Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir katılım ve uzlaşmayla kabul edilen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Kanunun 467 kabul oyuyla TBMM’den geçtiğini belirten Akçay, “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşılacağını ifade ederek, sürecin kazananının Türkiye ve 86 milyon vatandaş olacağını söyledi.
Akçay, “Dün TBMM’de tarihi bir oturum gerçekleştirerek Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu büyük bir katılım ve uzlaşmayla 467 kabul oyu ile çıkardık. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılacaktır, bu sürecin kazananı Türkiye olacaktır, 86 milyon tüm milletimiz olacaktır. Kazanan aydınlık yarınlarımızın teminatı evlatlarımız ve torunlarımız olacaktır” dedi.
“Bahçeli, emperyalistlerin oyunlarını bozdu”
Terörsüz Türkiye süreciyle emperyalistlerin oyunlarının bozulduğunu savunan Akçay, MHP’nin Türkiye’nin milli çıkarlarını her düşüncenin üzerinde tutan bir siyaset anlayışına sahip olduğunu belirtti.
Akçay, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Önce ülkem ve milletim” anlayışını partinin siyaset düsturu haline getirdiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’nin milli çıkarlarını her düşüncenin üstünde tutan sorumlu siyaset anlayışının temsilcisidir. Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli millî çıkarlarımızı her türlü kişisel ve kurumsal çıkarların önünde tutarak ‘Önce ülkem ve milletim.’ anlayışını partimizin siyaset düsturu haline getirmiştir. Siyaset anlayışımızın merkezinde; ülkemizin birlik ve bekası, milletimizin huzuru, kardeşliği, refahı ve güvenliği her şeyden önce gelir.”
MHP’nin Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin liderliğinde “ilkeli, sorumlu, sorun çözen, çözüm üreten, sorumluluk ve inisiyatif alan bir parti” olduğunu söyleyen Akçay, küresel sistemin derin bir çöküş içerisinde bulunduğunu savundu.
Akçay, Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Küresel sistem derin bir çöküşün içerisindedir. Ortadoğu’da sınırlar, Siyonist yayılmacılığın ve emperyalist odakların kanlı haritalarıyla yeniden çizilmektedir. Emperyalizm, bu coğrafyayı dizayn ederken her zaman terör örgütlerini ‘jeopolitik aparat’ olarak kullanmaktadır. Emperyalistlerin amacı, Türkiye’yi bu ateş çemberinin içine çekmek, enerjisini içeride tüketmek ve bizi birbirimize düşürmektir!”
Bahçeli’nin yaklaşan küresel fırtınayı önceden gördüğünü ileri süren Akçay, “Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli yaklaşan bu küresel fırtınayı çok önceden görmüş, 1 Ekim 2024’te uzattığı el ve 22 Ekim 2024’te yaptığı tarihi Terörsüz Türkiye çağrısı ile emperyalistlerin oyunlarını bozmuştur” dedi.
“Biz büyük bir aileyiz”
Türk milletinin yüzyıllardır Anadolu’da kader birlikteliği yaptığını belirten Akçay, konuşmasında Mehmet Akif Ersoy ve Tunceli Mebusu Diyap Ağa’nın sözlerine de yer verdi.
Akçay, Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele’nin en zor günlerinde iç cephenin ve birlik beraberliğin önemine dikkat çektiğini belirterek, Türk ve Kürtlerin tarihinin çatışmadan ziyade kader birliği ve birlikte kazanılan zaferlerle şekillendiğini söyledi.
Tunceli Mebusu Diyap Ağa’nın 1922 yılında TBMM’de yaptığı konuşmaya da atıfta bulunan Akçay, Türk milletinin kardeşlik ve dayanışma içerisinde her türlü emperyalist oyuna karşı ayakta kaldığını ifade etti.
Akçay, “Bu kardeşlik farklılıklarımızı bir zenginlik olarak gören, hepimizi ay yıldızlı al bayrak altında birleştiren kutlu bir şuurun eseridir. Bugüne kadar yaşanan acılar bu kardeşlik inancını bozamamıştır. Evet; adımız bir, anımız bir, acımız bir, zaferlerimiz bir. Biz büyük bir aileyiz. Birlik aynılaşmak değildir; farklılıklarımızı koruyarak aynı hedefe omuz vermektir” dedi.
“Terörsüz Türkiye, Türk Milletinin iradesidir”
TBMM’den geçen kanunun Türk milletinin iradesini yansıttığını belirten Akçay, düzenlemenin 467 kabul oyuyla Meclis’ten geçtiğini hatırlattı.
Akçay, “Milletin meselesi, milletin Meclisi’nde konuşulmuş, milli irade karar vermiştir. Dün TBMM’de Türkiye'nin değil, tüm dünyanın gözünün üzerimizde olduğu tarihi bir oturum gerçekleştirdik” dedi.
Kanunun büyük bir katılım ve uzlaşmayla kabul edildiğini vurgulayan Akçay, yarım asırdır Türkiye’nin enerjisini tüketen ve evlatlarını kaybetmesine neden olan terör döneminin sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
“İnşallah yarım asırdır milletimizin enerjisini emen, evlatlarımızı bizden koparan kanlı bir dönemin kapısını, bir daha açılmamak üzere ebediyen kapatacağız” diyen Akçay, Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca bir güvenlik veya asayiş meselesi olmadığını ifade etti.
Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Terörsüz Türkiye; sıradan bir siyasi söylem ya da sadece asayiş meselesi değildir! Terörsüz Türkiye; devletin bekasını, milletin birliğini, demokrasinin olgunluğunu, ekonominin gücünü ve gelecek nesillerimizin güçlü Türkiye’sini huzurla yükselteceğimiz, aynı hedefte buluştuğumuz büyük bir iradedir.”
Bu iradenin arkasında “günübirlik hesaplar, bir seçim takvimi ya da pazarlık, taviz, teslimiyet” bulunmadığını savunan Akçay, “Bu iradenin arkasında devlet aklı, millet vicdanı, şehitlerimizin emaneti, geleceğimizin kudreti vardır” dedi.
“Bu bir af değildir”
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hukuki niteliğine de değinen Akçay, düzenlemenin af olmadığını özellikle vurguladı.
Akçay, “Bu kanunun hukuki mahiyetini, aklın ve devlet ciddiyetinin terazisinde tartmak mecburiyetindeyiz” diyerek düzenlemenin amaca özgü, müstakil ve geçici olduğunu söyledi.
Kanunun yalnızca münfesih terör örgütünün silahlı varlığının tamamen ve geri dönülemez şekilde sona erdirilmesine yönelik olduğunu belirten Akçay, ceza hukukunun genel ilkelerini ortadan kaldıran kalıcı ve paralel bir hukuk düzeni oluşturulmadığını ifade etti.
Akçay, “Süreç tamamlandığında, görevi de tamamlanacaktır. Bu Kanun, ceza adalet sistemini esneten bir taviz veya af belgesi değildir. Aksine, devletin sahada tesis ettiği mutlak egemenliğin, hukukun soğukkanlı diliyle tescil edilmesidir” dedi.
Düzenlemenin, silahların bırakılması ve örgüt mensuplarının devlet denetiminde tasfiye edilmesi için oluşturulan bir mekanizma olduğunu söyleyen Akçay, sistemin işlemesi için temel şartın terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silahlarını teslim ettiğinin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla tescil edilmesi olduğunu belirtti.
Akçay, “Yani silahlar tamamen gömülmeden, örgüt lağvedilmeden bu kanunun hükümleri işlemeyecektir” ifadelerini kullandı.
Düzenlemenin “5 ve 10 yıllık sürelerle şarta bağlanmış, devletin sıkı denetimi altında tutulan bir erteleme mekanizması” olduğunu savunan Akçay, bu süre içerisinde herhangi bir terör suçu işlenmesi halinde yargılama ve infazın en ağır haliyle devam edeceğini söyledi.
Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile ağır eylemlerin kanun kapsamı dışında bırakıldığını belirten Akçay, “Devlet, şefkat elini uzatırken şehitlerimizin aziz hatırasını incitmemek adına kudret kılıcını da kınında hazır bekletmektedir” dedi.
Sürecin kendiliğinden işlemeyeceğini ifade eden Akçay, muhatapların Türkiye Cumhuriyeti’nin adli makamlarına bizzat başvurarak devletin otoritesine iradelerini teslim etmeleri gerektiğini söyledi.
“İkinci çözüm süreci asla değildir”
Akçay, düzenlemenin Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal yapısına ilişkin temel ilkeleri değiştirmeyeceğini belirterek, Anayasa’nın ilk dört maddesi, üniter devlet yapısı, resmi dilin Türkçe olması ve Türk milletinin ortak kimliğinin tartışmaya açılamayacağını söyledi.
Akçay, “Bir kez daha ifade ediyoruz ki: Bu bir af değildir. Bu bir pazarlık değildir, teslimiyet değildir. İkinci çözüm süreci asla değildir!” dedi.
Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca silahların susmasından ibaret olmadığını belirten Akçay, nihai hedefin “tam tasfiye” olduğunu savundu.
“Dağdaki silah tasfiye edilecektir. Şehirdeki vesayet tasfiye edilecektir. Sınır ötesindeki taşeronluk tasfiye edilecektir” ifadelerini kullanan Akçay, yaşanan acıların toplumun tamamını ilgilendirdiğini söyledi.
Akçay, “Bu mesele, iktidar-muhalefet meselesi değildir. Bu, Türkiye'nin var oluş ve yükseliş mücadelesidir. Terörsüz Türkiye, bir Türk Barışı misyonudur” dedi.
“Terörle mücadeleye ayrılan kaynak Türkiye’nin kalkınmasına dönüşecek”
Terörün Türkiye’ye ekonomik maliyetine de dikkat çeken Akçay, 40 yıldır terörle mücadeleye ayrılan kaynakların bundan sonra ülkenin farklı bölgelerindeki yatırımlara aktarılabileceğini ifade etti.
Akçay, “Terörün ülkemize maliyeti sadece kaybettiğimiz canlarımız olmadı. 40 yılda terörle mücadeleye harcanan devasa kaynak artık dağlara gitmeyecek” dedi.
Bu kaynakların Diyarbakır, Şırnak ve Van’ın ticaret, turizm, eğitim ve altyapısına; Hakkari’nin hayvancılığına, Edirne’deki çiftçiye ve Trabzon’daki gençlerin teknoloji merkezlerine dönüşeceğini belirtti.
“Terörsüz Türkiye ile Türk ve Türkiye Yüzyılına ulaşacağız”
Akçay, konuşmasının son bölümünde “Terörsüz Türkiye” hedefinin Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle bağlantılı olduğunu söyledi.
“Hedefimiz ‘Terörsüz Türkiye’ parolasıyla Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmak, Türkiye Cumhuriyeti'ni bir yeryüzü cenneti hâline getirmektir” diyen Akçay, terörsüz bir Türkiye’nin huzurlu, müreffeh ve güvenli bir Türkiye anlamına geleceğini ifade etti.
Akçay, “Ülkemiz Türk ve Türkiye Yüzyılı'nda terörsüz bir geleceğe doğru emin ve kararlı adımlarla ilerlemektedir. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılacaktır, bu sürecin kazananı Türkiye olacaktır, bu sürecin kazananı 86 milyon tüm milletimiz olacaktır, kazanan aydınlık yarınlarımızın teminatı evlatlarımız ve torunlarımız olacaktır” dedi.
Akçay, konuşmasını Sivas Kongresi’nden Cudi’ye uzanan birlik ve beraberlik vurgusuyla tamamlayarak, kanunun Türkiye’ye, millete ve geleceğe hayırlı olmasını diledi.
“Katkı sunanlara teşekkür ediyoruz”
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, son olarak Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te milli birlik çağrısı yaptığını, bu çağrının 22 Ekim 2024’te “Terörsüz Türkiye” şeklinde stratejik bir çerçeveye dönüştüğünü belirtti.
Akçay, “Terörsüz Türkiye’nin mimarı Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye, Terörsüz Türkiye’nin devlet politikası haline gelmesini sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere sürece destek veren siyasi parti genel başkanlarına, grup başkanvekillerine, komisyon üyelerine, milletvekillerine, şehit ailelerine, gazilere ve millete teşekkür eden Akçay, kanunun Türkiye ve millet için hayırlı olmasını diledi.





