Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) haziran ayı enflasyonunu yüzde 0,99 olarak açıklamasıyla birlikte 2026 yılının ilk 6 aylık enflasyon verileri kesinleşti. Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 17,76, memur ve memur emeklileri ise yüzde 13,52 oranında zam alacak. En düşük emekli maaşının da 20 bin liradan 23 bin 550 liraya yükseltilmesi bekleniyor. Zam oranlarının açıklanmasının ardından Manisa Emekliler Derneği Başkanı Nazif Bey, gazetemize değerlendirmelerde bulunarak emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.

EMEKLİ VE MEMURUN TEMMUZ ZAMMI NETLEŞTİ

TÜİK'in açıkladığı verilere göre haziran ayında enflasyon yüzde 0,99 olarak gerçekleşti. Böylece yılın ilk altı aylık enflasyon farkı doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 17,76, memur ve memur emeklileri ise yüzde 13,52 oranında maaş artışı almaya hak kazandı. Hükümetin emeklilere ilave refah payı verilmesini gündemine almadığı belirtilirken, en düşük emekli aylığının yalnızca enflasyon farkı doğrultusunda 23 bin 550 liraya çıkarılması planlanıyor.

Thumbs B C 4520F670C7E19169F67Ce016C7A677B7

"ASIL SORUN ZAM ORANI DEĞİL"

Manisa Olay Gazetesi'nden Didem ALTINAY'ın haberine göre, zam oranlarını değerlendiren Manisa Emekliler Derneği Başkanı Nazif Gündüz, emeklilerin temel sorununun açıklanan zam oranı olmadığını söyledi. Nazif Gündüz, " Açıklanan 2026 Haziran ayı TÜFE oranı yüzde 0,99 olarak açıklandı. Bu verilerle birlikte yılın ilk altı aylık enflasyon farkı da netleşti. TÜİK'in açıkladığı rakamlara göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yaklaşık yüzde 17,76 oranında artış yapılacak. Ancak emekliler açısından asıl tartışma konusu zam oranının kendisi değil, bu artışın hayat pahalılığı karşısında ne kadar etkili olacağıdır. Kağıt üzerinde yapılan artışlar, temel tüketim ürünleri, kira, elektrik, doğalgaz ve diğer zorunlu harcamalardaki yükseliş nedeniyle kısa sürede eriyor. Bu nedenle emekliler, açıklanan zam oranlarının günlük yaşamda karşılaştıkları ekonomik koşulları karşılamadığını düşünüyor." dedi.

"MİLYONLARCA EMEKLİ GEÇİM MÜCADELESİ VERİYOR"

Türkiye'de milyonlarca emeklinin düşük maaşlarla yaşamını sürdürmeye çalıştığını ifade eden Nazif Bey, ekonomik tablonun emeklileri zorladığını belirtti. Nazif Gündüz, "Türkiye'de yaklaşık 5,7 milyon emekli en düşük emekli aylığı olan 20 bin TL seviyesinde yaşam mücadelesi veriyor. Toplam emeklilerin yaklaşık yüzde 90'ı ise 25 bin TL'nin altında maaş alıyor. Bu tablo, milyonlarca emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını açıkça ortaya koyuyor. Bugün açıklanan zam oranları ilk bakışta yüksek gibi görünse de, artan kira bedelleri, gıda fiyatları, elektrik, doğalgaz, su ve sağlık harcamaları dikkate alındığında maaşlardaki artış çok kısa sürede etkisini kaybediyor. Emekliler artık sadece maaşlarının ne kadar arttığını değil, ay sonunu nasıl getireceklerini düşünüyor. Uzun yıllar çalışarak ülke ekonomisine katkı sağlayan emeklilerin, yaşamlarının bu döneminde geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kalması kabul edilebilir bir durum değildir. Emeklilerin büyük bölümü bugün temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için tasarruf yapmak zorunda kalıyor, bazıları ise çocuklarının desteğiyle yaşamını sürdürüyor. Bu nedenle açıklanan rakamların sahadaki gerçek hayat şartlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

74846606 1004

"KAĞIT ÜZERİNDEKİ ZAMLAR PAZARDA KARŞILIĞINI BULMUYOR"

Açıklanan maaş artışlarının günlük yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını savunan Nazif Gündüz emeklilerin temel harcamalarını karşılamakta zorlandığını söyledi. Gündüz, "Kağıt üzerinde yapılan zamlar, çarşıda ve pazarda aynı etkiyi göstermiyor. Açıklanan maaş artışları kısa süre içinde artan fiyatlar karşısında eriyor. Özellikle evi kira olan emekliler kira, gıda, elektrik, doğalgaz, su, ulaşım ve ilaç gibi temel giderlerini karşılamakta her geçen gün daha fazla zorlanıyor. Maaşlar yükseliyor gibi görünse de, markete ve pazara gidildiğinde alım gücündeki düşüş açıkça hissediliyor. Birçok emekli ay sonunu getirebilmek için harcamalarını kısmak, temel ihtiyaçlarını ertelemek ya da borçlanmak zorunda kalıyor. Bu durum, yıllarca çalışıp emek veren insanların ekonomik olarak çocuklarına bağımlı hale gelmesine ya da emeklilik döneminde yeniden çalışmak zorunda kalmasına neden oluyor. Emeklilerin beklentisi yalnızca maaşlara dönemsel zam yapılması değil, alım gücünü koruyacak, hayat pahalılığı karşısında kalıcı çözüm sunacak sosyal ve ekonomik politikaların hayata geçirilmesidir." diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi