Yıllardır milyonlarca dolar ödenerek yurt dışından getirilen hurma, Anadolu topraklarında yerli üreticinin yeni kazanç kapısına dönüştü. İthalat rekorları kırılırken alternatif ürün arayışına giren ve tarlasına hurma fidesi diken çiftçiler, çöl iklimine dayanıklı bu bitki sayesinde düşük bakım maliyetiyle yüksek gelir elde etmeye başladı.
İthalat Rekoru Yerli Üretimi Tetikledi
Türkiye'nin hurma tüketimindeki dışa bağımlılığı, yerli girişimciler için dev bir fırsat penceresi açtı. Verilere göre 2019 yılında 37 bin 500 ton seviyesinde olan hurma ithalatı, takip eden yıllarda 40 bin ton sınırını aşarak son dönemde 54 bin 458 tona kadar tırmandı.
Yurt dışına giden bu devasa kaynağı ülke ekonomisinde tutmak isteyen üreticiler; Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri başta olmak üzere Adana, Mersin, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman, Siirt ve Hakkari gibi illerde geniş hurma bahçeleri kurmaya başladı. Kurulan bahçeler hem yerel hem de ulusal pazarda yoğun talep görüyor.
Çekirdeği Bile Şifa Kaynağı
Sağlıklı yaşam trendleriyle birlikte rafine şekere doğal bir alternatif olarak öne çıkan hurma, sadece meyvesiyle değil yan ürünleriyle de ekonomik değer yaratıyor. Özellikle Medine hurmasının kurutulup toz haline getirilen çekirdeği, yoğurda karıştırılarak tüketildiğinde güçlü bir antioksidan takviyesine dönüşüyor. Yüksek lif ve fenolik bileşik içeriğiyle kalp sağlığını destekleyen bu özel kullanım, metabolizmayı hızlandırarak kabızlık ve kilo kontrolüne de katkı sağlıyor.
Hem tarımsal ekonomiye hem de halk sağlığına sunduğu katma değerle hurma yetiştiriciliği, önümüzdeki dönemde Türkiye tarımının en parlak yatırım alanlarından biri olmaya aday gösteriliyor.





