Milyonlarca çalışanı, emekliyi ve memuru ilgilendiren 2027 yılı maaş artışları gündemdeki yerini koruyor. Asgari ücretin ne kadar olacağı, emekli aylıklarına hangi oranda zam yapılacağı ve memur maaşlarında nasıl bir artış yaşanacağı merak edilirken Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, beklentilerini paylaştı.
Mynet’e konuşan Erdursun, asgari ücrette yüzde 25 civarında artış beklediğini belirtti. En düşük emekli aylığının 25-26 bin TL seviyesine çıkabileceğini öngören Erdursun, SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklilerinin zam oranlarına ilişkin tahminlerini de açıkladı. Erdursun ayrıca, 2027’nin ikinci yarısında emeklilere ek iyileştirme ve asgari ücretlilere ara zam yapılabileceğini ileri sürdü.
ASGARİ ÜCRETTE YÜZDE 25 ARTIŞ BEKLENTİSİ
2027 yılı asgari ücretine ilişkin tahminini açıklayan Erdursun, yüzde 25 civarında artış yapılabileceğini düşündüğünü belirtti. Bu oranın çalışanların alım gücünü korumakta yetersiz kalabileceğini ifade eden Erdursun, şu değerlendirmede bulundu:
“Asgari ücretle ilgili 2026 yılının başında hedeflenen enflasyon doğrultusunda yüzde 30’luk bir artış yapılmıştı. 2027 yılında da yine hükümetin, hedeflediği enflasyonun biraz üzerinde yüzde 25 gibi bir artış gerçekleştireceklerini biz düşünüyoruz. Bu oran düşük bir oran çünkü temmuz ayında da bir artış yapılmadı. Alım gücü değeri şu anda düşmeye devam ediyor maalesef.
Bir de TÜİK’in açıkladığı enflasyonla gerçekten yaşanılan enflasyon arasında da büyük bir fark olduğunu hepimiz hissediyoruz, yaşıyoruz. Bu nedenle çok kişiyi mutlu etmeyecektir. Yani ben, benim beklentimi ve tahminimi paylaştığımda çok kişi tepki gösteriyor, ‘Çok düşük bir oran’ diye. Fakat hükümetin enflasyon beklentisi doğrultusunda yüzde 25 gibi bir artış yapacaklarını düşünüyorum.”
EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 26 BİN TL’YE ÇIKABİLİR
Asgari ücret ve emekli aylıklarına ilişkin tahminlerini birlikte değerlendiren Erdursun, mevcut asgari ücret üzerinden yaptığı hesaplamayla 2027 yılı için 35 bin TL bandını işaret etti. En düşük emekli aylığının da 25-26 bin TL seviyesine yükselebileceğini öngören Erdursun, şu ifadeleri kullandı:
“Şöyle; asgari ücretin, yani şu anda 28.075 lira asgari ücret, brüt 33.030 lira. Bu 28.075 lira olan asgari ücretin yüzde 25 artışla 35.000 lira bandında olacağını düşünüyoruz. Şu anda en düşük emekli aylığı 23.552 lira. Bu en düşük emekli aylığının da yaklaşık olarak biz 25.000-26.000 lira bandında olacağını ve diğer emeklilerin de işte SSK ve Bağ-Kur’luların yaklaşık yüzde 9’lar civarında, memur ve memur emeklisinin de yaklaşık yüzde 7’ler civarında bir artış alacağını düşünüyoruz.”
EMEKLİ VE MEMUR ZAMMI İÇİN HANGİ ORANLARI BEKLİYOR?
Erdursun, ocak ayında emekli aylıklarına yüksek oranlı bir artış yapılmasını beklemediğini belirtti. Yıl sonu enflasyonunun yüzde 28-30 aralığında gerçekleşebileceğini öngören Erdursun, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 9-10, memur ve memur emeklileri için ise yüzde 7-8 civarında artış tahmininde bulundu.
Erdursun, emekli ve memur zamlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Emeklilere de zaten yüksek oranlı bir artış beklemiyorum ocak ayında. Yıl sonunda yüzde 28 gibi bir enflasyon, yüzde 28 ila yüzde 30 bandında bir enflasyon bekleniyor. SSK ve Bağ-Kur’lulara yüzde 9-yüzde 10, memurlara yüzde 7, maksimum yüzde 8; onun da olacağını zannetmiyorum. Bu oranlarda da emeklilere ve memurlara da artışlar olacak.
Asgari ücret artışı sadece asgari ücretliyi de ilgilendirmiyor aslında. Asgari ücretin üzerinde maaşla çalışan kişiler de genelde asgari ücrete yapılan artış oranında zam alıyorlar. Bu nedenle asgari ücret artışıyla beraber diğer ücretlerde de ortalama yüzde 25 gibi bir artış olur diye düşünüyoruz. Fakat emekli aylıklarına daha az oranda bir artış olacak.”
Enflasyon verilerinin açıklanmasıyla zam oranlarının netleşeceğini belirten Erdursun, SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklileri için farklı hesaplamalar yapılacağını söyledi.
“ALIM GÜCÜ DEĞERİNİN DAHA DA DÜŞECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUM”
Maaş artışlarının çalışanların ve emeklilerin alım gücünü korumaya yetmeyebileceğini savunan Erdursun, ücretlerdeki yükselişin Sosyal Güvenlik Kurumunun gelirlerini artırabileceğini, emekli aylıklarının daha düşük oranda yükselmesinin ise kurumun giderlerini sınırlayabileceğini ifade etti.
Erdursun, mevcut ekonomik politikaların sabit gelirli vatandaşlar üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Şu anda bir gelir-gider dengesi sağlamaya çalışıyor hükümet, enflasyonu dizginlemeye çalışıyor ama burada da yani ücretleri artırmayarak, emekli aylıklarına daha az oranda artışlar yapılarak bir denge sağlanılmaya çalışılırken aslında alım gücü değeri kayboluyor milyonlarca sabit ücretle çalışanın, emeklinin ve ocak ayında 2026’ya göre alım gücü değerinin daha da düşeceğini öngörüyorum bu artışla beraber. Bir miktar artış olacak, ücretler, emekli aylıkları artacak gibi gözükse de aslında alım gücü değerleri gerçek enflasyona göre bir miktar daha düşecek diye tahmin ediyorum.”
ARA ZAM VE EMEKLİYE EK İYİLEŞTİRME GELECEK Mİ?
Ocak ayında yapılacak artışların sınırlı kalabileceğini öngören Erdursun, 2027 yılının ikinci yarısında yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini savundu. Emeklilere ek iyileştirme, asgari ücretlilere ise ara zam yapılabileceğini belirten Erdursun, beklentisini şöyle açıkladı:
“Hükümetin 2027 yılının ikinci döneminden sonra seçim öncesinde ayrıca bir düzenleme yapacağını da düşünüyorum. Sadece bu düzenlemelerle, asgari ücret düzenlemesi ve emeklilere verilecek artışlar ocak ayında çok sınırlı kalacak fakat 2027’nin ikinci döneminde belki emeklilere ayrıca bir iyileştirme ve seçim öncesi, asgari ücretlilere bir ara zam konusu da söz konusu olabilir.
Bunlar olmaz ise 2027 yılı belki de son 25 yılın ekonomik olarak sabit ücretliler, emekliler açısından en zor yılı olacak gibi gözüküyor.”
Erdursun’un ara zam ve ek iyileştirmeye ilişkin değerlendirmeleri bir beklenti niteliği taşıyor. Bu konuda henüz kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 40 BİN TL Mİ OLMALI?
En düşük emekli aylığının mevcut seviyesini de değerlendiren Erdursun, aylıkların açlık sınırı karşısındaki durumuna dikkat çekti. Geçmiş yıllardaki asgari ücret ve emekli aylığı arasındaki ilişkiyi hatırlatan Erdursun, en düşük emekli aylığının 39-40 bin TL civarında olması gerektiğini savundu.
Erdursun, konuya ilişkin görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:
“Normalde asgari ücret, emekli aylıklarında muhakkak düzenlemelere ihtiyaç var. Şu anda açlık ve yoksulluk sınırına baktığımızda zaten yoksulluk sınırı çok fazla artmış durumda, açlık sınırı da sadece 4 kişilik bir ailenin sadece karnını doyurma parasıdır açlık sınırı. Açlık sınırı şu anda artmaya da devam edecek, ekim, kasım, aralık ayında açıklanmaya devam edecek. Açlık sınırı neredeyse 40.000 liralara dayanacak, 35.000-40.000 lira bandı. Asgari ücret arttıktan sonra bu açlık sınırı da artmaya devam edecek, açlık sınırının altında kalacak gibi de gözüküyor. Şu anda zaten açlık sınırının altında.
Normalde emekli aylıkları, 2002 yılında en düşük SSK’nın emekli aylığı asgari ücretin yüzde 40 fazlasıydı. Yani normalde şu anda 28.075 lira olan asgari ücretin yüzde 40 fazlasıydı. Şu anda olması gereken rakam aslında emekli aylıklarında, en düşük emekli aylığında ortalama 39.000-40.000 liralar civarında olması gerekirken şu anda 23.552 lira. Bu rakamı zaten 40.000 liralar civarında olması gerekiyordu.
Ama şu anda ayrıca bir yasal düzenleme olup olmayacağı konusunda net bir şey söyleyemeyiz ama seçim dönemine girdiğimiz için muhakkak ben bir iyileştirme yapılacağını düşünüyorum ama 2027 yılının ocak ayında açıkçası çok da böyle bir beklentim yok. 2027 yılının temmuz ayı gibi ikinci döneminde iyileştirmeler olur diye düşünüyorum.”
EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞINDA ŞUBAT AYI DETAYI
Kök aylığı düşük olan emeklilerin zam sonrasında da en düşük emekli aylığı uygulamasına ihtiyaç duyması, yasal düzenleme takvimini gündeme getiriyor. Erdursun, olası bir düzenlemenin şubat ayına kalabileceğini ve bu durumda emeklilerin ocak ayına ilişkin farklarını daha sonra alabileceğini öne sürdü.
Erdursun, konuya ilişkin tahminini şöyle aktardı:
“Ocak ayı geldiğinde de yine 23.552 lirayı alan kişilerin en düşük emekli aylığı 25.000-26.000 liralara çıksa dahi o rakamı alamayacaklar büyük ihtimalle, şubat ayına kalacak yasal düzenleme sonrasında. O kişiler şubat ayında ocak ayının farkını ve şubat ayındaki artışlı yeni rakamını alacaklar.”
İNTİBAK DÜZENLEMESİ ÇAĞRISI
Emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi için intibak düzenlemesi yapılması gerektiğini savunan Erdursun, emekli maaşlarının prim gün sayısı, sigortalılık süresi, yaş ve prime esas kazanç dikkate alınarak yeniden hesaplanmasını önerdi.
Erdursun, emekli aylığı hesaplama sisteminin değiştirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Köklü bir değişikliğe gidilmesi gerekiyor. Alım gücü değeri ücretlerde, emekli aylıklarında özellikle çok düşmüş bir durumda. Bunun için yapılması gereken muhakkak bir intibak düzenlemesi, tüm emeklilere prim gün sayısına göre, sigortalılık süresine göre, yaşına göre, yatırılan prime esas kazançlarına göre bir intibak yapıp emekli aylıklarını yenilemek gerekiyor. Ve bundan sonraki dönemde de emekli olmamış, şu anda çalışan, prim ödeyen, ileride emekli olacakların da bundan faydalanması gerekiyor ve emekli aylığı hesaplama sistemini de muhakkak değiştirmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Emekli aylığı hesaplama sisteminde çalışan kişilerin emeklilik koşulunu yerine getirdiğinde minimum asgari ücretle çalışıp sadece devletin belirlediği prim gün sayısını tamamlayan kişilerin en az asgari ücret seviyesinde aylık alması gerektiğini ama daha fazla çalışması olanın gün olarak, daha fazla primle, daha fazla sigortalılık süresiyle emekli olanların da ayrıca bu asgari ücret olarak belirlenecek bir taban aylığın üzerine ilavelerle prim gün sayısı, sigortalılık süresi ve prime esas kazançlarına göre de ayrıca emekli aylıklarının belirlenmesi gerekiyor diye düşünüyorum.”
“HERKES AYNI KATEGORİYE GİRDİ”
En düşük emekli aylığının belirli bir tutara tamamlanmasının farklı prim günleri ve kazançları bulunan emekliler arasındaki farkı azalttığını belirten Erdursun, mevcut sistemin daha fazla prim ödeyenlerin aleyhine sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Erdursun, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Ve bundan sonra aslında benim şu 23.552 liraya devlet tarafından tamamlanan aylık uygulamasına son verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü şöyle bir durumla karşı karşıyayız: Asgari ücretle çalışan, 3600 günle çalışan birisi örnek veriyorum 23.552 lira alıyorsa 5000 günle de 23.552 ya da 7000 günle de 23.552 ya da 9000 günle de 23.552 lira alıyor.
Ya da asgari ücretle çalışmış, bir kısım çalışması da asgari ücretin iki katı, iki buçuk katı yine 23.552 lira alıyorlar. Aslında aylıkları işte 15.000, 18.000, kiminin 20.000 ama 23.552 liraya tamamlandığı için herkes aynı kategoriye girdi.
Bu sefer daha fazla çalışmanın, prim ödemenin, daha fazla sigortalılık süresi geçirmenin, asgari ücretin üzerinde primlerle sigortalı olup daha fazla sigorta primi ödemenin bir mantığı kalmıyor gibi. Daha fazla en alttaki aylığı artırdığınızda diğer aylıklara da aynı oranlarda artış yapılmadığında bu sefer de bu denge de sağlanmıyor.
Mesela en son iki, son iki dönemdir artışlar yapılırken iki en altta da enflasyon farkı kadar artış yapıldı ama ondan önceki dönemlerde en altta aylık alanlara biraz daha fazla artış yapılıyordu. Bu nedenle de en altta başlangıçta 900.000 kişi en düşük emekli aylığını alırken şimdi 5 milyon kişi alıyor yaklaşık. Herkes bu sefer de en alttaki aylıkta birleştiriliyor gibi gözüküyor.
Bu uygulamalar son derece ileride sorun yaratacak ve çözümü daha da zor olacak bir duruma gidiyoruz şu anda.”
“ÖNEMLİ OLAN ORTALAMA EMEKLİ AYLIKLARINI VE ÜCRETLERİ ARTIRMAK”
Ücretlerde ve emekli aylıklarında alt seviyede yığılma yaşandığını belirten Erdursun, asgari ücretle çalışanların ve en düşük emekli aylığını alanların sayısının arttığına dikkat çekti.
Erdursun, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Asgari ücret devletin belirlediği en alt ücret ve asgari ücret birçok işletme şu anda asgari ücretle çalıştırıyor devlet bunu belirlediği için. 3 yıl da çalışsa, 5 yıl da çalışsa kimi 15-18. yılında da hâlâ asgari ücretle çalışan var. Bu sefer asgari ücret ve asgari ücrete yakın rakamlarla çalışanların sayısı Türkiye’de bir hayli fazla. En alt emekli aylığı alanların sayısı da bir hayli fazla. Bu nedenle en altta hem ücretlerde hem emekli aylıklarında en altta yığılmaların söz konusu olduğunu görüyoruz. Önemli olan ortalama emekli aylıklarını artırmak, ortalama ücretleri artırmak olmalı.”





