Manisa’nın önemli tarımsal ürünlerinden çekirdeksiz kuru üzümde, ihracat standardını karşılamayan veya piyasada düşük fiyatla alıcı bulan ürünlerin değerlendirilmesine yönelik yeni bir proje gündeme geldi.
Sarıgöl Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Sinan Gençeli tarafından açıklanan “Manisa Altın Modeli”, düşük ekonomik değere sahip kuru üzümlerin hayvancılık sektöründe yem hammaddesi olarak kullanılmasını öngörüyor.
Projeyle hem üreticinin elindeki düşük değerli ürün için yeni ve istikrarlı bir pazar oluşturulması hem de hayvancılık sektörüne yerli bir yem hammaddesi kazandırılması amaçlanıyor.
Hedef: Yılda 91 bin ton kuru üzüm
Model kapsamında nem oranı kontrol edilen ve pelet yeme uygun partikül boyutunda öğütülen kuru üzümün, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların fabrika karma yemlerine kuru madde esasına göre binde 5 oranında katılması planlanıyor.
Türkiye’de yıllık yaklaşık 18,2 milyon ton büyükbaş ve küçükbaş fabrika yemi üretildiği dikkate alındığında, söz konusu uygulamanın hayata geçirilmesiyle yaklaşık 91 bin ton kuru üzümün yem sektöründe değerlendirilmesi hedefleniyor.
Gençeli, düşük bir kullanım oranıyla önemli miktarda üzümün ekonomiye kazandırılabileceğini belirterek, modelin üretici açısından istikrarlı bir ek pazar oluşturabileceğini ifade etti.
![]()
“Hayvancılığa da katkı sağlayabilir”
Projenin yalnızca üzüm üreticileri açısından değil, hayvancılık sektörü bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gençeli, öğütülmüş kuru üzümün kontrollü miktarlarda yemlere dahil edilmesinin çeşitli potansiyel faydalar taşıdığını söyledi.
Gençeli, düşük kullanım oranında süt veriminde olumsuz bir etki beklenmediğini, süt yağı ve protein değerlerinin korunabileceğini belirtti. Bazı bilimsel çalışmalara da atıfta bulunan Gençeli, kuru üzümün içerdiği polifenol ve antioksidanların hayvanlarda oksidatif stresle mücadeleye destek olabileceğini ifade etti.
Ayrıca kuru üzüm kullanımının süt yağındaki bazı çoklu doymamış yağ asitleri ile linoleik asit düzeylerinde artış potansiyeli taşıdığı ve enterik metan emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.
“Üzümün her tanesini ekonomiye kazandırmak istiyoruz”
Projenin döngüsel ekonomi açısından da önem taşıdığını vurgulayan Gençeli, ihracat standardını karşılamayan ürünlerin atıl kalması yerine yeniden üretim zincirine dahil edilmesini istediklerini söyledi.
Gençeli, düşük değer bulan kuru üzümün yem sektörüne yönlendirilmesiyle üreticinin gelirinin desteklenebileceğini, aynı zamanda yerli yem hammaddesi kullanımının artırılabileceğini kaydetti.
Bakanlığa çağrı: Ulusal ölçekte uygulansın
“Manisa Altın Modeli”nin yalnızca Sarıgöl ve Manisa ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Gençeli, projenin Türkiye genelinde değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Tarım ve Orman Bakanlığından gerekli yasal ve idari düzenlemelerin yapılmasını isteyen Gençeli, öğütülmüş kuru üzümün büyükbaş ve küçükbaş fabrika karma yemlerinde binde 5 oranında kullanımının teşvik edilmesini, gerekli görülmesi halinde ise zorunlu hale getirilmesini talep etti.
Projenin hayata geçirilmesi durumunda Tarım ve Orman Bakanlığı, ziraat odaları, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği ve ilgili kurumların koordinasyonuyla denetim ve izlenebilirlik sistemi kurulması da öneriliyor.

“Türkiye’ye örnek olabilir”
Gençeli, projenin üzüm üreticileri ile hayvancılık sektörünü aynı ekonomik model içerisinde buluşturabileceğini belirterek, “Manisa Altın Modeli”nin Türkiye’ye ve uluslararası ölçekte örnek olabilecek bir uygulamaya dönüşebileceğini ifade etti.
Sarıgöl Ziraat Odası olarak projenin hayata geçirilmesi için iş birliğine hazır olduklarını belirten Gençeli, amaçlarının düşük değer bulan kuru üzümleri ekonomiye yeniden kazandırmak ve üreticiye yeni bir gelir kapısı oluşturmak olduğunu söyledi.





