Son yıllarda halı saha maçlarında yaşanan kalp krizi vakalarındaki artış dikkat çekiyor. Manisa ve Türkiye’nin farklı illerinde pek çok ölüm yaşanması konuyu yeniden gündeme taşıdı. Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Doç. Dr. İbrahim Halil Özdemir, halı saha maçlarının sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek önemli açıklamalarda bulundu.

Halı sahanın çoğu kişi tarafından haftada bir yapılan bir spor aktivitesi olarak görüldüğünü ifade eden Özdemir, bunun aslında yanlış bir yaklaşım olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Çoğu insan haftada bir gün halı saha maçını spor aktivitesi olarak görüyor ama bu tam bir spor aktivitesi değil. O bir saatte olacak bir şey değil” dedi.

Maç öncesi yapılan hatalara dikkat çeken Özdemir, “Çoğu insan herhangi bir ön hazırlık yapmadan, ısınmadan birinci dakikada başlıyor koşmaya. 60. dakikaya kadar koşmaya çalışıyor. Üstelik çoğu kişi maç öncesinde sigara içiyor.” ifadelerini kullandı.

“RİSK FAKTÖRLERİ GÖRMEZDEN GELİNİYOR”

Risk faktörlerinin göz ardı edildiğini vurgulayan Özdemir, “Çoğu kişinin bir spor hayatı yok. Haftada bir gün spor yaptığı için obezite de artıyor. Bu yüzden obezitenin de etkisi var. O yüzden bunun artmasının sebebinin birincisi bir anda aşırı efor sarf etmek. İkincisi ise risk faktörlerini elemine etmeden bunu yapmaya çalışmak. Obezite, sigara, düzensiz alkol kullanımı, kolesterol yüksekliği ve farkında olunmayan hipertansiyon gibi risk faktörleri var. Bunlar üst üste gelince, hazırlıksız şekilde herhangi bir ısınma yapmadan direkt spor aktivitesi olarak halı saha yapmaya çalışması kötü oluyor” diye konuştu.

“HER ÖLÜM KALP KRİZİ DEĞİL”

Halı sahada yaşanan ölümlerin tamamının kalp krizi kaynaklı olmadığını belirten Özdemir, “Bizim gördüğümüz en temel şey kalp krizi yani MI (Miyokard enfarktüsü). Ama bazen ailesel ya da kalıtsal hastalıklar da olabiliyor. Bunların da önceden herhangi bir EKG'sine bakılmadığı için, tanısı, tedavisi olmadığı için bunlar da MI’yla karıştırılabiliyor aslında. Ritim bozuklukları nedeniyle de hastalar hayatını kaybedebiliyor. Her vefata kalp krizi demek doğru değil” dedi.

RİSK YAŞI GİDEREK DÜŞÜYOR

Risk yaşının giderek düştüğünü belirten Özdemir, “Artık ortaokul ve lise çağında sigara kullanımı başladı. Çoğu kişi günde bir paket ve üzerinde içiyor. Bu nedenle 18 yaşından itibaren risk var. Özellikle 35 yaş üstünde risk çok daha fazla” ifadelerini kullandı.

Maç öncesi yapılacak 10-15 dakikalık ısınmanın hayati önem taşıdığını belirten Özdemir, kalp hızının kademeli artırılması gerektiğini söyledi. “Hareketsiz bir bireyin kalp hızının bir anda 140-150 seviyelerine çıkması ciddi risk oluşturur” diyen Özdemir, maç sırasında hissedilen göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi ve çarpıntı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.

“İLK DAKİKALAR HAYAT KURTARIR”

Ani kalp durmalarında ilk 3-5 dakikanın kritik olduğunu belirten Özdemir, halı sahalarda defibrilatör cihazlarının bulunmasının önemine dikkat çekti. Bu cihazların ritim bozukluklarına hızlı müdahale imkanı sunduğunu ve hayat kurtarabildiğini söyledi.

Vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Özdemir, özellikle sigara kullanımının bırakılması gerektiğinin altını çizerek, “35 yaş üstü bireyler mutlaka sigarayı bırakmalı. Eğer bu yaş grubundaki kişiler haftada bir halı saha maçı yapacaksa, bunu destekleyecek şekilde düzenli bir spor alışkanlığı edinmeli. Sadece haftada bir gün yapılan maç yeterli değil; düzenli kardiyo egzersizleriyle vücudun buna hazırlanması gerekiyor” dedi.

Özellikle 35 yaş üstü bireylerin kardiyolojik kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini belirten Özdemir, “En azından bir EKG çekilmeli, rutin kan tahlilleriyle kolesterol düzeylerine bakılmalı. Obezite sorunu olanlar ilgili merkezlere yönlendirilmeli. Ayrıca kalp ultrasonu ile kalbin durumu değerlendirilmeli. Çünkü bu hastaların büyük bir kısmında kontrolsüz hipertansiyon görüyoruz. Yapılacak basit kontrollerle bu riskler erkenden tespit edilip önlem alınabilir” diye konuştu.

Kaynak: Manisa Kulis Haber