Manisa’da Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, kentte yaşanan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekmek amacıyla bir araya geldi. 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirilen eylemde basın açıklamasını platformun Manisa temsilcisi İdil Altun okudu.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa Temsilcisi İdil Altun açıklamasında, Manisa’da öldürülen Rukiye Yanar ve Kadriye Köken ile Demirci ilçesinde şüpheli şekilde ölü bulunan Şerife Çınar için bir araya gelindiğini belirtti.
“AİLE YILININ VE SÜRDÜRÜLEN CEZASIZLIK POLİTİKALARININ SONUCUDUR”
Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin hem Manisa’da hem de Türkiye genelinde artarak devam ettiğini vurgulayarak, 2025 yılı verilerini hatırlatan Altun, “2025 verilerine göre Türkiye’de 294 kadın cinayeti, 297 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Bu tablo bize çok net bir şey söylüyor: Bu veriler, ilan edilen “Aile Yılı”nın, sürdürülen cezasızlık politikalarının sonucudur.”
KATİLLER DIŞARIDA, ADALET NEREDE?
11. Yargı Paketi’ne tepki gösteren Altun, birçok suçlunun bu düzenleme ile tahliye edildiğini belirterek, “Tahliye edilen erkekler kadınları öldürdü. Bu yargı paketini Meclis’ten geçirenler, kadınların ölümünden kendilerini sorumlu tutuyor mu?” diye konuştu.
Rukiye Yanar’ın Turgutlu ilçesinde eşi tarafından öldürüldüğünü hatırlatan Altun, “Rukiye, ‘barıştırma’ bahanesiyle ailesinin evinden alındı, ova bölgesine götürülerek tabancayla vuruldu. Barışma adı altında kadınlar, şiddetin faili olan erkeklerle yeniden aile içine hapsediliyor” dedi.
Kadınların yüzde 35’inin evli oldukları erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çeken Altun, “Rukiye de bu kadınlardan biriydi. Rukiye’nin hesabı sorulacak” ifadelerini kullandı.
Kadriye Köken’in boşanma davası açtığını ve uzaklaştırma kararı aldırdığını aktaran Altun, buna rağmen Kadriye’nin sokak ortasında öldürüldüğünü söyledi. Altun, “Bir kadın koruma kararına rağmen nasıl öldürülebiliyor? Yoksa bu kararlar sadece birer kâğıt parçası mı?” diyerek tepki gösterdi.
6284 SAYILI ETKİN UYGULANSAYDI KADRİYE BUGÜN HAYATTAYDI
6284 sayılı yasanın etkin uygulanması halinde Kadriye Köken’in hayatta olabileceğini ifade eden Altun, ”Kadınlar öldürüldükten sonra faillerin yakalanmasıyla değil; bireysel silahlanmanın sınırlandırılması, silaha erişimin zorlaştırılması ve 6284’ün etkin uygulanmasıyla korunur. Uzaklaştırma kararları gerçek bir koruma sağlamalıdır” dedi.
Kadınların en çok eşleri ve yakınları tarafından öldürüldüğünü belirten Altun, “Aile Yılı ilan edenler de en az failler kadar sorumludur” ifadelerini kullandı.
Demirci ilçesinde dere yatağında ölü bulunan Şerife Çınar’ın ölümünün şüpheli olduğunu vurgulayan Altun, “2025 yılında şüpheli kadın ölümü sayısı, kadın cinayeti sayısını aşmıştır. 297 kadının ölümü aydınlatılmamıştır. Her aydınlatılmayan şüpheli ölüm, bu sayıların artmasına neden olmaktadır” diye konuştu.
“DEVLET SUSUYOR, KADINLAR ÖLÜYOR”
Altun, kadınların hayattayken korunmadığını, öldürüldükten sonra ise adalet mücadelesi vermek zorunda bırakıldıklarını belirterek, Yaşarken koruyamadığınız kadınlar için, öldükten sonra faillerin hak ettikleri cezaları verin. Bu ödül gibi cezalar, faillere cesaret vermekte ve yeni kadın cinayetlerinin önünü açmaktadır” dedi.
“Aile Yılı’nı da 11. Yargı Paketi’ni de kabul etmiyoruz” diyen Altun, kadın ölümlerinin örtbas edildiğini ve azılı suçluların serbest bırakıldığını söyledi.
İdil Altun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizler, öldürülen her kadının peşini bırakmayacağız. Dava takiplerini yapacağız. Failler sanmasın ki onları kollayan bir iktidar, yargı ve kolluk varken kadınlar yalnız. Kadınların her daim yanında olan bir feminist mücadele var. Biz kadın mücadelesinde ısrarcıyız. Kadın cinayetlerini durdurmakta ısrarcıyız. Her kadın düşmanı politikanızda alanlardayız. Kadın cinayetlerini durduracağız, şüpheli ölümleri mücadelemizle aydınlatacağız.”





