Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde kurulan Perşembe Pazarı’nda bu hafta tezgahlara yansıyan fiyatlar, hem vatandaşın cebini hem de üretici ve esnafın sabrını zorluyor. Domates, biber ve patlıcan gibi ürünlerde fiyatlar adeta uçarken, pazara gelenler alışverişi yarım kilo ile sınırlamak zorunda kalıyor. Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, üretici ile tezgah arasındaki uçuruma dikkat çekerken, pazarcı esnafı da artan maliyetlerle başa çıkmakta zorlandığını belirtti.
Manisa’da her hafta kurulan Perşembe Pazarı’nda fiyatlar ateş pahası. Domates, biber, patlıcan gibi ürünlerde yaşanan sert artış hem vatandaşın hem de esnafın tepkisini çekerken, üretici ile satış fiyatı arasındaki uçurum tartışma yarattı.
Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur konuyla ilgili gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.
“FİYATLAR ÇOK AFAKİ”
Fiyatların aşırı yükseldiğini belirten Aydoğan Okur, “Bu şartlarda çok ağır fiyatlar. İnsanlar yarım kilo biber yiyemeyecek mi? Bir menemen yiyemeyecek miyiz? Domates, biber… Bu fiyatlar çok aşırı” dedi.

Artışın nedenlerine değinen Okur, “Bunun en büyük sebeplerinden biri sera malları olması. Şu an ürünler seralarda yetişiyor. Üretici bundan para kazanmıyor ki… Serada bu fiyatlar 20-30 TL bilemedin 40 TL’dir. 30 TL nerede, 300 TL nerede? 300 TL gibi fiyatlar çok afaki” ifadelerini kullandı.
“DENETİM YAPILMALI”
Mazot fiyatlarının yüksek olduğunu ancak bunun tek başına belirleyici olmadığını belirten Okur, “Şimdi zaten sera malı bunlar. Normal ortamda yetişen ürünler değil. Küçük seralarda yetişiyor. Bunların sadece mazotla bu kadar artacağını düşünmüyorum. Nakliyeden mi, tüccardan mı, halden mi kaynaklanıyor? Bu kadar etkilenmemesi lazım. 30-40 TL’lik ürünün 300-400 TL olması kabul edilemez” diye konuştu.
Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulunan Okur, “Karkas ette fahiş fiyat artışı yapanlar denetlendi. Aynı şekilde sebze-meyvede de denetim yapılmalı. Gerçek fiyatlar ortaya çıkarılmalı” dedi.
“ÜRETİCİ EN AZ KAZANAN”
Üreticinin sistemde en az kazanan kesim olduğunu vurgulayan Okur, “Üreticiye gidin sorun, bunun neresinde? En az parayı kazanan üretici. Ürün direkt üreticiden tüketiciye gelse 30-40 TL’den alınan mal 70-80 TL olur. Ama 300 TL çok yüksek. Arada uçurum var ve bu bir an önce kapatılmalı” ifadelerini kullandı.
Seracılığın bitme noktasına geldiğini belirten Okur, “Normal ekimler başlıyor. Nisan sonu, Mayıs başı gibi doğal ürünler piyasaya çıkacak. Ayın 15’inden sonra fiyatlar düşer. Ama şu an seranın en yoğun dönemi” dedi.
Çiftçinin durumuna dikkat çeken Okur, “Gidin seradaki çiftçiye sorun, bu işten memnun değil. Girdi maliyetleri çok yüksek. İnsanlar çiftçi çok kazanıyor sanmasın, bu imkansız” diye konuştu.
VATANDAŞA ÇAĞRI: “SEZONDA ALIN, DEPOLAYIN”
Vatandaşlara da öneride bulunan Okur, “Sezonda ürünleri alın, derin dondurucularda saklayın. Kışın tüketin. Ara dönemde fiyatlar çok yüksek oluyor” dedi.
Pazardaki durumu “zam furyası” olarak nitelendiren Okur, “Ben de pazara çıktım, gerçekten çok yüksek fiyatlar var” ifadelerini kullandı.
SÜT VE PEYNİR ÖRNEĞİYLE ANLATTI
Fiyat dengesizliğine örnek veren Okur, “Ben üreticiden süt alıyorum. 3 kilo süt 90 TL. Ama peynir 550 TL’den aşağı yok. 8-10 kilo sütten 1 kilo peynir çıkıyor. 300 TL maliyet, 100 TL işletme payı koysan 400 TL. Ama yanında çökelek, kaymak da çıkıyor. Buna rağmen fiyatlar çok yüksek” dedi.
Devlet desteğinin yetersiz kaldığını belirten Okur, “Üretici destekleniyor ama yeterli değil. Daha fazla destek şart” diye konuştu.
“GÜBRE VAR AMA ALINAMIYOR”
Artan maliyetlere dikkat çeken Okur, “Gübre var ama çiftçi alamıyor. 1 torba gübre 1900-2000 TL. 10 torba 20 bin TL. Bu şartlarda üretim zor. Bir an önce buna dur denmeli” dedi.
Fiyatların düşmesi için dikkat çeken bir öneride de bulunan Okur, “İnsanlar 1 ay ürün almasa fiyatlar düşer. Bu arz-talep meselesi. Ama bu sefer üretici zarar görür. Bu yüzden devletin denetim mekanizması devreye girmeli” ifadelerini kullandı.
PAZARCILAR KAN AĞLIYOR!
Pazarda satış yapan esnaflar da bu duruma tepkili. Maliyetlerin yükselmesi ve alım gücünün düşmesiyle zor günler geçiren esnaflar, satışların ciddi oranda gerilediğini belirterek yaşanan durumdan kendilerinin de memnun olmadığını dile getirdi.
“MASRAF 10 BİN TL”
Pazarcı esnafı Hüseyin Belen ise fiyat artışlarının hava koşulları ve maliyetlerden kaynaklandığını belirterek, “Yağışlar ürünleri etkiledi. Halden aldığımız ürüne işçi, mazot ve tezgah masrafı ekleniyor. Günlük 10 bin TL giderimiz var” dedi.
Pazarcı Doğan Arslan da denetim eksikliğine dikkat çekerek, “Serbest piyasa var ama kontrol yok. Ürün 25 TL’den çıkıyor, bize 50 TL’ye geliyor. Komisyoncular kazanıyor, esnaf ve vatandaş zor durumda” diye konuştu.
“ALIM GÜCÜ YOK”
Pazarcı İsmet Arvas, fiyat artışında ihracat, savaş ve hava şartlarının etkili olduğunu ifade ederek, “Vatandaş alamıyor. 90-100 TL domates ağır geliyor” dedi.
Patates-soğan satıcısı Yakup Özer ise maliyet artışlarının pazara doğrudan yansıdığını belirterek, “Mazot, gübre, işçilik arttı. Her yıl bu dönem fiyatlar yükselir. 15 Nisan’dan sonra düşüş başlar ama çok büyük bir gerileme beklemiyoruz” ifadelerini kullandı.
Yüksek fiyatlar nedeniyle alışveriş yapmakta zorlanan vatandaşlar, “Eskiden kilo ile aldığımız ürünleri şimdi yarım kilo çok zor alıyoruz. Bir menemen yapmak bile lüks oldu” diyerek alım gücünün düştüğünü ifade etti.





