Manisa’da bir zamanlar sinemaya gitmek başlı başına bir şehir ritüeliydi. Köşk'ten Şehir’e, Şen’den Beyaz Saray/Çınar’a uzanan salonlarda yalnızca filmler izlenmiyor; aileler buluşuyor, gençler randevulaşıyor, yaz akşamları açık hava sinemasında perdelerin karşısında saatler geçiriliyordu.

Manisa’da sinema kültürü, özellikle 1930’lu yıllardan başlayarak 1980 hatta 1990’lı yıllara kadar şehir hayatının önemli unsurlarından biri olarak öne çıktı. O dönemde sinemaya gitmek, yalnızca film izlemek için yapılan bir etkinlik değil, ailelerin ve arkadaş gruplarının birlikte vakit geçirdiği sosyal bir alışkanlıktı. Bugün filmler ağırlıklı olarak alışveriş merkezlerindeki çok salonlu sinemalarda izleniyor. Geçmişte ise sinema salonları şehrin içerisinde, günlük hayatın tam ortasında bulunuyordu.

YAZLIK SİNEMALARIN DÖNEMİ
Eski Manisa denildiğinde yazlık sinemalar da ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor.
Havaların ısınmasıyla birlikte yazlık sinemalar hareketleniyor, özellikle mayıs ayının sonlarından itibaren akşam seansları yoğun ilgi görüyordu. Aileler, arkadaş grupları ve çocuklar açık havada film izlemek için sinemaların yolunu tutuyordu.

Yazlık Gediz Sineması da Manisalıların hafızasında yer eden salonlardan biriydi. Sinemanın karşı sokağında çocukluğunu ve gençliğini geçiren Manisalıların aktardığı anılarda, havaların ısınmasıyla başlayan sinema sezonu önemli bir yer tutuyor.

ESKİ İLANLARDA MANİSA SİNEMALARI
Dönemin ilanlarında yer alan film programları ise Manisa’daki sinema kültürünün boyutunu göstermesi açısından dikkat çekiyor.

Şan Sineması’nda Dean Martin, George Peppard ve Jean Simmons’ın rol aldığı “Müthiş Gece” gösteriliyordu. Filmin seansları 19.30 ve 21.45 olarak duyurulmuştu. Şehir Sineması’nda Fatma Girik ve Tugay Toksöz’ün rol aldığı “Boş Beşik” vardı. “Tamamen renkli” olarak duyurulan filmin 14.00, 19.30 ve 21.45 olmak üzere üç seansı bulunuyordu. Şen Sineması’nda Türkan Şoray ve Tanju Gürsu’nun rol aldığı “Fosforlu Cevriye” 19.30 ve 21.45 seanslarında izleyiciyle buluşuyordu. Beyaz Saray Sineması’nda ise Alex Cord ve Robert Ryan’ın rol aldığı “Ölüme Giden Yol”, “Türkiye’de ilk defa” ifadeleriyle duyurulmuştu. Film 14.00, 19.30 ve 21.45 seanslarında gösteriliyordu. Köşk Sineması’nda “Arkadaşım” ikinci haftasında gösterilirken, Zevk Sineması’nın programında “Pazar Günleri Asla” ve “İtalya Tatili” filmleri yer alıyordu.

Bugün birkaç eski ilan üzerinden bakıldığında bile, o dönemde Manisa’da sinema salonlarının şehir hayatındaki yaygınlığı görülebiliyor.

SİNEMA KÜLTÜRÜ DE ŞEHİRLE BİRLİKTE DEĞİŞTİ
Manisa’nın eski sinemaları tamamen tarih oldu. Bir zamanlar şehrin farklı noktalarında bulunan salonların yerini, zaman içerisinde daha modern ve çok salonlu sinema kompleksleri aldı.Bu değişim yalnızca sinema salonlarının değişmesiyle sınırlı kalmadı. Film izleme alışkanlıkları, insanların boş zamanlarını değerlendirme biçimleri ve şehir içerisindeki buluşma noktaları da değişti.

Eskiden sinema için çarşıya veya belirli bir salona gidilirken, bugün sinema çoğu zaman alışveriş merkezindeki diğer aktivitelerden biri haline geldi. Şehir değişti, teknoloji değişti, sinema salonları değişti. Ancak Şehir, Şan, Şen, Beyaz Saray, Köşk, Hollywood, Çınar ve Yazlık Gediz gibi isimler, Manisa’nın yakın geçmişindeki sinema kültürünün izlerini taşıyan adresler olarak hafızalarda kaldı.

Bir dönemin Manisa’sını anlamak için bazen eski bir sinema ilanına, bazen yıkılmış bir binanın fotoğrafına, bazen de “Biz oraya giderdik” diye başlayan bir hatıraya bakmak yeterli oluyor.
Not: Fotoğraflar ‘Eski Manisa Fotoğrafları’ Facebook sayfasından alınmıştır.





