Kredi kartı kullanan milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yeni düzenleme için hazırlıklar sürüyor. Bireysel kredi kartı borçluluğunu kontrol altında tutmak ve finansal istikrarı güçlendirmek amacıyla kredi kartı limitlerinin belirlenmesinde yeni kriterlerin devreye alınması planlanıyor. Yeni sistemle birlikte bankaların kredi kartı limiti belirlerken yalnızca müşterinin talebini değil, kişinin gerçek ve kayıtlı gelirini ile mevcut borçluluk durumunu da dikkate alması hedefleniyor.

SGK VE RİSK MERKEZİ VERİLERİ BİRLEŞTİRİLECEK

Planlanan düzenlemenin en dikkat çeken başlığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Risk Merkezi verilerinin entegre edilmesi oluşturuyor.

Söz konusu entegrasyonun hayata geçirilmesiyle bankaların, kredi kartı başvurusu veya limit artışı sırasında müşterinin kayıtlı gelirine ve mevcut borç yüküne sistem üzerinden erişebilmesi amaçlanıyor.

Böylece kişinin ödeme gücünün üzerinde kredi kartı limitine sahip olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

LİMİT ARTIŞLARINDA GELİR KRİTERİ ÖNE ÇIKACAK

Yeni uygulamayla birlikte bankaların belirli dönemlerde otomatik olarak gerçekleştirdiği kredi kartı limit artışlarının da yeniden şekillenmesi bekleniyor.

Limit artışlarında müşterinin belgelenebilir ve kayıtlı gelirinin temel kriterlerden biri olması planlanıyor. Böylece gelir seviyesindeki değişim ile kredi kartı limitinin daha yakından ilişkilendirilmesi amaçlanıyor.

Uygulamanın nasıl hayata geçirileceği, limitlerin hangi kriterlere göre uyarlanacağı ve yeni sistemin yasal çerçevesi hazırlanacak mevzuatla netlik kazanacak.

TAKİPTEKİ ALACAKLARDA ARTIŞ DİKKAT ÇEKTİ

Düzenleme hazırlığının arkasında bireysel borçlulukta yaşanan gelişmeler de bulunuyor.

Merkez Bankası verilerine göre bireysel kredi kartları ve Kredili Mevduat Hesabı (KMH) büyümesinde yavaşlama görülmesine karşın, bankacılık sektöründe takipteki alacak oranında artış yaşandı.

Temmuz 2026 itibarıyla takipteki alacak oranı yüzde 2,2'den yüzde 2,9'a yükseldi. Artışta KOBİ kredilerinin yanı sıra tüketici kredileri ve kredi kartı alacaklarındaki yükseliş de etkili oldu.

Ocak 2026'da devreye alınan yeniden yapılandırma imkânlarına rağmen takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılıklar da finansal sistem açısından yakından izleniyor.

TÜRKİYE'DE HANEHALKI BORCU DÜŞÜK SEVİYEDE

Öte yandan uluslararası veriler, Türkiye'deki hanehalkı borçluluğunun gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha düşük seviyede olduğunu gösteriyor.

2025 yılında Türkiye'de hanehalkı borcunun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı yüzde 10,1 olarak kaydedildi. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 45,6, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 67,8 seviyesinde gerçekleşti.

Yeni düzenlemeyle birlikte hedef, kredi kartı limitlerini vatandaşların gerçek ödeme gücüyle daha uyumlu hale getirerek aşırı borçlanma riskini azaltmak ve finansal istikrarı desteklemek olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber Merkezi