Altın fiyatlarında Fed haftası geride kaldı. ABD Merkez Bankası (Fed), 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Kararın ardından dolar ve ABD Hazine tahvil getirileri yükselirken, spot altın 4 bin 240 dolar seviyesine kadar geriledi. Ancak değerli metalde beklenen sert düşüş kalıcı olmadı. Altın, petrol fiyatlarındaki gerileme ve doların zayıflamasıyla yeniden toparlandı.

Fed faiz artırdı, altın önce düştü sonra toparlandı

Fed’in faiz artırımı, 2023’ten bu yana gerçekleştirilen ilk artış oldu. Kararın ardından güçlenen dolar ve yükselen tahvil getirileri altın üzerinde baskı oluşturdu.

Faiz getirisi bulunmayan altın, faiz oranlarının yükseldiği dönemlerde yatırımcılar açısından daha yüksek bir fırsat maliyeti yaratıyor. Bu nedenle faiz artışları genel olarak altın açısından baskı unsuru olarak değerlendiriliyor.

Ancak piyasaların kararı büyük ölçüde önceden fiyatlaması, altındaki düşüşün sınırlı kalmasında etkili oldu. Reuters verilerine göre spot altın, Fed kararının ardından 4 bin 240,10 dolara kadar gerilerken, ertesi gün yüzde 2'nin üzerinde yükselerek kayıplarının önemli bölümünü geri aldı.

Petrol fiyatlarındaki gerileme altına destek verdi

Altın üzerindeki faiz ve dolar baskısını dengeleyen unsurlardan biri petrol fiyatlarındaki düşüş oldu.

Petrol fiyatlarının gerilemesi, enerji kaynaklı enflasyon endişelerinin bir miktar hafiflemesine yol açarken, piyasalarda Fed’in daha fazla faiz artırmak zorunda kalacağı yönündeki beklentileri de sınırladı. Reuters, 18 Eylül’de altının bir haftanın en yüksek seviyesine çıkarak dört haftalık düşüş serisini sonlandırmaya hazırlandığını bildirdi.

Bu nedenle önümüzdeki hafta petrol fiyatlarının seyri, yalnızca enerji piyasası açısından değil, altının yönü bakımından da yakından izlenecek.

Altının yönünü Fed’in bundan sonraki adımları belirleyecek

Piyasalarda artık tek soru Fed’in faiz artırıp artırmadığı değil, bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği.

Fed’in son kararının ardından ek faiz artışlarının gündeme gelebileceğine yönelik mesajlar verilmesi, dolar ve tahvil getirilerinin yüksek kalmasına neden oluyor. Reuters’ın 17 Eylül tarihli piyasa değerlendirmesine göre Fed yetkililerinin büyük bölümü 2026 sonuna kadar en az bir faiz artışı daha öngörüyor.

Bu tablo, kısa vadede altın açısından baskının tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.

Dolar ve tahvil faizleri kritik

Altının yeni haftadaki hareketinde ABD dolarının seyri de belirleyici olacak.

Güçlü dolar, dolar üzerinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale gelmesine neden oluyor. ABD Hazine tahvil getirilerinin yüksek seyretmesi de faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini azaltabiliyor.

Nitekim Fed kararı öncesinde yükselen tahvil getirileri ve güçlenen dolar altındaki satışları hızlandırmıştı.

Buna karşılık doların ve tahvil getirilerinin gerilemesi, altın üzerindeki baskının azalmasına ve fiyatların yeniden toparlanmasına zemin hazırlayabilir.

Altında güçlü toparlanma için ne gerekiyor?

Piyasadaki görünümde üç başlık öne çıkıyor:

  • ABD tahvil getirilerinin gerilemesi,
  • Doların güç kaybetmesi,
  • Fed’in gelecekteki faiz artışlarına ilişkin beklentilerin zayıflaması.

Bunların yanında petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş yaşanması da enflasyon endişelerini azaltarak altın açısından destekleyici olabilir.

Öte yandan jeopolitik riskler, merkez bankalarının altın talebi ve yatırımcıların güvenli liman arayışı da değerli metalin uzun vadeli görünümünde önemini koruyor.

Yeni haftada altın için kritik başlıklar

Altının önümüzdeki haftadaki rotasında Fed yetkililerinden gelecek açıklamalar, ABD tahvil faizleri, dolar endeksi ve petrol fiyatları yakından takip edilecek.

Fed kararının ardından yaşanan fiyat hareketi, faiz artışının tek başına altın için kalıcı bir düşüş anlamına gelmediğini gösterdi. Nitekim altın, karar sonrası 4 bin 240 dolar seviyesine kadar gerilemesine rağmen kısa sürede yeniden 4 bin 300 doların üzerine çıktı.

Bu nedenle yeni haftada altın için asıl belirleyici unsur, Fed’in gerçekleştirdiği son faiz artışından çok bundan sonraki faiz politikasına ilişkin beklentiler olacak.

Kaynak: Haber Merkezi