Dünyanın en önemli antik kentlerinden biri olan ve Lidya Krallığı’na başkentlik yapan Sardes’te kazı çalışmaları tarihin bilinmeyen bir sayfasını aralıyor. Bugüne kadar daha çok görkemli yapıları, tapınakları ve paranın ilk kez basıldığı merkez olmasıyla bilinen Sardes’te, bu kez sıradan Lidyalıların yaşamına ilişkin önemli bulgulara ulaşılıyor.

Üst üste gelen medeniyetlerin arasında gizlenen tarih

Sardes, Lidya Krallığı’nın ardından Helenistik, Roma ve Bizans dönemleri de dahil olmak üzere birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Farklı dönemlerde aynı alanların yeniden kullanılması, Lidyalıların günlük yaşamına ilişkin izlerin büyük bölümünün sonraki yapıların altında kalmasına neden oldu.

Ancak kazı çalışmalarında, sonraki dönem yerleşimlerinden etkilenmeden günümüze ulaşan Lidya dönemine ait bir tabakaya ulaşıldı. Bu alanın, Lidya döneminin ardından terk edildiği ve üzerine yeni yapıların inşa edilmediği belirlendi.

Pers istilası 2 bin 500 yıllık yaşamı adeta dondurdu

Kazı alanındaki buluntuların bu kadar iyi korunmasının arkasında ise Lidya Krallığı’nın sonunu getiren savaşın bulunduğu değerlendiriliyor.

Lidya Kralı Kroisos ile Pers İmparatoru II. Kiros, diğer adıyla Büyük Kiros, arasındaki savaşın ardından Sardes’in Perslerin kontrolüne geçtiği ve bölgedeki insanların evlerini terk ettiği anlaşılıyor. Terk edilen yaşam alanlarının üzerine uzun yıllar boyunca yeni yapıların kurulmaması, evlerdeki eşyaların ve bazı organik kalıntıların korunmasını sağladı.

Bu durum, arkeologlara 2 bin 500 yıl önceki günlük yaşamı adeta bir zaman kapsülü içerisinde inceleme fırsatı sunuyor.

2 bin 500 yıllık ekmek kalıntıları bulundu

Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Sardes Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill öncülüğünde sürdürülen çalışmalarda seramik kaplar, mutfak eşyaları, içecek kapları ve dönemin beslenme kültürüne ilişkin çeşitli kalıntılar ortaya çıkarıldı.

Buluntular arasında en dikkat çekici olanlardan biri ise binlerce yıl öncesine ait ekmek kalıntıları oldu. Evlerde bulunan eşyalar ve yiyecek kalıntıları, Lidyalıların ne yiyip içtikleri, mutfak kültürleri ve günlük yaşamları hakkında önemli bilgiler sağlıyor.

“Lidya Krallığı o kadar büyük ki…”

Sardes Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill, keşfedilen alanın Lidya döneminde bir mahalle olarak kullanıldığını belirterek bölgenin kentin merkezinden yaklaşık 1,5 kilometre uzaklıkta bulunduğunu söyledi.

Cahill, “Şu an aslında nekropol olarak adlandırdığımız bölgede bulunuyoruz. Helenistik dönemlerde burası nekropol olmuş ancak Lidya döneminde burası bir mahalleymiş. Şu an şehrin merkezinden 1,5 kilometre uzaklıktayız. Ancak Lidya Krallığı o kadar büyük ki şehir duvarının dışında birçok mahalle ve kutsal alan var. Demek ki Lidya zamanında Sardes Roma’dan da büyükmüş” dedi.

“Burada evler eşyalarıyla birlikte terk edilmiş”

Lidya dönemine ait yapıların daha sonraki dönemlerde yeniden kullanılmadığına dikkat çeken Cahill, bunun kazı alanı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Cahill, “Şu an bulunduğumuz noktanın başka bir önemi var. Şehrin merkezinde Lidya seviyelerinin üzerinde daha geç dönemlere ait kalıntılar var. Yani Lidya’nın üzerine Helenistik dönem, Roma, Geç Roma, Doğu Roma’ya ait kalıntılar buluyoruz. Ancak burası Lidya döneminde terk edilmiş ve üzerine başka binalar inşa edilmemiş. Burada büyük ve geniş bir alan ortaya çıkarabiliriz” diye konuştu.

Lidyalıların sofraları ve günlük yaşamları araştırılıyor

Kazıların yalnızca anıtsal yapıları değil, sıradan insanların yaşamını anlamak açısından da büyük önem taşıdığını belirten Cahill, bölgede bulunan ev eşyalarının bu açıdan eşsiz bilgiler sunduğunu söyledi.

Cahill, “Buranın bir önemi de Lidya halkına ait normal hayat hakkında birçok bilgiyi öğrenebiliriz. Evet, tapınaklar da önemli ancak Lidyalılar ne yemişler, ne içmişler bunları öğrenebiliriz. Buranın keşfedilmesi bizim için büyük bir şans. Burada evlerin içerisinde birçok seramik ve diğer parçalar buluyoruz. Çünkü Lidya İmparatorluğu’nun sonunda burası terk edilmiş ve Lidyalı ev sahipleri buradan kaçmış. İnsanlar da evlerini olduğu gibi eşyalarıyla birlikte bırakmışlar” ifadelerini kullandı.

Büyük savaşın izleri evlerde kaldı

Kazı çalışmalarında elde edilen bulgular, Sardes’teki yaşamın büyük bir savaşın ardından aniden sona ermiş olabileceğine işaret ediyor. Evlerde bulunan ekmek, tabak ve diğer günlük kullanım eşyaları, insanların hazırlık yapmadan bölgeden ayrıldığını düşündürüyor.

Böylece Sardes’te yalnızca kralların, sarayların ve tapınakların değil, binlerce yıl önce bu evlerde yaşayan sıradan insanların da hikayesi yeniden ortaya çıkıyor.

Sardes’teki yeni keşifler, Lidya uygarlığının günlük yaşamına ilişkin bugüne kadar bilinmeyen ayrıntıların ortaya çıkarılmasının önünü açıyor. Pers istilasıyla adeta zamanın durduğu alanda sürdürülen kazıların ilerleyen süreçte Lidyalıların beslenme alışkanlıklarından sosyal yaşamlarına ve ekonomik yapılarına kadar pek çok konuda yeni bilgiler sunması bekleniyor.

Kaynak: İHA