes bir şekilde taşıdı. Bazen sustuk, bazen güldük, çoğu zaman da ‘Geçecek mi acaba?’ diye düşündük.

Yine de sabah kalkıp işe gittik, hayata bir yerinden tutunmaya devam ettik.

**

2026’dan mucizeler beklemiyorum. Bir gecede her şey düzelsin, bütün dertler bitsin demiyoruz. Sadece nefes almak istiyoruz. Sabah uyanınca içimiz biraz daha hafif olsun mesela. Gün içinde küçük bir şey yüzümüzü güldürsün. Akşam eve dönerken ‘Bugün de bitti’ demek yerine ‘İyi ki bugünü yaşadık’ diyebilelim.

Bu yıl kendimize daha yumuşak davranmayı denesek ne güzel olur?

Her şeye yetişemediğimizde kızmasak, yorulduğumuzu kabul etsek. Güçlü görünmek zorunda olmadığımız günlerimiz olsa. Bazen sadece öyle hiçbir şey yapmadan durabilsek.

Yeni yıl sihirli bir değnek değil, bunu biliyoruz. Ama yine de bir şey fısıldıyor kulağımıza; “Devam edebilirsin…’

Daha sakin, daha farkında, daha kendin olarak…

**

Hoş geldin yeni yıl!

Bizi şaşırtmak zorunda değilsin. Yormasan yeter. Biraz huzur, biraz par, biraz adalet, biraz da yüzümüzü güldürecek haberler getir. Gerisiyle bir şekilde baş ederiz.

Çünkü hala deniyoruz, çabalıyoruz. Ve galiba bu bile başlı başına bir şey!