Teşrik Tekbiri Nedir? Diyanete Göre Nasıl Getirilir? Ne Zaman Yapılır? Teşrik Tekbiri Nedir? Diyanete Göre Nasıl Getirilir? Ne Zaman Yapılır?

Yoğurtçu Kalesi, namıdiğer Sosandra Manastırı hakkında büyük bir merak söz konusu. Gerek adı gerekse tarihiyle sıklıkla araştırılan Yoğurtçu Kalesi aynı zamanda Manisa’nın simgelerinden biri. Yoğurtçu Kalesi’nin tarihi başta olmak üzere tüm bilgileri derledik!

Yoğurtçu Kalesi Nerede?

Yoğurtçu Kalesi, Manisa’nın Yunusemre ilçesinin Uzunburun Köyü sınırları içerisindedir. Köyün yaklaşık 1 km güney doğusunda Yamanlar Dağı üzerinde Manisa Boğazı'nın doğu girişine hakim bir bölgede yer almaktadır. Bu boğaz, Gediz Ovası ile kıyıyı birbirine bağlayan bölgedeki tek doğal geçittir. Kalenin bulunduğu alan tarıma elverişsiz makilik bir bölgedir.

Yamanlar Dağı'nın doğusunda Spil Dağı, kuzeyinde ise Dumanlı Dağ bulunur. Yoğurtçu Kalesi, 382 metre yüksekliğe sahip büyük bir kireç taşı oluşumunun üzerine inşa edilmiştir. Bu doğal oluşum Batı ve Kuzey yönde hiçbir bağlantısı olmaksızın, son derece sarp bir şekilde yükselmektedir.

Yogurtcu Kalesinin Tarihi 1

Yoğurtçu Kalesi’nin Tarihi

Yoğurtçu Kalesi’nin tarihi araştırılırken yapının mimarisi de merak konusu oluyor. Bölgeye oldukça hakim konumda bulunan Yoğurtçu Kalesi, kareye yakın planlı iç kale ve dış surdan oluşuyor. Doğu kısmında yer alan iç kale duvarları, sarp uçurumun ucuna inşa edilmiş, bu kısımda böylelikle ikinci sura ihtiyaç duyulmamıştır. 

Dış Sur üzerine kare, dikdörtgen, beşgen ve dairesel kuleler inşa edilmiştir. Kalenin girişi kuvvetle muhtemel Batı yönünde yer almaktaydı. Kale içindeki bölümler hala sağlam durumdadır. Özellikle İç Kale'nin kuzeyinde yer alan tonozlu 3 bölüm sağlam durumdadır ancak diğer kısımlar moloz kalıntıları altında kalmıştır.

Kaderine terk edilmiş kale, tamamen doğa ve insan tahribatına mahkum edilmiştir. Maalesef ki kalenin her yanında defineciler tarafından açılmış sondajlara rastlanmaktadır. 

Yogurtcu Kalesinin Tarihi 4

Dış Sur'un batı duvarı boyunca uzanan dikdörtgen planlı bir yapı bulunmaktadır, bu yapı muhtemelen 3 katlıydı. Bu yapının hemen yanında ise kalenin su ihtiyacını karşılamak için yapılmış ancak molozla dolmuş bir sarnıç bulunmaktadır. Yoğurtçu Kalesi’nin, Bizanslılar tarafından Türkmen akınlarını engellemek için 12. ve 13. yüzyıllarda inşa edilmiş olduğu düşünülmektedir.

Saruhan Bey komutasındaki Türkler, 1305 yılında Manisa yakınındaki Danya Kalesi'nde Bizanslılara paralı askerlik yapan Katalanlar ile savaşmışlardır. Ancak Manisa'nın Türkler tarafından fethi 1313 gerçekleşmiştir.

Osmanlı evraklarında Yoğurtçu Kalesi’nin bulunduğu yer veya çevresinde kale olarak anılan bir yer adı maalesef bulunmamaktadır. Bu durumdan çıkarabileceğimiz üzere Saruhanoğulları döneminde ve Osmanlı döneminde kale kullanılmamıştır. Kalenin kaydının bulunmaması fetihten kısa bir süre önce yapıldığı ihtimalini güçlendirmektedir. 

Yoğurtçu Kalesi 1991 yılında, İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. 

Yogurtcu Kalesinin Tarihi 5

Kalenin İsmi Nereden Geliyor?

Yoğurtçu Kalesi’nin tarihinin yanında ismi de merak ediliyor. Yoğurtçu Kalesi, Bizanslılar tarafından yapılmıştır ancak kalenin yapıldığı dönemdeki adı bilinmemektedir. 1888 yılından bu yana kale; Yoğurtçu Kalesi olarak adlandırılıyor. 

Yoğurtçu Kalesi'nin adının nereden geldiği de tam olarak bilinmemektedir. Bu isimle bulunabilen ilk kayıt ise Heinrich Kiepert tarafından 1888 yılında yayınlanmış haritadır. Heinrich Kiepert, 1840-1845 yılları arasında Anadolu'da yaptığı seyahatinde yapıyı Giaurtchu Kale diye kaydetmiştir. Sonraki dönemlerde kale aynı isimle anılmıştır.

Kaynaklarda kalenin isminin Yörük ağzında Manisa Lalesi anlamına gelen Yoğurtçuk kelimesinden geldiği söylenmektedir. Yörede bol miktarda yetişen Yoğurtçuk bitkisine istinaden bu adın verildiği söylense de bu tezi destekleyecek hiçbir kanıt yoktur. 

Diğer bir tez ise yörede yapılan hayvancılık ile ilgili olanıdır. Bu teze göre hayvancılıktan üretilen süt ürünlerinin kale içinde halen sağlam durumda olan yapılar içinde saklanmasından dolayı bu ismi almış olmasıdır.

Yogurtcu Kalesinin Tarihi 3

Yoğurtçu Kalesi Sosandra Manastırı Mı?

İznik-Bizans Devleti'nin başına geçen III. Ionnes Dukas Vatatzes, devletin idari başkentini Manisa yapmıştır. Ayrıca imparatorluk hazinesinin de, Vatatzes’e ait bir saraya sahip olan Magnesia’da yer aldığı yine Bizans Çağı kaynaklarından bilinmektedir.

III. Ionnes Dukas Vatatzes tarafından Latinlere karşı 1224'lerde kazandığı zaferin onuruna Meryem Ana'ya adanmış bir kilisenin de içinde yer aldığı Sosandra Manastırı'nı yaptırmıştır. 

Bu kilise, "Sosandra'nın Meryem'i" diye anılmaktaydı. Sosandra kelimesi Hellen dilinde "İnsanları koruyan" anlamına gelmektedir. Tarihi kaynaklardan, Magnesia ve çevresindeki birçok kentin gelişmesinde önemli katkısı bulunan III. Ionnes Dukas Vatatzes’in 3 Kasım 1254’de Manisa’da öldüğü ve aziz ilan edildiği, mezarının da Manisa yakınlarındaki Sosandra Manastırı’nda yer aldığı bilinmektedir. 

Bizanslı kronikçi Pakhymeres, Vatatzes’in Sosandra Manastırı’nda yer alan lahdinin, Türkler’in işgaline karşı gizlice manastırdan Magnesia’ya taşındığı, ancak kentin 1313 yılında Türkler’in eline geçtiği gün lahdin surlardan aşağı atılarak parçalandığını anlatmıştır.

Verdiğimiz bilgiler doğrultusunda Yoğurtçu Kalesi ve Sosandra Manastırı’nın aynı yer olduğu iddiaları vardır. Fakat tamamen net değildir. Sonuç olarak diyebiliriz ki; Yoğurtçu Kalesi olarak adlandırılan Bizans yapısının asıl adı bilinmemektedir, ancak bahse konu yapının bir kale olduğu kesin olup bir manastır değildir.

Sosandra Ne Demek?

Sosandra kelimesinin anlamı, nereden türediği tam olarak bilinmiyor. Fakat bölgeyi 1313 tarihinde ele geçiren Saruhanoglu beyliği ve çevresindeki Yörük Türkmen topluluklarının bu yapıyı “mandra” olarak kullanması sonucu ortaya çıktığı ve bu şekilde türediği düşünülüyor.

Manisa’da bulunan ve manastır mı kale mi ikilemi ile adından söz ettiren Yoğurtçu Kalesi tarihini beraber inceledik. Yapılacak restorasyon çalışmaları ve tanıtımıyla ülke genelinde bilinirliğinin daha da artacağını düşünüyoruz. 

Muhabir: Özkan Çelik