Çin’in otomotiv devi BYD, gözünü dünyanın en kârlı otomobil pazarı olan ABD’ye dikti. Halihazırda Çin’den ABD’ye gönderilen araçlara yüzde 100 gümrük vergisi uygulanmasına rağmen, şirketin uzun vadeli planlarında Amerikan pazarında doğrudan üretim seçeneği de bulunuyor. Sektör analistleri, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde Çinli markaların ABD showroomlarında daha görünür hale geleceğini öngörüyor.
ABD’ye girişte formül: Yerel üretim
Uzmanlara göre BYD ve diğer Çinli üreticiler için en gerçekçi senaryo, ABD’de fabrika kurarak pazara giriş yapmak. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Çinli markaların ABD’de üretim yapmaları halinde pazara erişim konusunda daha ılımlı mesajlar vermesi de bu ihtimali güçlendiriyor.

Bağımsız otomotiv analistleri, Çinli üreticilerin artan küresel rekabet nedeniyle ABD’de yatırım yapmaya hazır olduğunu belirtiyor. Ancak bu durum, hâlihazırda ABD’de faaliyet gösteren üreticilerin kârlılığını ve pazar payını daraltabilir. Sektörde yaklaşık 1 milyon çalışanın bu rekabetten etkilenebileceği ifade ediliyor.
Elektrikli araçta liderlik yarışı
BYD’nin küresel yükselişi dikkat çekici. Şirket, geçen yıl elektrikli araç satışlarında Tesla’yı geride bıraktı. Son olarak Ford Motor Company’u da geçerek küresel ölçekte en fazla elektrikli otomobil satan marka konumuna yükseldi.
Çin Otomobil Üreticileri Birliği verilerine göre Çin, dünya otomobil üretiminin üçte birini tek başına gerçekleştiriyor ve yıllık 8 milyondan fazla araç ihraç ediyor. Çin’in 2023’te Japonya’yı geride bırakarak dünyanın en büyük araç ihracatçısı olması da bu yükselişi destekliyor.
Fiyat farkı ABD’yi cazip kılıyor
Çin’den ihraç edilen bir aracın ortalama fiyatı 19 bin dolar seviyesindeyken, ABD’de yeni otomobil fiyatları 50 bin dolar civarında seyrediyor. Bu makas, ABD’yi yüksek rekabete rağmen küresel üreticiler için en kârlı pazar haline getiriyor.
Uzmanlara göre BYD’nin ABD pazarına girmesi, Avrupa’da olduğu gibi fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilir. Artan seçenek ve rekabet, tüketici lehine bir tablo ortaya koyabilir.
Çinli üreticilerin ABD hazırlıkları yalnızca BYD ile sınırlı değil. Geely bünyesindeki Volvo Cars, 2015’te Güney Carolina’da fabrika kurarak önemli bir adım attı. Bu tesisin, Geely’nin Zeekr ve Lynk & Co markaları için potansiyel bir üretim üssü olabileceği değerlendiriliyor.
Geely ayrıca, Alphabet Inc.’in otonom sürüş birimi Waymo’ya sınırlı sayıda Zeekr aracı tedarik ediyor. Analistler, Geely’nin ABD pazarına girmeye en hazır Çinli üretici olduğuna dikkat çekiyor.

Zorlu ama kritik bir sınav
Şanghay merkezli sektör temsilcilerine göre Çinli markaların başarısı yalnızca düşük fiyatlara değil; teknoloji, batarya kabiliyeti ve üretim verimliliğine dayanıyor. Ancak ABD pazarında marka bilinirliği ve güven inşa etmek kolay olmayacak.
Uzmanlar, nihai belirleyici unsurun “fiyat-performans dengesi” olacağını vurguluyor. Eğer BYD bu dengeyi ABD’li tüketiciye güçlü şekilde sunabilirse, üretim yerinin ikinci planda kalabileceği değerlendiriliyor.
BYD’nin ABD hamlesi, yalnızca bir pazar genişlemesi değil; küresel otomotiv dengelerini değiştirebilecek stratejik bir adım olarak görülüyor. Yüksek vergiler ve siyasi gerilime rağmen Çinli üreticilerin kararlılığı sürerken, önümüzdeki yıllarda ABD yollarında daha fazla Çin markası görmek sürpriz olmayabilir. Bu süreç, tüketici için daha uygun fiyat anlamına gelirken, Amerikan otomotiv devleri için zorlu bir rekabet döneminin kapısını aralayabilir.





