Manisa’da Ramazan ayının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan coğrafi işaretli taban simidi, sahur sofralarını süslemeye devam ediyor. Tok tutan ve susatmayan özelliğiyle bilinen taban simidi, yaklaşık 60 yıldır özellikle Ramazan gecelerinde tüketiliyor.

Manisa’ya özgü olan ve ismini yassı yapısından alan taban simidi, kentteki fırınlarda un, su, nohut mayası ve susam kullanılarak üretiliyor. Ürünü benzerlerinden ayıran en önemli özellik ise Manisa’da yetişen nohutlardan doğal yöntemlerle elde edilen maya ile hazırlanması. İçeriğinde tuz bulunmayan simidin, rahatsızlık ve şişkinlik yapmadığı belirtiliyor.

Taban simidi için 2010 yılında coğrafi işaret başvurusu yapılırken, 8 yıllık sürecin ardından 2018’de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Başvuruyu yapan Manisa Simit Dünyası sahibi İsmail Gültekin, 1967 yılından bu yana taban simidi ürettiklerini söyledi.

"Tok Tutuyor, Susatmıyor"

Manisa Simit Dünyası sahibi İsmail Gültekin, “Ramazan'da daha çok bizim bu simit bunda tuz diye bir şey yok. Nohut mayamız çok kıymetli bir mayadır. Kesinlikle rahatsızlık vermez ve hatta şişkinlik yapmaz. 1967 yılında bunu başlattım. Gece Ramazan'da tamamen Manisa'ya taban simidi özgü sahur gecesi yemek kültürü oldu bizde. 67 yılından beri devam ediyor. Zaten gece biz çocuklara simit verirdik. Sokak sokak satarlardı. Şimdi o çocuklara gece çocuğun sokağa çıkarmıyor. 60 yıldır Taban simidi üretiyoruz. O gün bugün devam ediyoruz. Bu beğeni de çok güzel kazandı. İnsanlar bunu tüketmeye başladı. Tok tutuyor, susatmıyor” dedi.


Gültekin ayrıca geçmişte özellikle Yuntdağı’ndan gelen kır nohudunun tercih edildiğini, yerli nohut ve yerli susamın lezzet açısından daha kıymetli olduğunu dile getirdi. Gültekin, “Bizim eskiden Yuntdağı’ndan nohut gelirdi. Kır yeri nohudu bizim için daha iyidir, daha kıymetli, daha kuvvetlidir. Şimdi her türlü nohuttan maya yapılıyor. Ama bizim için o daha kıymetli. Mesela bizim susam. Bizde çok az dikiliyor artık ya. Yurt dışından sumam ve nohut geliyor. Ama bizim yerli susam kadar, yerli nohut kadar kıymeti yok. Maya tutarken bir kere su 100 derece üstüne kaynamış olacak. Şişeyi alıyoruz onu. Yüzde 25 tabanında nohut atıyoruz. İki tutam üstüne tuz atıyoruz. Onu bir kenara bırakıyoruz. 35-36 derecede durması gerekiyor. 7 saat sonra meydana geliyor. 7 saat sonra çalışmaya başlıyor. Ancak olgunlaşıyor. Olgunlaştığı bu sefer hamura alıyoruz. Hamuru aldıktan sonra bir tane daha hamur oluyor, ikişer saat arayla oluyor. Böyle devam ediyor” dedi. Talebe bağlı olmakla birlikte ortalama her fırından 1500 tane taban simidi üretiliyor. 4 tane şubemiz bulunuyor” dedi.

Muhabir: ÖZKAN ÇELİK