Geçtiğimiz hafta süresince yaşanılanlar, geçirilen süreçler üzerine insan psikolojisi kapsamında bazı başlıklardan ve konulardan bahsetmek istiyorum. Yaşanılan süreç açısından da tüm ülkemiz ve vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu süreci tüm benliğiyle, duygularında ve düşüncelerinde yaşayan, paylaşan maddi/manevi paylaşımlarda bulunan herkes için zorlu bir süreç geçirildi ve geçirilmeye devam etmekte.

Deprem, bulunduğu coğrafyada çokça açıdan yıkım sağlamaktadır. Yeryüzündeki fiziksel yıkımlar, insan yaşamlarına her anlamda etki etmektedir. Özellikle olumsuz anlamda diyebiliriz. Bugün psikolojik açıdan ortaya çıkan ruhsal yıkım sürecinden bahsetmek istiyorum.

Deprem, var olan bölgelere, bölgelerdeki eğitim düzeylerine, bölgelerdeki yerleşme tiplerine kadar birçok açıdan insanları etkilemekle birlikte insanları farklı şekillerde ve düzeylerde etkileyebilmektedir. Deprem esnasında yaşanılan etkilenmelere bakacak olursak: ‘’Depremin çok da etkilemediği insanlardaki etkililik ile depremin zarar verdiği yerlerde veya insanlardaki etkililiği farklılaşabilmektedir.’’

Depreme bizzat şahit olmayan veya deneyim sağlamamış ama şahit olan kimseler adına yaşama ve depreme yönelik yeni gerçeklikler oluşabilmektedir. Deprem sonrası psikolojik reaksiyonlar arasında konfüzyon, korku, keder, suçluluk ve öfke gibi güçlü zihinsel ve duygusal durumlara rastlanabilir. Uyku ve odaklanma sorunları ortaya çıkabilir. Yaşananlar zihinde sürekli canlanabilir. ‘’Sanki deprem oluyormuş hissi, acaba benzer süreçleri yaşar mıyım, benim başıma gelse ne yapardım, v.b.’’ düşüncelerin varlığı ve daha da fazla yoğunlukta olduğu sorgulamalar da gerçekleşebilmektedir.

Deprem deneyimi ölüm, felaket, tedirginlik, güvende hissetmeme gibi kavramları bolca sorgulatan ve hatırlatan bir duruma da yol açtığı için insanlarda ‘’güvenli hissetmeme ‘’ sonucunu ortaya çıkarmasını sağlamaktadır. Her ne kadar bu kavramları bilsek de bir anda karşılaşma ve yüzleşme süreci insanları fizyolojik açıdan iyi hissetmeme, korku, şaşkınlık, tedirginlik, olaylara inanamama ve şok halinde olma gibi bulguların oluşmasına yol açabilmektedir.

Depremi yaşayan ve deneyimleyen insanların bazıları süreci sağlıklı şekilde atlatsa bile belli bir süre yaşanılan olaylar sonucunda yeni oluşan gerçekliğe adapte olmak zaman alabilmektedir. Süreci sağlıklı şekilde adapte olamayan insanlarda: ‘’ olayın sürekli olarak zihinde ve rüyalarda canlanması, travmayı anımsatan uyaranlardan kaçınma, yaşama yönelik umutsuzluk, uyuyamama, öfke ve huzursuzluk bulgularına rastlanır.

Sürece dair deneyimler ilerleyen süreçte veya akabinde sosyal yaşama olan adaptasyonda ve işleyişte olumsuz sonuçlar ortaya çıkma durumuna karşın hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan bir uzman kontrolüne tabii olması önemli bir noktadır.

Depremin hemen sonrasında yapılacak psikolojik yardımda kişiye, yaşadıklarını ve duygularını rahatça belirtme olanağı vermek, zihinsel ve bedensel rahatlama ve dinlenmeye olanak sağlamak, ulaşabildiği yakınlarının yardımını istemesi için cesaretlendirmek, sürecin yaratabileceği duygusal sorunlar konusunda aydınlatıcı bilgiler sunmak önemlidir.

Neler Yapılmalı/Yapabiliriz ?

* Deprem sürecini yaşayan kişi, konuşmak istemediği takdirde, buna zorlanmamalıdır. Kendisinin arzu ettiği bir zamanda duygu ve deneyimini paylaşabileceğini bildirmek, kişinin rahatlamasını sağlayacaktır. Konuşulduğunda, kişinin yaşadıklarını önemsizleştiren, deneyimini anlatmasına ve yaşamasına izin vermeyen, duyguları bastırmaya teşvik eden yorumlardan kaçınılmalıdır.

*Eğer depremi yaşadık/hissettik/etkilendiysek duygu ve düşüncelerimizi içimize atmaksızın çevremizle, arkadaşlarımızla veya bir uzmanla neler hissettiğimizi paylaşıp aktardığımızda daha sağlıklı sonuçlarla karşılaşabilir, rahatlayabiliriz.

*Eğer depremi yaşadık/hissettik/etkilendiysek sevdiklerimizle, arkadaşlarımızla birlikte olmak paylaşımda bulunmak bizlere olumlu anlamda katkı sağlayacaktır.

*Özellikle çocuklar olmak üzere yetişkinler olarak da var olan video ve görsellere aşırı derecede ve tekrar tekrar üzerinde durmak sağlıklı sonuçlar vermeyeceği gibi ruhsal sağlığımızı da bozabilmektedir. Çocuklara yasak koymak veya engel olmak yerine bilişsel sürecine göre uygun yöntemler ve yollarla ifade edilebilir.

*Eğer depremi yaşadık/hissettik/etkilendiysek belirli bir süre sonunda yeni gerçekliğe adapte olmakta zorlanıyor ve olumsuz semptomlar görmeye başladıysak çözüm noktasında bir uzman desteği alabiliriz.

Deprem sürecinin insan psikolojisine etkisine değinmek, sürece dair fayda sağlayıcı bilgiler vermek ve farkındalık oluşturucu konuları kısaca bahsettiğimiz yazı dizisinin amacına ulaşması dileğimle…