Yargıtay, babadan kalan yetim maaşını alabilmek için resmi olarak boşanıp eski eşiyle birlikte yaşadığı tespit edilen kişilere ilişkin önemli bir karara imza attı. Bursa’da yaşayan bir kadın, 2001 yılında eşi Ahmet H.’dan boşandıktan sonra, 2002 yılında hayatını kaybeden babası üzerinden yetim aylığı almaya başladı. SGK ise kadının eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığını belirleyerek 26 Ekim 2008 tarihinde aylığını kesti ve yapılan ödemeleri borç olarak kaydetti.

Yıllar sonra yeniden başvurdu

Kadın, 2022 yılında yeniden SGK’ya başvurarak yetim aylığının bağlanmasını talep etti. Başvurusunun reddedilmesi üzerine İş Mahkemesi’ne başvuran kadın, SGK işleminin iptal edilmesini ve başvuru tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte kendisine verilmesini istedi.

SGK ise kadının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini belirterek kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savundu ve davanın reddini talep etti.

Yerel mahkeme kadını haklı buldu

İş Mahkemesi, davacı kadını haklı bularak davanın kabulüne karar verdi. Mahkeme, kadının babası üzerinden talep ettiği yetim aylığının 19 Temmuz 2022 tarihindeki başvurusundan itibaren ödenmesine hükmetti.

Mahkeme ayrıca başvuru tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların, ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte SGK’dan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verdi.

Dosya Yargıtay’a taşındı

SGK’nın karara yaptığı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildi. Bunun üzerine SGK avukatı kararı temyiz etti ve dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin gündemine geldi.

Yargıtay, alt mahkemelerin kararını oy birliğiyle bozdu. Kararda, kesinleşmiş boşanma kararı bulunan eşlerin 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren herhangi bir nedenle fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi halinde aylıklarının kesileceği hatırlatıldı.

Araştırmanın genişletilmesini istedi

Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin yalnızca polisin yaptığı yüzeysel araştırma ve birkaç tanığın beyanına dayanarak karar vermesini yeterli bulmadı.

Yargıtay, öncelikle davacı kadın ile eski eşinin nüfus adres kayıtlarının resmi olarak getirtilmesini istedi. Ardından kolluk ekiplerinin adreslere giderek kimlerin yaşadığını tespit etmesi gerektiğine hükmetti.

Kararda ayrıca mahalle muhtarı, komşular, kapıcı ve bina yöneticisi gibi bağımsız kişilerin de tanık olarak dinlenmesi gerektiği belirtildi. Bu kişilerin beyanlarıyla tarafların fiilen aynı evde yaşayıp yaşamadığının daha kapsamlı şekilde araştırılması gerektiği ifade edildi.

Kaynak: İHA