Küresel piyasalar Orta Doğu’daki gelişmelerle dalgalanırken, Türkiye ekonomisinin bu kriz dalgasına ne kadar dayanıklı olduğu tartışılıyor. Ekonomist Hakan Kara ve İngiliz uzman Tim Ash, olası senaryoları değerlendirerek, Türkiye’nin güçlü ve kırılgan noktalarını ortaya koydu.

Türkiye’nin avantajları

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Merkez Bankası eski Başekonomisti Hakan Kara, Türkiye’nin bazı alanlarda krizlere karşı avantajlı olduğunu vurguladı:

  • Düşük Borçluluk: Kamu ve özel sektör borç seviyeleri sınırlı, bütçe açığı %3’ün altında.
  • Bankacılık Sistemi: Şirketler ve bankalar, şoklara karşı esnek yapıya sahip.
  • Rezervler ve faiz: TCMB rezervleri güçlü ve faizler, orta büyüklükteki şokları sınırlayabiliyor.

Enerji ve enflasyon riski

Ancak Türkiye, enerji ithalatında %65-70 oranında dışa bağımlı. Kara, petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması durumunda enflasyonla mücadelede güvenin sarsılacağını belirtiyor.

Hakan Kara’ya göre savaşın süresi Türkiye ekonomisinin gidişatını belirleyecek. Kısa vadede petrol fiyatları 70–80 dolar seviyelerine düşerse, ülke şokları nispeten hafif atlatabilir. Ancak enerji maliyetleri uzun süre yüksek kalırsa, büyüme ivmesi yavaşlayacak ve döviz kurunda kontrollü bir artış kaçınılmaz olacak.

Tim Ash’in uyarısı: Faiz artışı şart

Tim Ash, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 3 milyar dolar, enflasyonu 1,2 puan yükselttiğini söyledi. Ash, faiz indiriminin artık mümkün olmadığını belirterek, yaklaşık 250 baz puanlık önleyici bir faiz artışının ekonomik istikrar için en doğru adım olduğunu vurguladı.

Ash, İran-İsrail geriliminin enerji piyasalarında kalıcı bir risk primi oluşturabileceğine dikkat çekti. Enerji ve kritik girdilerde yaşanacak aksaklıkların hem Türkiye hem de küresel piyasalar üzerinde yeni bir enflasyon dalgası yaratabileceği belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi