CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanun Teklifi’ne sert tepki gösterdi. Teklifin doğayı korumak yerine rantı ve sermayeyi öncelediğini vurgulayan Başevirgen, tarımın ve üreticinin içinde bulunduğu ağır tabloya dikkat çekti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan Milli Parklar Kanun Teklifi, muhalefetin sert eleştirilerine neden oldu. Bekir Başevirgen, teklifin milli parkları ve koruma alanlarını rant odaklı projelere açacağını savundu. Tarım sektöründe yaşanan büyük daralma, çiftçinin artan borç yükü ve üretimden kopuşun görmezden gelindiğini ifade eden Başevirgen, iktidarın önceliğinin doğa ve üretici değil, sermaye olduğunu dile getirdi. Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada çarpıcı veriler paylaşan Başevirgen, “Asıl konuşmamız gereken sorunlar ortadayken, doğa talanına yol açacak bir düzenleme önümüze getiriliyor” dedi.
Milli Parklar Kanun Teklifi Neyi Amaçlıyor?
Milli Parklar Kanun Teklifi’nin, koruma altındaki alanlarda turistik amaçlı bina ve tesislerin yapılmasına imkân tanıdığını belirten Başevirgen, düzenlemenin doğayı bir “kaynak” olarak gördüğünü söyledi. Teklif kapsamında milli parklarda 49 yıla kadar tahsislerin önünün açıldığını vurgulayan Başevirgen, bu durumun doğal yaşamı ciddi biçimde tehdit edeceğini ifade etti.
“Doğa Talanına ve Ranta Hizmet Eden Bir Teklif”
Teklifin içeriğine dikkat çeken Başevirgen, tarım ve hayvancılığın çözüm bekleyen onlarca sorunu varken böyle bir düzenlemenin Meclis gündemine getirilmesini eleştirdi. Ekilen ürünlerin tarlada kaldığını, tarladaki fiyatla pazardaki fiyat arasındaki uçurumun büyüdüğünü söyleyen Başevirgen, “Biz çiftçinin borçlarını, üreticinin ayakta kalma mücadelesini konuşmalıydık. Ama AKP’nin milli parkları talana açan teklifini konuşuyoruz” ifadelerini kullandı.
Tarımda Çarpıcı Rakamlar: Üretici Giderek Yok Oluyor
Başevirgen, Türkiye’de tarımın geldiği noktayı rakamlarla ortaya koydu. Tarım sektörünün bu yıl yüzde 13 daraldığını belirten Başevirgen, tarımda çalışan sayısının 7,5 milyondan 4,5 milyona düştüğünü söyledi. Genç çiftçi oranının yüzde 15’e gerilediğini, ortalama çiftçi yaşının ise 58’e yükseldiğini ifade eden Başevirgen, son 23 yılda yaklaşık 2,5 Kıbrıs Adası büyüklüğünde tarım alanının yok olduğunu vurguladı.
“Mazot 1,62 Liradan 60 Liraya Dayandı”
Girdi maliyetlerindeki artışa da dikkat çeken Başevirgen, 2002 yılında 1,62 lira olan mazot fiyatının bugün 60 liraya yaklaştığını hatırlattı. Çiftçiye verilmesi gereken desteklerin yetersiz kaldığını söyleyen Başevirgen, Tarım Kanunu’na göre ödenmesi gereken 770 milyar liralık desteğin yerine yalnızca 168 milyar lira verildiğini dile getirdi.
“Çarşı, Pazar AKP Sayesinde Yangın Yeri”
İktidarın tarım politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi vurduğunu belirten Başevirgen, ithalat odaklı politikalar nedeniyle temel gıda ürünlerine erişimin zorlaştığını söyledi. Emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşların mutfağının boş olduğunu ifade eden Başevirgen, “Çarşı, pazar AKP sayesinde yangın yeri” dedi.
STK’lar ve Meslek Odaları Sürecin Dışında Bırakıldı
Kanun teklifinin hazırlanma sürecinde hiçbir sivil toplum kuruluşu, meslek odası ya da konu paydaşından görüş alınmadığını vurgulayan Başevirgen, düzenlemenin tamamen merkezi idareye yetki devri öngördüğünü belirtti. Bu durumun denetimi ortadan kaldırdığını savunan Başevirgen, teklifin keyfiyeti meşrulaştırdığını söyledi.
“İktidar Yine Rant Kapılarını Açıyor”
Konuşmasının sonunda iktidarın toplumsal sorunlara kulak tıkadığını belirten Başevirgen, “Halkın çözüm bekleyen hangi sorununu bu teklifle çözeceksiniz? İktidar yine birilerine rant kapılarını açıyor, sermayeyi koruyor ve doğa talanına izin veriyor” diyerek Milli Parklar Kanun Teklifi’ne karşı olduklarını net bir dille ifade etti.





