Pek çok vatandaşın cüzdanında ya da dijital bankacılık sisteminde unuttuğu kredi kartları, fark edilmeden finansal risk oluşturabiliyor. Tüketici hukuku ve finans uzmanları, aktif kullanılmayan ancak iptal edilmeyen kartların yıllık aidat ve ek masraflar nedeniyle borç üretebildiğine dikkat çekiyor. Bu durumun, zamanla kredi notunun düşmesine ve bankacılık işlemlerinde sorun yaşanmasına yol açabileceği belirtiliyor. İşte detaylar…

Kullanılmayan Kredi Kartlarında Aidat Riski

Uzmanlara göre kredi kartı sistemde aktif olduğu sürece, harcama yapılmasa bile yıllık kart aidatı yansıtılabiliyor. Tüketicilerin en sık yaptığı hatalardan birinin, kartı kullanmamanın iptal anlamına geldiğini düşünmek olduğu ifade ediliyor. Oysa bankacılık sisteminde kartın kapalı değil “iptal edilmiş” olması gerekiyor.

Kredi Notu ve Finansal Gelecek Tehlikede

Kullanılmayan kartlara yansıyan küçük tutarlı borçların zamanında fark edilmemesi halinde gecikmeye düşebileceği ve bunun kredi notunu olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Finans uzmanları, bu durumun ileride kredi çekme, konut finansmanı ya da limit artırımı gibi işlemleri zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor.

Gizli Risk: Limit Engeli ve Finansal Kısıtlamalar

Uzmanlara göre yüksek limitli kullanılmayan kartlar, kişinin toplam kredi limit kapasitesini doldurarak yeni kart veya kredi başvurularında engel oluşturabiliyor. Bu nedenle kullanılmayan kartların finansal sistemde pasif değil aktif risk unsuru olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.

Uzmanlardan 3 Kritik Uyarı

Uzmanlar, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için düzenli kontrol ve doğru işlem yapılması gerektiğini belirtiyor. Buna göre e-Devlet üzerinden Risk Merkezi Raporu kontrol edilmeli, kullanılmayan kartlar için “kapatma” değil doğrudan “iptal” talep edilmeli ve mümkünse aidatsız kart seçenekleri tercih edilmelidir.

Kaynak: Haber Merkezi