Yaz aylarının gelmesiyle birlikte vatandaşlara güneş kremi seçimi ve kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Dermatoloji Uzmanı Doktor Elif Topçu, “Her yerde satılan, ne olduğunu bilmediğimiz denetlemeden geçmeyen birçok ürün var piyasada. Bu ürünlerden yarar beklerken zarar görebiliriz” dedi. 

Yaz aylarının gelmesiyle beraber vatandaşların güneş kremine talebi arttı. Güneş nedeniyle ciltte oluşan tahribatı önlemek amacıyla kullanılan güneş kremleri ile ilgili bilinmesi gereken noktalara dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Doktor Elif Topçu, önemli tavsiyelerde bulundu. “Her yerde satılan, ne olduğunu bilmediğimiz denetlemeden geçmeyen birçok ürün var piyasada. Bu ürünlerden yarar beklerken zarar görebiliriz” diyerek günümüz şartlarında artık hastaların tedavisinde destekleyici ürünler olarak kullanılan güneş koruyucuların seçimi konusunda hassas davranılması gerektiğinin önemini vurguladı.

Türkiye’de ilk kez görülen bir vaka! Kusma sırasında soluk borusu yırtıldı… Türkiye’de ilk kez görülen bir vaka! Kusma sırasında soluk borusu yırtıldı…

“Güneş Koruyucular Sadece Güneşten Korumak İçin Değil Tedavi Desteği Olarak Kullandığımız Ürünler”

Güneş koruyucuların artık bir lüks olmadığını ifade eden Dermatoloji Uzmanı Doktor Topçu, “Son geçtiğimiz 10 yıl içerisinde güneş koruyucularının kullanımı hem dermatoloji derneklerinin yoğun bilgilendirmesi ve medyanın da bu konuda destek vermesiyle çok arttı. 10 yıl içerisinde eskiden bir şekilde kozmetik ya da lüks gibi kabul ettiğimiz güneş koruyucularının günlük yaşantımızda daha yoğun kullanıldığını görmeye başladık. Artık insanlar neredeyse kullanmayanlar için de 'güneş koruyucu kullanmıyor musun' diye sormaya başladılar. Bu algı güzel bir şey. Çünkü güneşin güzel etkileri olduğu gibi yan etkileri de var. Ultraviyolenin insanların derilerine daha fazla gelmiş olması ve zaman içerisinde bir takım hastalıkların daha fazla artmış olması, kozmetiğin kullanılması, ilaç kullanımının artması ya da belki de yaşam süresinin de biraz uzamış olmasıyla aslında bizim güneşe olan hassasiyetimizi biraz daha artırıyor ve daha fazla güneş koruyucu kullanmak durumunda bırakıyor. Fakat burada şöyle bir şey var. Birkaç konuya dikkat çekmek istiyorum. Bakış açımızın şu şekilde olması gerekiyor, güneş koruyucular artık lüks ve kozmetik değil. Çünkü biz onu dermatologlar olarak biz bunları tedavi desteği olarak kullanıyoruz. Güneşten etkilenen bazı hastalıklar var.  Bir yandan pigmentasyon hastalıkları var. Akne izleri var. Biz artık güneş koruyucuları hem güneşten korumak hem de tedaviye destek amaçlı kullanıyoruz. Artık güneş koruyucular sadece güneşten korumak için değil tedavi desteği olarak kullandığımız ürünler” dedi.

“Güneş Koruyucu Ürünleri Güvendiğimiz Sağlık Kuruluşları Ve Eczanelerden Temin Etmeliyiz”

Güneş koruyucu ürünlerinin kozmetik olarak değil hastalara tedavi desteği amacıyla da kullanılmaya başlandığını söyleyen Topçu, “Dikkat çekmek istediğimiz nokta şu, artık bir ürün tedavi desteği amacıyla kullanılmaya başlanmış ise o zaman etkinliği, potansiyeli, gücü, tedaviye desteği, yapmak istediğimiz şeyi bu üründen yeteri kadar alabiliyor muyuz bunlar daha önemli olmaya başlıyor. Artık kozmetik vasfından çıkarıyoruz ilaç vasfına doğru alıyoruz. O zaman bizim için nereden aldığımız, hangi ürünü kullandığımız biraz önce söylediğim gibi içerikleri denetlenmiş olması çok önem taşıyor. Çünkü güneş koruyucu ürünler yoğun bir şekilde kullanılmaya başladığında bu sefer tabi piyasada da algı değişmeye başlıyor. Herkes ulaşabildiği her ürünü kullanmaya başlıyor. Acaba doğru ürünü kullanıyor muyuz, doğru ürünü seçebiliyor muyuz bu önemli bir handikap olmaya başladı bizim için. Bir güneş koruyucu kullanacaksak ya da ultraviyole bozucu bir ürün kullanacaksak bizim için içeriği mutlaka önemli. Acaba bir kimyasal filtre mi kullanılıyor. Fiziksel bir filtre mi kullanılıyor. İçerisindeki bahsedilen ürün miktarı gerçekten doğru ürün miktarı mı? Ya da bizim düşündüğümüz kadar etkinliği var mı bütün bunlar bizim için önemli. Peki, biz bunu nasıl anlayabiliriz? Bunu anlayabilmenin yolu güvendiğimiz mecralardan bunları temin edebilmek. Yoksa bir ürünü aldığımda bende bu ürün orijinal midir sahte midir bunu anlayabilmek çok kolay değil. Bunu güvendiğimiz alanlardan, eczanelerden, sağlık kuruluşlarından temin ettiğimiz zaman bir kullanıcı olarak yapabileceğimizin maksimumunu yapmış oluyoruz. Gerisi tabi resmi kuruluşların ve ilgili alanların denetlenmesi ile alakalı. Bizim yapabileceğimiz şey mümkün olduğunca bir ürün sahte mi değil mi bunu anlayabilmek için eczanelerden ve sağlık kuruluşlarından temin etmektir” diye konuştu.

“FDA Kimyasal Güneş Koruyucuları Kanserojen Olabileceği Gerekçesiyle Yapım Aşamasından Çıkardı”

FDA'nın bazı kimyasal koruyucu ürünleri kanserojen olabileceği gerekçesiyle yapım aşamasından çıkardığını ifade eden Topçu, “Aldığımız ürünün içerisindeki etken maddenin ne olduğu da önemli. Bebeklik çağında başka ürünler kullanıyoruz. İleri yaşlarda başka ürünler kullanıyoruz. Bir ürünün içerisinde kimyasallar mı var bunlar önemli. Fiziksel kullanıcılar mı var bunlar önemli. FDA bir takım kimyasal güneş koruyucu ürünleri yapım aşamasından çıkarttı. Bunların kanserojen olabileceği ve yarar yerine zarar verebileceğini söylüyor. Bu nedenle bakış açımız böyle olmalı. İçerisinde mutlaka düzgün bir şey olsun istiyorsak, ya çinko oksit ya da titanyum oksit barındırmasını öneriyoruz. Bunda şöyle bir handikap var, bunlar daha beyaz duran ciltte güneş koruyucu kullandığımızı gösteren bir takım ürünler. Fakat o zaman da kar zarar hesabı yapmamız gerekiyor. Yani kimyasal bir ürün kullanarak bir takım yan etkileri olabileceğini kabul etmek belki de zararları olabileceğini kabul etmek ya da bir yandan da fiziksel bir ürün bariyeri kullanıp belki kozmetik olarak daha az görünür daha az kabul edilebilir ama tam bir destek olabileceğini kabul etmek” şeklinde konuştu.

Editör: Zerrin Ağar