Çin'in Şanşi eyaletine bağlı Pinglu Xian ilçesindeki Tunjungou köyünde yaşayan 25 yaşındaki Hei Yun, bahar aylarında hayvanlarına yem toplamak için çıktığı sarp kayalıklarda beklenmedik bir keşif yaptı.

Köy çevresindeki otların tükenmesi üzerine daha önce kimsenin çıkmaya cesaret edemediği dik yamaçlara tırmanan genç çiftçi, toprağı kazarken sert bir cisme rastladı. Kazıyı derinleştirdikçe çürümüş ahşap bir kutu ortaya çıktı.

S 7D451E0Dc6F2B422E6A2A9B2E030Fe0260C1C4F3

Kutudan altın hazinesi çıktı

Kutunun kapağını açan Hei Yun, gözlerine inanamadı. İçerisinde külçeler, altın levhalar, bilezikler ve çeşitli süs eşyalarının bulunduğu büyük bir hazine vardı.

Ağır parçaları tek tek dağdan aşağı indiren çiftçi, ilk etapta bulduğu eserlerin tarihi değerini bilmiyordu. Köydeki bazı kişilerin altınları eriterek kullanmayı düşündüğü öne sürülürken, durumun kısa sürede yetkililere bildirilmesi olası bir tarihi kaybın önüne geçti.

Uzmanlar bölgeyi güvenlik çemberine aldı

Buluntuların yerel kooperatifte incelenmesinin ardından eserlerin yüksek saflıkta altın olduğu belirlendi. Bunun üzerine arkeologlar ve güvenlik ekipleri bölgeye sevk edildi.

Keşfin yapıldığı alan tamamen kapatılırken kapsamlı kazı çalışmaları başlatıldı. Yapılan resmi sayımda toplam 193 parçadan oluşan koleksiyonun yaklaşık 68,5 kilogram ağırlığında olduğu tespit edildi.

Laboratuvar analizlerinde eserlerde kullanılan altının yüzde 95'in üzerinde saflığa sahip olduğu belirlendi.

S 0A953B614931875B5598E4F4E77C1052464Ffb85

Tarihi yazılar dikkat çekti

İncelemeleri yürüten arkeolog Tao Zhenggang ve ekibi, eserlerin üzerindeki yazıtları tek tek analiz etti. Külçelerden birinde milattan sonra 758 yılına tarihlenen "Qianyuan Yuan Nian" ibaresi bulundu.

Uzmanlar bu tarihin, Tang Hanedanlığı dönemindeki An Luşan İsyanı'nın yaşandığı yıllara denk geldiğini belirledi.

İç savaştan kaçırılan hazine olduğu düşünülüyor

Arkeologlara göre hazine, dönemin üst düzey devlet görevlileri tarafından savaş ve yağma tehlikesi nedeniyle güvenli bir noktaya gizlice gömüldü. Ancak sahiplerinin daha sonra geri dönememesi nedeniyle yaklaşık bin 300 yıl boyunca toprağın altında kaldığı değerlendiriliyor.

193 eser koruma altına alındı

Keşfin ardından tüm eserler ulusal kültür varlığı kapsamına alınırken, altın parçaların önemli bölümü Şanşi Müzesi envanterine dahil edildi. Diğer eserler ise devlet korumasına alınarak özel depolarda muhafaza edilmeye başlandı.

Kaynak: Haber merkezi