Sosyal güvenlik sistemine ilişkin tartışmalar, milyonlarca emeklinin ve çalışanın gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Hayat pahalılığı karşısında maaşların yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler artarken, sistemin adalet ve sürdürülebilirlik boyutu da daha yüksek sesle sorgulanıyor.

SGK uzmanı İsa Karakaş, köşe yazısında mevcut yapının geçici desteklerle ayakta tutulamayacağını belirterek kapsamlı reforma ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Sistem Neden Alarm Veriyor?

Uzmanlara göre sorun yalnızca maaş tutarlarıyla sınırlı değil. Prim-maaş dengesi başta olmak üzere sistemin temel parametrelerinde ciddi kırılmalar yaşanıyor.

Özellikle Bağ-Kur kapsamında 3.600 gün prim ödeyenlerle 9.000 gün prim ödeyen bazı sigortalıların benzer maaş seviyelerinde buluşması, “fazla prim ödeyenin cezalandırıldığı” algısını güçlendiriyor. Bu durum, çalışanların sisteme olan güvenini ve prim ödeme motivasyonunu zedeliyor.

Emekliler ise aynı prim gününe sahip olmalarına rağmen farklı tarihlerde emekli olanlar arasında oluşan maaş uçurumunun giderilmesini talep ediyor.

PARA (4)

Sosyal Yardım mı, Kazanılmış Hak mı?

Son yıllarda artan Hazine destekli tamamlayıcı ödemeler, milyonlarca emekliyi kapsar hale geldi. Ancak uzmanlara göre bu uygulamalar, sosyal sigorta tekniğine dayalı emekli aylığı sistemi ile sosyal yardım mekanizmasını birbirine yaklaştırıyor.

Emekliler, maaşlarının bir sosyal yardım değil; yıllarca ödenen primlerin karşılığı olan kazanılmış bir hak olduğunun altını çiziyor. Sosyal yardım ağırlıklı uygulamaların sistemin “kimyasını” bozabileceği uyarısı yapılıyor.

Ankara Kulislerinde “2026 Modeli”

Başkent kulislerinde konuşulan ve “2026 modeli” olarak adlandırılan yeni yaklaşımın, maaş odaklı yapıdan gelir ve ihtiyaç odaklı bir sisteme geçişi içerebileceği iddia ediliyor.

Bu modele göre devletin yalnızca bağlanan maaşı değil, hane gelirini ve yaşam standardını da dikkate alabileceği belirtiliyor. Böyle bir dönüşümün dar gelirli emekliler için daha hedefli destekler sağlayabileceği savunulsa da, bazı kesimler bunun sosyal sigorta sistemini sosyal yardım modeline dönüştüreceği endişesini taşıyor.

PARA (2)-1

Emeklilerin Çözüm Bekleyen Talepleri

Milyonlarca emeklinin çözüm bekleyen talepleri var… Emekliler şu başlıklarda düzenleme bekliyor:

  • Aynı primle farklı yıllarda emekli olanlar arasındaki farkın giderilmesi (intibak düzenlemesi)
  • Kök maaş uygulamasından kaynaklanan zam sorunlarının çözülmesi
  • Memurlara verilen seyyanen artışların emeklilere de yansıtılması
  • Aylık bağlanma oranlarının yeniden ele alınması
  • Sağlıkta alınan ilave ücretlerin kaldırılması
  • Çok prim ödeyen ile az prim ödeyen arasındaki maaş farkının netleştirilmesi

Bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi, sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından kritik görülüyor.

Reformun Rotası Ne Olmalı?

Uzman görüşlerine göre emeklilik sistemi, yalnızca geçim desteği sunan bir mekanizma değil; prim ile maaş arasında güçlü ve adil bir bağ kuran bir hak sistemi olmalı.

“Ne kadar çok prim, o kadar adil maaş” ilkesinin yeniden tesis edilmesi gerektiği ifade edilirken, 2026’da gündeme gelmesi beklenen modelin kalıcı çözüm üretip üretmeyeceği merak konusu.

Emekliler net bir mesaj veriyor: Sosyal yardım değil, prim karşılığı hak edilen adil bir maaş sistemi istiyorlar. Ankara’da konuşulan yeni modelin bu beklentiyi karşılayıp karşılamayacağı ise atılacak somut adımlara bağlı olacak. 2026’ya doğru ilerlerken, sosyal güvenlikte atılacak her adım milyonlarca kişinin yaşam standardını doğrudan etkileyecek.

Kaynak: Haber Merkezi