Manisa’nın Alaybey Mahallesi’nde çocukluk yıllarını geçiren Kâmil Su, 13 yaşında yaşanan Manisa Yangını sırasında ailesiyle birlikte Spil Dağı’na sığındı. Bu zorlu deneyim, onun tarih bilincini ve yaşam felsefesini şekillendirdi. İlerleyen yıllarda tarih öğretmeni olan Kâmil Su, 1933’te Atatürk’ün Balıkesir Öğretmen Okulu’nu ziyareti sırasında verdiği dersle tarihe damga vurdu. Derste Göktürkler’in kuruluşu işlenirken, Atatürk öğrencilerin verdiği cevaplar üzerinden milli mücadele anlayışını örnekledi.

Spil Dağı’na Sığındı
13 yaşında Manisa yangınını yaşayan Kâmil Su ve ailesi, şehrin yanmasıyla birlikte güvenli bölge olan Spil Dağı’na sığındı. Bu süreç, Su’nun ilerleyen yıllarda yazdığı “Manisa ve Yöresinde İşgal Acıları” adlı kitabında detaylı olarak anlatıldı ve Manisa tarihinin önemli bir kesiti olarak kayıtlara geçti.
Eğitim Yolculuğu ve Tarih Tutkusu
Manisa Sultanisi’nde başlayan öğrenim hayatı, İstanbul Özel İstiklal Lisesi ve İstanbul Darülfünûnu Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü ile devam etti. Üniversitede Fuad Köprülü gibi önemli hocalardan ders alan Su, tarih araştırmalarında derin bir bilgi birikimi edindi ve Manisa’nın gurur duyduğu bir tarihçi oldu.
Atatürk’ün Ziyareti
22 Ocak 1933’te Atatürk, Balıkesir Öğretmen Okulu’nu ziyaret etti. Kâmil Su’nun dersini izleyen Atatürk, öğrencilerden Göktürkler’in kuruluşu hakkında sorular aldı. Bir öğrencinin verdiği Bumin’in kızı üzerinden yanıt, Atatürk tarafından milli mücadele perspektifiyle değerlendirildi: “Bir milletin özgürlüğünü kazanmak için savaşması bir kız alışverişine bağlanmamalıdır. Türkler bir kız yüzünden değil, esirliğe dayanamayarak özgürlüklerine kavuşmak için Cücenlere karşı ayaklanmış ve Gök Türk Devleti’ni kurmuşlardır.”
Manisa’nın Tarihçi Simgesi
Kâmil Su, hayatını Manisa’ya ve Türk tarihine adadı. Ölümünden sonra kitaplarını Manisa Kitaplığı’na bağışlayarak kent hafızasına katkı sağladı. Bugün Manisa’da herkes onun adını bilir; Spil Dağı’na sığındığı o günlerden Atatürk’ün dersine kadar uzanan hikâyesi, Manisa tarihinin unutulmaz bir parçası olarak anlatılıyor.





