Manisa Hekim Birliği Sendikası ve SES Manisa Şubesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ne bağlı Hafsa Sultan Hastanesi önünde ortak basın açıklaması düzenledi.
Açıklamada, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görevli bir öğretim üyesinin asistan hekimlere hakaret ettiği, tehditte bulunduğu ve mobbing uyguladığı iddiaları gündeme getirildi.
“AKADEMİ TEHDİT VE KÜFÜR BARINAĞI DEĞİLDİR”
Sendika adına konuşan Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Sedat Özbay, yaşananların bir eğitim kurumunun ciddiyeti ve hekimlik etiğiyle bağdaşmadığını söyledi.
“AKADEMİK UNVANLARIN NASIL BİR BASKI ARACINA DÖNÜŞTÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ”
Özbay, ilgili öğretim üyesinin özel muayenehanesinden yönlendirdiği hastaya “ayrıcalıklı davranılmadığı” gerekçesiyle aralarında gebe bir hekimin de bulunduğu dört asistan doktora ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğunu öne sürdü. Asistan hekimlerin odalara kapatıldığını, telefonlarına el konulduğunu ve “seni bıçaklarım, öldürürüm” gibi ifadelerle tehdit edildiklerini iddia eden Özbay, “Akademik unvanların nasıl bir baskı aracına dönüştüğünü ibretle görüyoruz” dedi.
“BU REZALETİ KABUL ETMİYORUZ”
14 Mart Tıp Bayramı öncesinde yaşanan olayların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Özbay, “Beyaz önlük kimseye sınırsız hakaret etme yetkisi vermez. Akademik unvanlar genç meslektaşları ezme aracı değildir. Asistan hekim köle değildir” ifadelerini kullandı.
Özbay, kamu kaynaklarının ve asistan emeğinin kişisel çıkarlar için baskı aracı olarak kullanılmasının kabul edilemez bir yozlaşma olduğunu belirterek, olayın basit bir idari soruşturmanın ötesine geçtiğini ve adeta “suç mahalli” hâline geldiğini söyledi.
Üniversite yönetimine derhal soruşturmayı derinleştirme ve sorumlu öğretim üyesini asistanlardan uzaklaştırma çağrısı yapan Özbay, sendikanın hukuk biriminin tehdit, hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçları çerçevesinde süreci yakından takip edeceğini vurguladı.
“HEKİMLİK ONURUNU HEP BİRLİKTE KORUYACAĞIZ”
Hekimlik onurunu hep birlikte koruyacaklarını vurgulayan Özbay, “Şiddetin her türlüsüne—ister hastadan ister ‘hocadan’—sonuna kadar karşı duracağız. Genç meslektaşlarım, başınızı dik tutun; zulme sessiz kalmayacağız, zorbalığa boyun eğmeyeceğiz ve hekimlik onurunu hep birlikte koruyacağız” dedi.
GEÇMİŞ İDDİALAR DA GÜNDEME GELDİ
Bir diğer açıklamayı da SES Manisa Şube Başkanı Figen Pehlivan yaptı. Pehlivan, ilgili anabilim dalında görevli öğretim üyesinin mesleki etik ve insan hakları ihlallerine dikkat çekti. Başkan Figen Pehlivan, öğretim üyesinin hem mesai arkadaşlarına yönelik şiddet ve mobbing uyguladığını hem de kamu kaynaklarını kişisel çıkarları için kullandığını ifade etti.
Pehlivan, 2010-2011 yıllarında yaşanan olaylarda klinik personeline yönelik hakaret ve tehditler ile mobbing uygulamalarının belgelerle kayıt altına alındığını, dönemin idari makamlarının ise hiçbir işlem yapmadığını hatırlattı. Hatta bazı hemşirelerin görev yerlerinin, öğretim üyesinin talebi doğrultusunda değiştirildiği belirtildi.
Sendikanın 2012 yılında Rektörlüğe yaptığı başvurulara yanıt alınamadığını söyleyen Pehlivan, öğretim üyesinin idari makamlarca daha da yükseltildiğini ve Dekanlık görevine getirildiğini vurguladı. 12 Kasım 2025’te ameliyathanede iki asistanı tehdit etme ve zor kullanma girişiminde bulunduğu da kayıtlara geçti. Tüm bu olaylara rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını ifade etti.
“SUÇU GÖRMEZDEN GELMEK, SUÇLA AYNIDIR”
Pehlivan, kurum yöneticilerinin 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği çalışanların her türlü zarar ve tehlikeden sorumlu olduğunu hatırlatarak, şiddetin devamını önlemek amacıyla öğretim üyesinin derhal çalışma alanından uzaklaştırılması gerektiğini belirtti.
Ayrıca Pehlivan 2547 Sayılı YÖK Kanunu çerçevesinde akademik kadroların yalnızca bilimsel başarı ve hizmet üretimi sonucu alınabileceğini, hiçbir sağlık çalışanı üzerinde baskı veya karar verme hakkı olmadığını vurguladı.
SES Manisa Şubesi, idari soruşturmanın acilen yürütülmesini ve tehdit edilen sağlık çalışanlarına destek sağlanmasını talep etti. Pehlivan, sendika olarak sürecin takipçisi olacaklarını ve olumsuz durumların sorumlularının artık yöneticiler olacağını kaydetti.





