Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Manisa’da gözler bir kez daha gübre piyasasına çevrildi. Hem maliyetler hem de küresel gelişmeler nedeniyle tarımsal girdi fiyatları yakından takip edilirken, özellikle Ortadoğu’da yaşanan gerilimin tedarik zincirine yansıyıp yansımayacağı üreticilerin gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Çiftçinin üretim planlamasında belirleyici rol oynayan gübre tedarikine ilişkin son tabloyu ise Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur değerlendirdi. Okur, Manisa’da şu an için tedarik sıkıntısı yaşanmadığını ve çiftçilerin büyük ölçüde ihtiyaçlarını karşıladığını söyledi.
![]()
Manisa’da küresel gelişmelerin tarımsal girdi piyasalarına etkisi yakından izleniyor. Özellikle gübre tedariki ve fiyatlar üzerinden oluşabilecek olası riskler çiftçiler tarafında da yakından takip edilirken, Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
“GÜBRE KRİZİ YOK”
Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıklamalarını yakından takip ettiklerini belirterek, mevcut tabloda herhangi bir tedarik sorunu beklemediklerini ifade etti.
Okur, çiftçilerin büyük ölçüde gübre ihtiyaçlarını karşıladığını vurgulayarak, “Manisa’da şu an için bir gübre krizi yok. Çiftçimiz gerekli tedarikini yaptı. Stoklar da yeterli seviyede. TARİŞ, Tarım Kredi Kooperatifleri ve özel firmalar üzerinden tedarik sağlanıyor” dedi.

“GÜBRE FİYATLARINDAKİ ARTIŞ ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR”
Okur, gübre fiyatlarındaki artışın çiftçiyi zorladığını belirterek, maliyetlerin üreticinin belini büktüğünü söyledi.
Okur, son yıllarda gübre fiyatlarında yaşanan yükselişin sürdüğünü ifade ederek, çiftçinin giderek kimyasal gübreden uzaklaştığını dile getirdi. Devletin bu konuda devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Okur, fiyatların süspanse edilmesine yönelik adım atılmasını beklediklerini kaydetti.
Olası risklere de dikkat çeken Okur, gübre hammaddesinin büyük oranda dışa bağımlı olduğuna işaret ederek, “En kötü senaryoda hayvansal gübreye dönmek zorunda kalabiliriz. Bir yıl gübre atamadığımız dönemler olabilir ama inşallah böyle bir şey yaşamayız” ifadelerini kullandı.

Bu tür bir durumun üretimi olumsuz etkileyeceğini belirten Okur, şu an için böyle bir riskin gündemde olmadığını da vurguladı.
“ORGANİK GÜBREYE GEÇİŞ ÖNEMLİ”
Kimyasal gübre kullanımına alternatif olarak organik gübrelerin önemine dikkat çeken Okur, “Ben çevreyi ve doğayı seven bir kişi olarak kimyasal gübreye karşıyım. Hayvansal gübre ve organik atıklardan elde edilen gübrelerin kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Bu hem toprağımız hem de doğamız için daha faydalı olur” dedi.





