Fransa'nın başkenti Paris'in banliyösü Boulogne-Billancourt kentinde dün yaklaşık 40 ülkenin katılımıyla Nükleer Enerji Zirvesi düzenlendi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı zirve kapsamında, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, İtalya ve Sırbistan'ın yanı sıra farklı ülke temsilcileriyle ikili görüşmelerde bulundu.
Bakan Bayraktar, zirve kapsamında Türk gazetecilerine yaptığı açıklamada, herkesin petrol ve doğal gaz fiyatlarını ve arz güvenliğini konuştuğu bir dönemde nükleerle alakalı bu zirvenin önemli olduğunu dile getirerek, enerji güvenliğinde kaynakların çeşitlendirilmesinin ve uluslararası işbirliklerinin de önemine dikkati çekti.
Bayraktar, "Bu anlamda da Türkiye olarak bizim izlediğimiz politikalara baktığımızda farklı enerji kaynaklarına yatırım yapmaya devam ettiğimizi, daha dengeli bir portföye sahip olmaya çalıştığımızı görüyorsunuz." diyerek, Türkiye'de gelecek dönemde ekonominin tüm alanlarında elektriğin daha yoğun kullanıldığı bir sürece doğru gidildiğini ve bununla birlikte elektrik talebinin artacağına işaret etti.
Birçok ülkede petrole ve doğal gaza erişimle alakalı ciddi sıkıntıların baş gösterdiğini belirten Bayraktar, Türkiye'de vatandaşları petrol fiyatlarındaki artıştan korumak için Eşel Mobil Sistemi'ne geçtiklerini hatırlattı.
"Enerjimizi Tedarik Etmemizde Sıkıntı Yok"
Bayraktar, "Türkiye'de şu anda arzla alakalı bir sıkıntı gözükmüyor. Yani enerjimizi tedarik etmemizde bir sıkıntı yok. Çok farklı kaynaklardan enerji alıyoruz." dedi.
Türkiye'nin enerji rotası açısından da çeşitliliğe sahip olduğunu kaydeden Bayraktar, "Günün sonunda Türkiye'nin enerjide bağımsızlık hikayesi aslında ekonomide bağımsızlık hikayesi anlamına geliyor." diye konuştu.
Bayraktar, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi krizlerin yaşandığını ve bu krizlerde "Türkiye'nin enerji sektörünün ne kadar dirençli ve güçlü olduğunun test edildiğini" dile getirdi.
İklim değişikliğiyle mücadelede de dünyanın başarılı olabilmesi için nükleer enerjinin çok önemli bir fırsat sunduğunu belirten Bayraktar, "Nükleeri yapabilmek için de belli şartların bir araya gelmesi lazım. Bunun başında tabii ki bu politikalarda istikrar önemli." değerlendirmesinde bulundu.
Bayraktar, nükleerin enerjinin ciddi finansman ihtiyacı doğurduğunun ve nükleer enerji üretimi konusunda ciddi bir insan kaynağı altyapısı geliştirmek gerektiğinin altını çizdi.
Ruslarla geliştirilen Akkuyu Nükleer projesi kapsamında yüzlerce öğrencinin eğitim gördüğünü aktaran Bayraktar, bu öğrencilerin mezun olduğunu ve çalışmaya başladığını ifade etti.
"Akkuyu'da İnşa Ettiğimiz 4 Reaktöre İlave 8 Büyük Ölçekli Reaktör İlave Etmeyi Planlıyoruz"
Bayraktar, Türkiye'nin önünde Küçük Modüler Reaktör (SMR) meselesi olduğunu, yeni nükleer çağında bu reaktörleri çok önemli bir fırsat olarak gördüklerini kaydetti.
Son haftalarda Güney Kore ve Kanada'ya ziyaretlerinde nükleer enerji meselesi ve bu alandaki işbirliğinin ana gündemleri olduğuna işaret eden Bayraktar, "Türkiye olarak şu anda Akkuyu'da inşa ettiğimiz 4 reaktöre ilave 8 büyük ölçekli reaktör ilave etmeyi planlıyoruz. 4'ü Sinop'ta, 4'ü Trakya'da olmak üzere." dedi.
Bayraktar, bu konuda farklı ülkelerle müzakerelerin devam ettiğini, Fransızlarla nükleer enerji alanında işbirlikleri olduğunu ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde Fransız şirketlerle ekipman tedariki ve santralin bağımsız denetimi konusunda çalışmalar olduğundan bahsetti.
Bakan Bayraktar, Fransızlarla ayrıca, nükleer enerji konusunda yeni santral yapımında veya SMR'lerin nasıl yapabileceklerini de görüştüklerini kaydetti.
Orta Doğu'da yaşananların Türkiye'nin nükleer projelerini hızlandırıp hızlandırmayacağına ilişkin soruya Bayraktar, "Hızlandırmasını ümit ediyorum." yanıtını verdi.
Bayraktar, Türkiye'nin enerji stratejisini anlık gelişmelere göre ayarlamadığını ancak gelişen durumlara göre bazı güncellemeler yaptığını dile getirerek, bu stratejinin omurgasını yenilenebilir kaynakların maksimum verimle kullanılmasının oluşturduğunu vurguladı.
Türkiye'nin kendi gemileriyle Akdeniz'de ve Karadeniz'de kararlılıkla petrol ve doğalgaz aramaya başladığını ve bunu sürdürdüğünü hatırlatan Bayraktar, Türkiye'nin enerji stratejisinde ortaya koyduğu uzun dönemli planlarda bir istikrar olduğunun da altını çizdi.
Bayraktar, "Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bir liderlik var, bir istikrar var." dedi.
Bakan Bayraktar, SMR alanında başta olmak üzere Türkiye'nin nükleer kapasitesini güçlendirmenin bu stratejinin önemli bir kısmını oluşturduğunu söyledi.
Türkiye'deki Elektrikli Araç Sayısı 400 Binin Üzerine Çıktı
Dünya piyasalarında "gaz ve petrolde yaşanan türbülansın da Türkiye'nin enerji stratejisinin doğru olduğunu gösterdiğini" kaydeden Bayraktar, ancak bu stratejinin hayata geçirilmesinde Türkiye'nin hız kazanması gerektiğini de kaydetti.
Bayraktar, nüfusu ve ekonomisi büyüyen ve şehirleşmeye devam eden bir ülke olarak Türkiye'nin enerji talebinin arttığını yineleyerek, "2035'te 6 milyon (elektrikli) araç diyoruz. Şu anda 400 binin üzerine çıktı Türkiye'deki elektrikli araç sayısı. Dolayısıyla 30 binin üzerinde elektrikli şarj istasyonumuz var. Bunun böyle yüz binlerce adede ulaşacağı bir döneme doğru gidiyoruz." diye konuştu.
Bakan Bayraktar, artan elektrik talebi dikkate alındığında Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının "ekonomi üzerinde çok büyük bir yük" olduğunu ifade etti.
Bakan Bayraktar, UAEA Başkanı Grossi ile Görüştü
Zirve kapsamında ikili görüşmelerde bulunduğunu da aktaran Bayraktar, bunlardan en önemlisini UAEA Başkanı Grossi ile gerçekleştirdiğini söyledi.
Bayraktar, UAEA'nın Türkiye'nin nükleer gelişiminde önemli rol oynadığını dile getirerek, Grossi’nin daha önce Akkuyu Nükleer Santrali’ne de geldiğini hatırlattı.
Bakan Bayraktar, "Bu yıl Akkuyu’da bizim için çok önemli bir yıl. İnşallah ilk elektriğe ilişkin çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. UAEA, nükleer alandaki standartları belirleyen ve bunların uygulanmasını yakından takip eden önemli bir kurum." ifadelerini kullandı.





