Küresel piyasalarda faiz politikaları, jeopolitik riskler ve enflasyonla mücadele adımları yakından izlenirken, yatırımcıların en çok merak ettiği başlıkların başında yıl sonu beklentileri geliyor. Uluslararası piyasalar uzmanı Şant Manukyan, döviz kuru, enflasyon ve altın cephesine ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak 2026 yılına dair dikkat çeken öngörülerde bulundu.
2026’da Daha Dengeli Bir Ekonomi Beklentisi
Küresel para politikaları, iç talep dinamikleri ve finansal istikrar adımlarını birlikte değerlendiren Manukyan, mevcut ekonomi politikalarının sürdürülmesi halinde 2026 yılında Türkiye ekonomisinde daha dengeli bir görünüm oluşabileceğini ifade etti. Özellikle sıkı para politikasının etkilerinin zamanla daha net hissedileceğini vurgulayan Manukyan, yılın ikinci yarısında fiyat artış hızında belirgin bir yavaşlama beklendiğini söyledi.
Dolar/TL ve Enflasyon İçin Yıl Sonu Tahmini
Manukyan’ın değerlendirmelerine göre, mevcut politikaların korunması durumunda dolar/TL kurunun yıl sonunda 50,5 seviyelerinde dengelenmesi olası görünüyor. Enflasyon cephesinde ise kademeli bir gerileme öngören uzman, yıl sonuna doğru yüzde 25 bandına yaklaşan bir enflasyon oranının mümkün olabileceğini belirtti. Bu senaryonun, para politikasındaki kararlılığın devam etmesine bağlı olduğunun altını çizdi.
Altında Belirsizlikler Belirleyici Olacak
Altın piyasasına ilişkin değerlendirmelerinde küresel gelişmelere dikkat çeken Manukyan, jeopolitik riskler ve ABD Merkez Bankası’nın faiz patikasına yönelik beklentilerin ons altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam edeceğini ifade etti. Altının güvenli liman özelliğini koruduğunu belirten Manukyan, ons altın fiyatlarında dalgalı ancak genel olarak yukarı yönlü bir seyrin öne çıkabileceğini dile getirdi.
Yatırımcılara Kritik Uyarı
Uzman değerlendirmesinde, yatırımcıların yalnızca tek bir göstergeye odaklanmak yerine enflasyon, faiz oranları ve küresel likidite koşullarını birlikte analiz etmelerinin daha sağlıklı yatırım kararları açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Manukyan, 2026’ya giderken temkinli ve çok boyutlu bir bakış açısının piyasalar açısından belirleyici olacağını sözlerine ekledi.





