Antik dönem coğrafyacısı Strabon'un "Coğrafya" adlı eserinde bahsettiği "Katakekaumene" olarak adlandırdığı Manisa ilçesi, olağanüstü doğal oluşumları ve şarap bağlarıyla ünlüymüş...

Asma Dışında Ağaç Bulunmaz, Toprağı Kapkara

Strabon'un anlatılarına göre, Manisa’nın Kula ilçesinde tek bir ağaç dahi bulunmazken, özenle yetiştirilen asma bağlarından kaliteli şaraplar üretilirmiş. Toprağın yüzeyi, külle kaplanmış ve her taraf neredeyse siyah bir renge bürünmüş. Sahada bulunan üç çukur ise yerin içinden püsküren kızgın kütlelerin etkisiyle oluşmuş dik tepelerle çevrilmiş.

Strabon’un Kula Anlatıları

Antik dönemin büyük coğrafyacısı Strabon'un 2000 yıl önce yazmış olduğu "Coğrafya" kitabından alıntı şöyle: “…Bu sahayı geçtikten sonra Katakekaumene diyarına varılır. Bu memlekette, en kaliteli şaraplardan hiçbir eksiği olmayan "Katakekaumenit" şaraplarının üretildiği asmalardan başka tek bir ağaç bile yoktur. Toprağın yüzeyi bir tür külle kaplı olup dağ taş her yer ateşte yanmışçasına simsiyahtır. Sahada; "Physse" başka bir deyişle "nefes alan delikler" olarak bilinen üç tane çukur vardır. Bunların üzerinde yer alan dik tepeler makul suretle yerin içinden püsküren kızgın kütlelerin birikmesi sonucu oluşmuşlardır…”

Asırlardır süren bayram geleneği yaşatılıyor Asırlardır süren bayram geleneği yaşatılıyor

Her Devrin Gözdesi Manisa/Kula

Kula'nın bu ilginç coğrafi yapısı, antik dönemden beri bilinmekte olan bir gerçek. Strabon'un betimlediği bu doğal oluşumlar, bölgenin tarihine ve coğrafyasına dair önemli bir miras niteliği taşıyor. Modern zamanlarda bile, bu antik kentin doğal güzellikleri ve üzüm üretimiyle dikkat çekiyor olması, tarihle günümüzü buluşturan nadir örneklerden birini oluşturuyor.

Kula Jeopark sahasında bulunan üstün nitelikli doğal oluşumlar, tarih öncesi dönemlerden beri biliniyor. Antik dönemin büyük coğrafyacısı Strabon'un (MÖ 64 - MS 24) "Coğrafya" adlı eserinde, Kula'nın kömür karası bazalt taşlarıyla çevrili olduğundan bahsederek bölgeyi "Katakekaumene" yani Yanık Ülke olarak adlandırmış ve ayrıntılı bir şekilde tanımlamıştır. Bu betimleme, Kula'nın doğal güzelliklerinin ve özelliklerinin binlerce yıl boyunca insanların ilgisini çektiğini gösteriyor. 

Muhabir: Özkan ÇELİK