716 personele sağlık taraması yapıldı 716 personele sağlık taraması yapıldı

Karşıyaka ilçesinde yaşayan 2 çocuk babası emekli öğretmen Mehmet Bardakçı, Çarşı Caddesi'nde alışveriş yaparken düştü.

Düşme sonucu göğsünde ağrı oluşan Bardakçı'yı yakınları, kaburgasında kırık olabileceği şüphesiyle Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Servisine götürdü.

Nöbetçi göğüs cerrahı Doç. Dr. Şeyda Örs Kaya tarafından muayene edilen Bardakçı'nın çekilen röntgeninde kırık tespit edilmedi. Kaya, ayrıntılı tetkikler için tomografi çekilmesini istedi.

Tomografide düşme sonucu kaburga kırığı oluşmadığı ortaya çıkarken raporu inceleyen Doç. Dr. Kaya, sağ akciğerde 1 santimetre çapa sahip tümör bulunduğunu belirledi.

Kaya, biyopsi ve tarama testlerinin ardından aynı hafta içinde Bardakçı'yı kapalı yöntemle ameliyat etti. Bardakçı, sağlığına kavuştu.

"Düştü, Hayatı Kurtuldu"

Ameliyatı gerçekleştiren Doç. Dr. Şeyda Örs Kaya, AA muhabirine, akciğer kanserinin başlangıç aşamasında belirti vermediğini, bu nedenle teşhis edilmesinin zor bir hastalık olduğunu söyledi.

Erken teşhisin tedavi sürecinde önemli olduğunu anlatan Kaya, "Hastaya teşhis konması ameliyat yapılması ve taburcu olması 15 gün sürdü. Hasta düşme sonucu geldi. Bazen başımıza gelen kötü şeyler belki de iyi şeydir. Hasta düştü ve hayatı kurtuldu." ifadelerini kullandı.

Akciğer kanseri hastalarının daha çok ileri evrede kendilerine geldiğini aktaran Kaya, "Mehmet Bey'in kadar küçük yakaladığımız olgular, tedaviye son derece iyi yanıt veriyor. Ben bugüne kadar bu kadar küçük boyutlu tümör görmedim." dedi.

Ameliyatta sağ akciğerin 3'te birini çıkardıklarını kaydeden Kaya, "Tümör 1 santimetre gibi çok küçük olduğu için hasta bundan sonra ışın tedavisi ya da kemoterapi almayacak. Hayatına kaldığı yerden hiçbir şey olmamış gibi devam edecek. Kanser erken evrede yakalanırsa ışın ve kemoterapi vermiyoruz. Büyük bir şans." diye konuştu.

"Yaşanacak Günlerim Varmış"

Mehmet Bardakçı, hayatı boyunca kanser hastalığından hep korktuğunu belirtti.

Kendisini çok şanslı saydığını ifade eden Bardakçı, şöyle konuştu:

"Böyle bir olay olmasaydı 5-6 aylık ömrüm vardı, tabii Allah bilir. Bu beni çok mutlu etti. Çoluğum çocuğumla daha yaşanacak günlerim varmış, içecek suyum, yiyecek yemeğim varmış. Her şeyimi hocamın dikkati sayesinde kazandım."

Doç. Dr. Şeyda Örs Kaya'ya çok şey borçlu olduğunu belirten Bardakçı, şunları kaydetti:

"Hiçbirimiz bir yerimiz ağrımadan, sızlamadan doktora gitmeyiz, akciğer filmi çektirmeyiz. Normal yaşama devam ederiz. Akciğer kanseri, çabuk yayılan bir kanser türü. Düşmeseydim, tespit edilmeseydi, birkaç ay sonra büyüyecekti. 3. ve 4. aşamaya gelecekti. O aşamada benim kurtulmam bir mucizeydi. Nasıl kurtulurdum? Çok iyi bir kemoterapi ve radyoterapi görmem gerekiyordu. O da şansa bağlıydı, onun da garantisi yok. Bu beni hayata tekrar döndürdü. Çok mutluyum." 

Editör: Onur Yılmaz