Ramazan ayı öncesi vatandaşlara besin tüketimi hakkında bilgilendirmede bulunan Diyetisyen İlayda Kuzucu, iftardan kalan yemeklerin hem sindirim sistemi hem de bağırsak sağlığının korunması için sahurda tüketilmemesini önerdi. 

Ramazan ayı bu yıl 11 Mart’ta başlayacak. 10 Mart Pazar’ı 11 Mart’a bağlayan gece ilk sahura kalkılacak. Ramazan ayında değişen besin tüketim alışkanlıkları nedeniyle Uzman Diyetisyen İlayda Kuzucu, Ramazan ayında fizyolojik açlıkla beraber hem sindirim sistemi dengesinde hem de normal beslenme dengesinde bir uyum yakalandığını söyledi. Sahurda uykundan uyanılma durumunda stres hormonu olarak adlandırılan kortizolun salgılandığını ifade eden uzman diyetisyen Kuzucu, uzun süreli açlıklarda ilk uyanıldığında bu hormonun fazla olduğunu belirterek, sahura az miktarda su ile başlanılmasını önerdi. Sahurda tüketilecek besinlerin uzun süre tok tutacak besinlerin olmasının önemini vurgulayan Kuzucu, “Özellikle protein bakımından zengin tam tahıllı, posa kaynaklarından zengin yarım yağlı süt ve süt ürünlerinin olması çok önemli, bunlardan diyetinizi çeşitlendirebilirsiniz. Akşamdan kalan bir yemek, sebze yemeği, nohut yemeği, çorba tarzında çok fazla tüketilmesin. Çünkü belirli bir miktar yağ ve karbonhidratta alıyorsunuz. Bu süreçte biraz daha dikkat edilmesi gerekiyor hem sindirim sistemi açısından hem de bağırsak sağlığı açısından biraz dikkat edilmesi gerekiyor” dedi.

Mevsim geçişlerinde çocuklarda ishale dikkat Mevsim geçişlerinde çocuklarda ishale dikkat

“Yağlı, Yoğun Yemekler Yemek Yerine Biraz Daha Porsiyon Kontrolü Yapmalıyız”

İftarda yoğun ve yağlı yemeklerin tüketiminden kaçınılması uyarılarında bulunan diyetisyen Kuzucu, “Normal bir su bardağı ile 200 mililitre kadar bir suyla başlanılmalı, ardından tercih ediliyorsa hurma ya da ceviz tüketilebilir. Karbonhidratlı, yağlı yoğun yemekler yemek yerine biraz daha porsiyon kontrolü yapmanızı isteyeceğim. Sebze yemeği, et yemeği, pilav konusunda dikkat edilmesi gereken konular var.  Buda sıvı miktarı. Çünkü uzun süre su içmedik, susuz kaldık dehidratasyon durumu olabilir.  Bu noktada mutlaka çorba ile başlayalım. Çünkü bağırsaklarımızı desteklemeliyiz. Mide aksamı desteklemek istiyoruz. Çok uzun süre açlık oluşturuldu.  Mide asidimiz artmış oldu. Genelde iftardan sonra midem yanıyor, gaz ve şişkinlik oluyor şikayetiyle söylüyor olabilirsiniz.  Bu noktada mide asidinizi düzenleyecek alışkanlıklarımız olması lazım.  Şeker miktarına dikkat edeceğiz.  Şekerli ve gazlı içecekler çok fazla olmasın.  Kola, gazoz, meyveli sodalar bunları çok önermiyorum.  Öğünlere ve sıvı miktarına ekstra dikkat edilmesi gerekiyor. Amacımız ramazan orucunda kilo verelim, obeziteyi engelleyelim tabi ki de olamaz ama destekler ve kilo verme sürecinde yardımcı olur” şeklinde konuştu.                                        

Kaynak: İHA