Marmara Denizi'ndeki faylar ve İstanbul'da meydana gelmesi beklenen olası depreme ilişkin tartışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, Ana Marmara Fayı'nın 125 kilometrelik tek ve homojen bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Fayın farklı bölümlerinin aynı şekilde kilitlenmediğini ifade eden Bektaş, segmentlerin enerji biriktirme ve stres boşaltma özelliklerinin birbirinden farklı olduğunu söyledi.
“Ana Marmara Fayı Tek ve Homojen Bir Hat Değil”
Prof. Dr. Osman Bektaş, Ana Marmara Fayı'nın yaklaşık 125 kilometrelik uzunluğunun tamamında aynı özelliklerin bulunmadığını belirtti. Fayın uzunluğu ve derinliği boyunca her noktanın aynı şekilde kilitlenmediğini ifade eden Bektaş, buna bağlı olarak fayın her bölümünde eşit miktarda enerji birikmediğini kaydetti.
Batı ve Orta Marmara Faylarına Dikkat Çekti
Son bilimsel çalışmalara da değinen Bektaş, Batı ve Orta Marmara'daki bazı fay segmentlerinin tamamen kilitli kalmadığını ve enerji harcadığını söyledi. Bu durumun faylarda biriken stresi azaltabileceğini belirten Bektaş, stresin azalmasının meydana gelebilecek olası bir depremin büyüklüğünü de etkileyebileceğini ifade etti.
“Kesin Öngörü Mümkün Değil”
Deprem gibi doğal süreçlerin kesin olarak öngörülemeyeceğinin altını çizen Bektaş, mevcut bilimsel verilerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bektaş, elde edilen verilerin Ana Marmara Fayı'nın tek seferde çok büyük ve yıkıcı bir deprem üretme potansiyelini önemli ölçüde zayıflattığını savundu.





