Çinli araştırmacıların Batı Pasifik Okyanusu’nda yürüttüğü derin deniz araştırmalarında dikkat çekici bir metal yatağı tespit edildi. Çin’in münhasır ekonomik bölgesi içerisindeki çalışmalarda, deniz tabanının yüzlerce metre altında altın ve gümüş açısından zengin sülfür yapıları bulundu. İlk analizlerde bazı kayaç örneklerinde ton başına 15,4 grama kadar altın tespit edildi.
3 BÜYÜK KONİK SÜLFÜR YAPISI BULUNDU
Araştırmalar, Xiang Yang Hong 10 gemisinden yürütüldü. Shenzhen’den 10 Ağustos’ta yola çıkan ekip, 18 gün süren görev kapsamında 7 derin deniz dalışı gerçekleştirdi.
Araştırmacılar, tam konumu açıklanmayan bölgede 3 büyük konik sülfür yapısından oluşan bir metal yatağı tespit etti. İlk laboratuvar incelemelerinde cevherin ağırlıklı olarak kalkopirit, pirit ve sfalerit içerdiği belirlendi.
Numunelerde yapılan ölçümlerde bazı örneklerde ton başına 15,4 grama kadar altın ve 1,27 kilograma kadar gümüş bulundu. Çin devlet medyasında yer alan bilgilere göre, örneklerdeki altın ve gümüş yoğunluğunun karadaki bazı maden yataklarında görülen seviyelerin üzerinde olduğu bildirildi.
DENİZ TABANINDAN 315 DERECELİK SU ÇIKIYOR
Araştırma ekibi, keşiften önce bölgede 10’dan fazla çalışma gerçekleştirdi. Bu çalışmalar sırasında 700 ila 1500 metre derinliklerde onlarca hidrotermal baca tespit edildi.
Bacalardan deniz tabanına 315 santigrat derecenin üzerinde sıcaklığa sahip sıvı çıktığı belirlendi. Bu oluşumlarda, metaller açısından zengin sıcak suyun deniz tabanındaki çatlaklardan yükselerek soğuk deniz suyuyla temas ettiği ve metallerin kükürt bileşikleriyle reaksiyona girerek sülfür mineralleri şeklinde biriktiği ifade edildi.
ALTIN VE GÜMÜŞ ÇIKARILABİLECEK Mİ?
Yatakta yüksek miktarda altın ve gümüş tespit edilmesine rağmen, bölgenin ticari olarak işletilip işletilemeyeceği henüz netleşmedi. Yatağın denizin derinliklerinde bulunması, madenciliğin teknik olarak uygulanabilirliği ve maliyeti konusunda önemli soru işaretleri oluşturuyor.
Araştırmacılar, yatağın büyüklüğünün ve metal içeriğinin belirlenmesinin yanı sıra derin deniz koşullarında yapılabilecek çalışmalar üzerinde de duruyor. Projenin ilerleyen dönemde ticari madenciliğe dönüşüp dönüşmeyeceği ise henüz bilinmiyor.
DENİZİN DİBİNDE BİR DE YAŞAM ALANI VAR
Bölge yalnızca metal yatağı nedeniyle değil, barındırdığı canlılar açısından da araştırmacıların ilgisini çekiyor. Aktif hidrotermal bacaların çevresinde, yüksek basınç ve sıcaklık değişimleri gibi zorlu koşullara uyum sağlamış organizma topluluklarının bulunduğu belirtildi.
Proje liderlerinden Tsinghua Üniversitesi Okyanus Mühendisliği Enstitüsü’nden Song Shizhi, deniz tabanının bu bölümünün önemli bir geliştirme değerine sahip olduğunu ifade etti. Araştırmalarda, bu canlıların zorlu derin deniz koşullarına nasıl uyum sağladığının da incelenmesi amaçlanıyor.





