Manisa’nın sokaklarında gezerken, bazı mahallelerin tarihini sadece taşlardan değil; insanlardan da okumak mümkün…
Yarhasanlar Mahallesi, bir zamanlar Afro-Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerden biriydi.
Osmanlı döneminde Afrika’dan Anadolu’ya getirilen kölelerin ve Girit’ten gelenlerin torunları, bu mahallede tarım yapmış, kendi kültürlerini yaşatmış ve kente renk katmışlardı. Bugün Afro-Türkler’in sayıları azalsa da, izleri hala mahallede hissediliyor!
Hadi gelin sizlere Afro-Türkler’i anlatalım…
19. yüzyıldan itibaren Manisa ve İzmir’de kurulan Afro-Türk mahalleleri, dönemin ekonomik ve sosyal yaşamında önemli rol oynadı.
Pamuk tarlalarında çalışan Afro-Türkler, tarım alanında emekleriyle dikkat çekiyordu. İşin yanı sıra kendi kültürel hayatlarını da mahalleye taşımışlardı.
Örneğin, “Dana Bayramı” olarak bilinen bahar şenlikleri, Afro-Türklerin topluluk içi dayanışmasının ve kültürel mirasın bir parçasıydı.
Neden Ege bölgesi?
Tarihçiler, Afro-Türklerin neden İç Anadolu ya da Doğu’da değil de Ege’de yaşadığını kölelik düzeniyle açıklıyor. Gemiyle getirilen Afrikalılar, pamuk tarlalarında çalıştırılmak üzere İzmir ve çevresine yerleştirilmişti.
Zamanla Aydın, Manisa ve İzmir köylerinde Afro-Türk toplulukları oluştu. Yarhasanlar Mahallesi de bu yerleşimlerin en bilinenlerinden biri oldu.
Kölelikten mahalle yaşamına
Köleliğin kaldırılmasının ardından Afro-Türkler, çoğunlukla tarım işlerinde çalışmaya devam etti. II. Abdülhamid döneminde devletin çiftliklerinde görev alan Afro-Türkler, zamanla Manisa’nın farklı bölgelerine de dağıldı. Ancak Yarhasanlar Mahallesi, onların topluca yaşam sürdüğü bir adres olarak hafızalarda kaldı.
Bugün Afro-Türklerin sayısının 5 ila 20 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Yarhasanlar Mahallesi’nin ise geçmişteki o yoğun siyahi nüfusu artık kalmadı. Ancak mahalle, Afro-Türklerin Anadolu’daki kültürel varlıklarının sessiz bir tanığı olmayı sürdürüyor.