Altın piyasasında yükseliş ivmesinin ardından yeni haftada sınırlı kâr satışları görülürken, yatırımcıların gözü fiyatların bundan sonraki yönünü belirleyecek gelişmelere çevrildi.

ABD'den gelen zayıf istihdam verilerinin ardından Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler yeniden şekillenirken, piyasalar bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verilerine odaklandı. Zayıf ekonomik verilerin faiz artışı beklentilerini azaltması, faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Altının yönünü 3 gelişme belirleyecek

Piyasalarda altının kısa vadeli seyrinde üç başlık öne çıkıyor.

İlk olarak ons altının teknik görünümü takip ediliyor. 4.200 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması, yükseliş trendinin korunması açısından kritik eşiklerden biri olarak değerlendiriliyor.

İkinci önemli başlık ise ABD'den gelecek ekonomik veriler ve Fed'in faiz politikası. Temmuz ayı tüketici enflasyonu verisi, Fed'in önümüzdeki dönemde atacağı adımlara ilişkin beklentiler açısından yakından izlenecek.

Üçüncü başlık ise petrol fiyatları ve küresel enflasyon. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek hareketlilik, merkez bankalarının faiz politikalarını ve dolayısıyla altın fiyatlarını da etkileyebilecek.

Merkez bankaları altın toplamaya devam ediyor

Altın fiyatlarını destekleyen önemli unsurlardan biri de merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmeye devam etmesi.

Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları 2026'nın ilk yarısında altın alımlarını sürdürdü. Çin Merkez Bankası da haziran ayında yaklaşık 15 ton altın alarak rezervlerini 2.346 tona yükseltti ve üst üste 20'nci ayda altın almış oldu.

Polonya, Özbekistan ve Kazakistan gibi ülkelerin de altın rezervlerini artırması, küresel piyasalarda değerli metale yönelik talebin güçlü kalmasına katkı sağlıyor. Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre merkez bankalarının önemli bölümü önümüzdeki dönemde altın rezervlerinin artmasını bekliyor.

Gram altında 10 bin TL hesabı

İç piyasada ise gözler gram altına çevrilmiş durumda. Gram altının gelecekteki seviyesinde yalnızca ons altın değil, dolar/TL kuru da belirleyici olacak.

Piyasalarda dile getirilen senaryolardan birine göre dolar/TL'nin yıl sonunda 53-55 TL bandında, ons altının ise 5.600-6.000 dolar seviyelerinde bulunması halinde gram altının matematiksel olarak 10 bin-11 bin TL bandını test etmesi mümkün görülüyor.

Ancak bu rakamların kesin bir fiyat tahmini olmadığı, belirli ons altın ve döviz kuru varsayımlarına dayanan bir senaryo olduğu unutulmamalı.

Altın borcu olanlar ne yapacak?

Altın fiyatlarında yeni rekor beklentilerinin gündeme gelmesi, özellikle altın borcu bulunanlar ve yakın zamanda düğün yapacak olanlar açısından da önem taşıyor.

Fiyatların yükselmeye devam etmesi halinde bugün alınacak altın ile ilerleyen dönemde alınacak altın arasında ciddi bir maliyet farkı oluşabilir. Bu nedenle piyasa uzmanları, altın ihtiyacı bulunanların tek seferde yüksek miktarda alım yapmak yerine, kendi bütçeleri doğrultusunda kademeli alım stratejisini değerlendirebileceğine dikkat çekiyor.

ABD enflasyonu bekleniyor

Altının önümüzdeki günlerdeki seyri açısından ABD'den gelecek enflasyon verileri kritik önem taşıyor.

Piyasalar, temmuz ayı tüketici fiyatları verisinin Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentileri nasıl değiştireceğini izleyecek. Son istihdam verisinin beklentilerin altında kalmasının ardından piyasalarda eylül ayında faiz artışı ihtimali gerilemiş durumda. Bu gelişme de altın fiyatlarına destek veren faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Jeopolitik gelişmeler de yakından izleniyor

Altın fiyatlarında yalnızca ekonomik veriler değil, jeopolitik gelişmeler de belirleyici oluyor.

Orta Doğu'daki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler başta olmak üzere küresel risklerin artması, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesine neden olabiliyor. Aynı gelişmeler petrol fiyatlarını da etkileyerek küresel enflasyon ve faiz beklentileri üzerinden altın piyasasına yansıyabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi